Şuanda 82 konuk çevrimiçi
Tencere tava, hep aynı hava! PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 21 Nisan 2019 12:04


AKP ve RTE’nin yerel seçimlerde oy oranı olarak birinci olmalarına karşın İstanbul ve Ankara belediye başkanlıklarını kaybetmeleri, İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi konusunda ısrarlarını hiç de tutarlı olmayan gerekçelerle sürdürmeleri politika üretemediklerini ortaya koyuyor.

Tencere tava, hep aynı hava!

Başka bir deyişle sürekli aynı yöntemleri kullanıyorlar, başkasını bulamıyorlar ya da üretme kapasiteleri bu kadar…

Bunların basit yöntemler olduğu, küçük bir dikkat ve buna uygun örgütlenmeyle aşılabilecekleri görüldü. İnsanlar sürekli olarak kullanılan yöntemi öğrenirler ve karşı önlemler geliştirirler.

Yaşamakta olduğumuz da budur.

Yukardan emirlerle Yüksek Seçim Kurulu (YSK) baskı altına mı alınıyor; sen de anında ve sürekli açıklamalar yaparak aynısını yaparsın.

YSK üyeleri sonuçta devlet memurudur ve havanın dönmekte olduğunu hissettikleri an eskisi kadar pervasız davranamazlar.

İmamoğlu’nun büyük seyirci toplayan maçlara gitmesi bu baskının başka bir çeşididir.

On binlerce kişi “mazbata” diye bağırıyor ve bu ses herhalde bazı kulaklara gidiyordur.

Burada biraz konu dışına çıkıp “mazbata” kelimesinin nerelere kadar gittiğini anlatayım.

Almanlar da Türkler gibi “futbol ulusu” denilen tanıma girer. Çok sayıda kişi –sadece gençler değil- futbolla yatıp kalkar. Takımlarının uzaktaki maçlarına kadar giderler hatta rakip takım taraftarlarıyla kavga da ederler.

Sadece Alman takımlarının maçlarını değil İngiltere ve Fransa liglerindeki maçları da spor kanallarından izlerler. Fenerbahçe-Galatasaray maçının özetini de izlemişler ve soruyorlar: “Was ist mazbata?” (Mazbata nedir?)

Çok sayıda televizyon kanalı İmamoğlu’nun mazbatasını almasını haber olarak verdi.

Normalde İstanbul’da kimin belediye başkanı seçildiği Almanya’da ya da Fransa’da haber değeri taşımaz. Şimdiye kadar böyleydi ama artık değildir.

Bu da bir baskı çeşididir.

MHP Başkanı mı demişti, “Halkımız dışarıdan gelen mesajlardan rahatsız oluyor” diye?

Hadi canım sen de! deyip aldırmayacaksın…

Maltepe’de yapılması planlanan miting de bu açıdan önemlidir.

Kitlenin desteğini göstereceksin ve baskıyı sürdüreceksin.

Hafızanızı biraz zorlarsanız bunların AKP’nin yöntemleri olduğunu hatırlarsınız.

Kitle desteğini gösterip karşıdakini psikolojik baskı altında tutmak…

AKP’nin psikolojisi iyi değil…

Böyle olduğu RTE’nin pek ortaya çıkmamasından da belli oluyor.

Durum iyi değil, bu nedenle sürekli ortada görünüp yıpranmamak gerek…

Tencere tava, hep aynı hava ve başka bir numara…

Bu yılın Ramazan Bayramı Haziran ayı başında ve daha şimdiden 9 gün tatil ilan edildi.

Eğer İstanbul’daki belediye seçimi yenilenirse seçim 2 Haziran’da yapılacak…

Hedef  “İstanbul’da bizim insanlar kalsın, ötekiler tatile gitsin”dir.

Turizm bürolarını arayıp, rezervasyonların hangi durumda olduğuna bakıp, buna göre YSK’ya “şöyle yap” diye emir verebilirler…

CHP de öbür taraftan bastırıyor…

Hep aynı yöntemi kullanırsanız, karşınızdakiler bunu –bazen geç de olsa- öğrenir; hem gerekli önlemleri alır ve hem de aynısını size karşı kullanmaya başlar.

AKP’lileri bu kadar şaşırtan da budur.

Başka yolları hiç düşünmemişler ve “hep aynı hava” ile bugüne kadar gelmişler…

Belirli yöntemleri kullanmak ya da karşı tarafınkilere karşı önlem almak önceden önemli örgütlenmeyi gerektirir. Bütün seçim sandıklarından tutanakları toplamayı seçim gecesi düşünürseniz, çok geçtir. Kim, nerede, ne yapacak; önceden belirlenmesi gerekir.

Ek olarak polemiğe girmeyeceksiniz, tehditlere aldırmayacaksınız, önünüze dikkatinizi dağıtmak için atılan yemlere bakmayacaksınız ve sürekli hedefe doğru ilerleyeceksiniz…

Sayısı bilinmeyecek kadar fazla danışmanları var. Kimisi şu veya bu üniversiteyi bitirmiş ama hepsini saran köylü kurnazlığı anlayışı genel tutumlarını belirliyor.

Baksanıza, başka yöntem bulamıyorlar, şaşırıp kaldılar…

Güzel bir ortam doğdu ama sosyalistlerde bunu kullanabilecek güç bulunmuyor…