Şuanda 204 konuk çevrimiçi
BugünBugün3103
DünDün4941
Bu haftaBu hafta15628
Bu ayBu ay74189
ToplamToplam5255923
49 yıl sonra Kanlı Pazar PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cuma, 16 Şubat 2018 01:26


16 Şubat 1969’da İstanbul’da ABD’nin 6. Filosu’nun ziyaretini protesto eden ağırlığını genç öğrencilerin oluşturduğu kitleye Taksim Meydanı’nda İslamcılar saldıracak ve iki kişi öldürülecekti. Kanlı Pazar olarak da anılan bu saldırı Türkiye 68’inin önemli olaylarından biridir.

MHP yeni kurulmuş, militanlara askeri eğitim verilen “komando kampları” yeni açılmıştı. Devrimcilere saldıranlar özellikle İslamcılardı ve örgütleri de MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) idi.

Kanlı Pazar saldırısı öncesinde de –çok sonra ortaya çıkacağı gibi- MTTB’de saldırıyla ilgili toplantı yapılmış, zamanın gerici yazarları da –özellikle Mehmet Şevki Eygi- saldırının işaretini vermişti.

Saldırıda ön planda rol oynayan bir başka örgüt de Komünizmle Mücadele Dernekleri idi. Bir ara Fettullah Gülen’in de başkanlığını yapacağı bu örgüt, komünist gördüğü herkese ve her harekete karşı ABD çıkarlarını savunmayı üstlenmişti.

Müslüman Türkiye bu kesimlerin alameti farikası olan slogandı.

Kanlı Pazar saldırısı polisin işbirliğiyle gerçekleştirilmişti. Polis alana çıkan öndeki grupla kalan kesimin arasına girerek bunları bölmüş ve öndeki az kişiyi saldırganlarla karşı karşıya bırakmıştı. Olay sırasında çekilen bir film daha sonra ODTÜ’de gösterilecekti, ben de izlemiştim.

Cumhuriyet Gazetesi ertesi gün birinci sayfada bir fotoğraf yayınladı: bir saldırgan yere düşmüş –ve daha sonra ölecek olan- bir kişiyi bıçaklıyor, hemen yanındaki polis ise görmemek için başını çeviriyor. Bazen bir fotoğraf her şeyi anlatır denir ya, öyle bir fotoğraftı. Muhabir o anı iyi yakalamış ve hemen fotoğraflamıştı.

Aralarında Abdullah Gül’ün de bulunduğu AKP’nin önde gelen isimlerinin o dönemde MTTB üyesi olduklarını biliyor muydunuz? Onlar da aynı dönemin islamcı üniversiteli gençleridir.

1971’den başlayarak saldırgan bir güç olarak MHP öne çıkmaya başlayacak, kendisini Akıncılar olarak isimlendiren islamcı kesim daha geri planda kalacaktı.

68’den gelen devrimciler büyük oranda dağıldı, önemli bir bölümü düzenle bütünleşti ya da eski iddialarından vazgeçti. Buna karşılık islamcı kesimin daha fazla süreklilik göstermesi söz konusudur. Onlarda da dağılma mutlaka olmuştur ama süreklilik de görülebilecek kadar açıktır.

Türkiye bugünkü durumuna 3-5 yılda gelmedi. Arkada 49-50 yıllık bir geçmiş bulunuyor.