Şuanda 312 konuk çevrimiçi
BugünBugün545
DünDün2995
Bu haftaBu hafta10191
Bu ayBu ay58497
ToplamToplam5571361
Mülteciler PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 20 Haziran 2018 18:52


 

 

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü ama birkaç gün sonraki seçimle ilgilenmekten neredeyse unutuyordum. Gerçi unutsam da ne olacaktı, ilgilenen ne kadar ki?

Bugünkü Frankfurter Rundschau gazetesinde yer alan rakamlara göre 2017 yılında 19,9 Milyon kişi mülteci olarak başka bir ülkede yaşıyormuş. Bu rakama 5,4 Milyon Filistinli dahil değildir. Ek olarak rakam Birleşmiş Milletler Mülteciler Komisyonu’nun kayıt altına aldıkları için geçerlidir, gerçek sayı daha fazladır.

Mültecilerin yaklaşık yüzde 70’i beş ülkeden geliyor.

Suriye 6,3 Milyon, Afganistan 2,6 Milyon, Güney sudan 2,4 Milyon, Mirammar 1,2 Milyon ve Somali 1 Milyon…

En fazla mülteci alan ülkeler ise şöyle:

Türkiye 3,5 Milyon, Pakistan 1,4 milyon, Uganda 1,4 Milyon, Lübnan-İran-Almanya ise her biri birer milyon…

Bu rakamların iki yönden düzeltilmesi gerekir.

Birincisi, Türkiye’deki mülteci sayısı 4 Milyonun üzerindedir. Mültecilerin geldiği başlıca ülkeler Suriye, Irak ve Afganistan’dır.

İkincisi ise ülkelerin nüfus oranlarına göre ne kadar mülteci aldıkları önemlidir. 80 Milyonluk Almanya’nın küçük bir ülke olan Lübnan ile eşit sayıda mülteci alması birbiriyle karşılaştırılamaz.

Yapılan hesaba göre 2017 yılında toplam mültecilerin yüzde 17’si Türkiye’de imiş…

Bu oran biraz daha yüksek olabilir…

Vahim bir durum karşısındayız…

Türkiye dünyada en fazla mülteci alan ülke durumundadır. Nüfus oranından değil sadece sayıdan söz ediyorum. Seçim kampanyasında mülteciler hakkında söz eden kimseyi duymadım.

Sadece mültecilerden söz ediyorum, yabancı işçileri de katarsanız rakam daha fazladır.

CHP şimdiye kadarki tutumuyla Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesini istiyordu.

AKP “kapımız açık” diyordu ama Suriye ve Irak sınırına duvar ördü.

Sosyalistlerin ise konuyla herhangi bir ilgisi bulunmuyor.

Mültecilerle ilgili sorunlar mülteci derneklerine ve bazı yardım kuruluşlarına bırakılmış durumdadır.

Mülteciler Göçmenler kitabında Türkiye’nin mültecilere yaptığı masrafın çok daha fazlasını onlardan nasıl kazandığını açıklamıştım. Suriye’den Türkiye’ye sadece mülteci gelmedi, müthiş para girdisi gerçekleşti. Varlıklı Suriyelilerin bazıları küçük fabrikalarını söküp buraya taşıdılar.

Suriyelilerin büyük bölümü geri dönmeyecek, zaten dönecek yer de kalmadı. Terk ettiklerinde var olan yerleşim yerleri şimdi yıkılmış durumdadır.

Çok sayıda Suriyeli bebek Türkiye’de doğdu. Suriyeliler işyerleri açtılar ve genellikle kendi içlerine kapanmış olarak yaşıyorlar.

Bu insanların küçük bölümü vatandaş oldu ama bu sayı giderek artacaktır.

Türkiye yüksek oranda göç verdiği gibi aynı oranda da göç alıyor ama yıllardan beri süren bu durum genellikle konu olmuyor.

Çok sayıda öğretim üyesi ülkeyi terk etti, imkanları olsa bunları başkaları da izleyecektir.

Almanya’da ise mülteci politikası hakkında tartışmalar şiddetlenerek sürüyor.

Sağcıların bu konudaki görüşlerini anlamak zor değil ama komünistlerinkini anlamak zor…

Sol Parti içinde Komünist Platform’un sözcüsü olan Wagenknect mülteciler konusunda Almanya İçin Alternatif adlı epeyce sağcı partiye yakın söylemiyle dikkat çekiyordu. O kadar ki, Sol Parti yönetimi ifade edilen görüşlerin partiyi bağlamadığını açıklamak zorunda kaldı.

Kısa süre önce yapılan parti kurultayında ise büyük çoğunluk Wagenknect’in mülteciler konusundaki görüşlerini reddetti.

Komünistlerin ırkçılık ve sömürgecilik konusunda sağcılığa yakın görüşleri yeni bir şey değildir.

Macaristan’a bakın… “Bu ülkede Müslüman mülteci istemiyorum” diyen Başbakan Orban, eski Macaristan Komünist Partisi gençlik örgütünün önde gelen militanlarındandır.

Benzer durumu Slovakya ve Çekya’da da görebilirsiniz.

Cezayir ulusal kurtuluş savaşının sonlarına doğru, 1958 veya 1959 yılında Fransa bu ülkeye yeni bir (sömürge) valisi atar ve Fransız Komünist Partisi de bu kararı onaylar. Gerekçe: halk böyle istemektedir.

Aynı gerekçeyle 1914 yılında Almanya SPD’si de (o yıllarda komünistler sosyal demokrat adını taşırdı) savaş kredilerini onaylayacaktı.

Bizde de sosyalistler arasından mülteci düşmanları çıkarsa şaşırmamak gerekir.

Şimdilik konuyla ilgilenmiyorlar…

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Haziran 2018 18:53