Şuanda 37 konuk çevrimiçi
BugünBugün1350
DünDün1225
Bu haftaBu hafta4708
Bu ayBu ay16739
ToplamToplam8529187
28 yıldır sönmeyen yangın: Madımak PDF Yazdır e-Posta
İrfan Dayıoğlu tarafından yazıldı   
Cuma, 02 Temmuz 2021 07:04


« Bilmez misin ki türküler yanmaz

Günü gelir sanma hesap sorulmaz

Dayanır kapına pir sultan ölmez

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz

Güllerim yandı yüreğim dayanmaz »  (Edip AKBAYRAM)

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık sayfalarından 33 aydın ve sanatçının öldüğü Madımak katliamının üzerinden çeyrek asırı aşkın bir zaman geçti. 28 yıldır bu ceberrut devlet suçluları adaletten kaçırmaya devam ediyor.

Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te gerçekleştirilen Madımak Katliamı'nın üzerinden 28 yıl geçti. Ancak katliamın arkasındaki sis perdesi hala kaldırılamadı. Katilleri savunanlar bu ülkede milletvekili oldu, bakan oldu. Katillerin büyük çoğunluğu yurt dışına kaçırıldı. Katliamdan sağ kurtulan isimler ve hukukçular, 28 yıldır katliamı gerçekleştirenlerin ve katliamda sorumluluğu bulunan devlet görevlilerinin adalet önüne çıkarılması için mücadele ediyor. Geçen 28 yıllık zamanda ise Madımak Oteli’nde yaşananlar, vicdanları kanatmaya devam ediyor.

2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal Şenlikleri'ne katılmak için Ankara'dan Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan 33'ü, kaldıkları Madımak Oteli’nin yakılması sonucu yaşamını yitirmişti. Olayda iki otel görevlisi ve iki saldırgan da hayatını kaybetmişti. Sivas katliamında yaşamını yitirenler arasında Alevi toplumuna mensup ve Türkiye'de özellikle sol cenahta tanınan Metin Altıok, Nesimi Çimen, Hasret Gültekin ve Muhlis Akarsu gibi yazar, şair, ozan ve sanatçılar bulunuyordu.

Geçen 28 yılda kayıplarımızın ardından acımızdan, öfkemizden hiçbir şey azalmadı. Geçen 28 yılda defalarca hükümetler değişmiş, cumhurbaşkanları değişmiş olsa da devletin Madımak Katliamı’na bakışı hiç değişmemiştir.

Otel önünde toplanan binlerce insan içinde rastgele seçilen 120 kadar kişi alelacele sanık sandalyesine oturtuldu, ancak bugüne kadar geride kalanların adalet duygusunu iyileştirecek bir yargılama yapılmadı.  Biz toplum olarak, Madımak ile ne yüzleşebildik ne de hesaplaşabildik. Bu gidişle de değişen bir şey olmayacak. Bizim için Madımak hala yanmaya devam ediyor.

Peki, katliamdan 18 gün sonra başlatılan Madımak davası, geçen 28 yılda nasıl bir seyir izledi?

Katliamdan bir gün sonra, 3 Temmuz günü 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190’a çıktı ve bunlardan 124’ü tutuklandı. Dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne gönderildi. Yaklaşık 1 yıl süren dava sonucunda 37 sanık beraat ederken, geri kalan sanıklara ise 2 ila 15 yıl arasında hapis cezaları verildi. Ancak Yargıtay 9. Dairesi cezaları az bularak mahkeme kararını bozdu. Tekrar yapılan yargılama sonucunda 2000 yılında 33 sanığa idam cezası verildi. 2002’de idam cezasının kaldırılması ile bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.

Davanın 1 numaralı sanığı olarak belirlenen Refah Partisi’nin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak hiçbir zaman yakalanamadı. 2011 yılında ölen Erçakmak’ın katliamdan sonra uzun yıllar Sivas’ta yaşadığı, evlendiği ve askere gittiği ortaya çıktı. Sanıkların avukatlığını yapan Hayati Yazıcı, Kemal Kurt, Mehmet Bulut, Bülent Tüfekçi, Zeyid Aslan, Ali Aşlık, Halil Ürün ve Hüsnü Turan, 2002 yılında iktidara gelen AKP'den milletvekili seçildi. Hayati Yazıcı, halen AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.

Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri dolayısıyla Sivas’a gelen isimlerden biri olan yazar Aziz Nesin’in etkinlikler kapsamında yaptığı bir konuşma, kentteki muhafazakarların tepkisine neden olmuştu. Salman Rüştü’nin tüm dünyada yankı bulan “Şeytan Ayetleri” kitabını Türkçe’ye çevirdiği için İslamcı ve sağ kesimlerde öfke toplayan Nesin’in kentteki varlığına, kentin yerel basın kuruluşlarından Bizim Sivas gazetesinde “Müslüman Mahallesi’nde salyangoz satıyorlar!” başlığıyla karşı çıkılmıştı.

2 Temmuz günü, Cuma namazının ardından öfkeli kalabalık, etkinliklerin yapıldığı kültür merkezine doğru yürüyüşe geçti. "Sivas laiklere mezar olacak" sloganları ile yürüyen kitle, Madımak Oteli’nin önüne geldiğinde Emniyet raporlarına göre sayıları 15 bini buluyordu. Otel önündeki otomobiller ateşe verilirken, otelin camları da atılan taşlarla kırıldı. Yaklaşık 12 saat süren saldırıya polis ve jandarma güçleri müdahale etmezken, itfaiyenin de otele ulaşmasına izin verilmedi.

12 saat sonra saldırgan kalabalığı dağıtmak üzere güvenlik güçleri müdahalede bulundu. Tablo korkunçtu: Otelde bulunan 33 kişi ile birlikte 2 otel görevlisi ve iki saldırganın ölü bedenlerine ulaşıldı. Otelde kalan 51 kişi ise kendi olanaklarıyla otelden kurtulmuştu. Sivas’taki katliamla ilgili ilk dava, olaydan 18 gün sonra açılırken, katliam Türkiye kamuoyunda uzun yıllar tartışmalara neden oldu.

Bugün katliamda kurtulanlar ile katledilenlerin akrabaları hala çeşitli davalar açarak, insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmaz diyerek bu katliamın hesabını sormaya çalışıyorlar. Yurt içi-yurt dışı tüm Alevi kurumları katliamın hesabı sorulmadan davaların kapatılmasını engellemeye ve kaybettiğimiz 33 Aydın ve sanatçımızın katline ferman verenlerin tek tek tesbit edilip adalet önüne  çıkarılması için mücadele etmeye devam ediyorlar.

Her 2 Temmuz’da unutMADIMAKlımda diyen tüm Aleviler, devrimciler, demokratlar,  bir  kez daha Madımak otelilin önünde toplanarak adalet arayışlarını sürdüreceklerdir.

Sivas’ta kaybettiklerimizi anmak onların hayallerini gerçekleştirmekle olanaklıdır. Artık ağıt yakan bir toplum olmaktan çıkıp, zalimlerden, insanlık düşmanlarından, hesap sormaya başlamamızın zamanı gelmiş ve geçmektedir. Onları anmak savundukları eşitlikçi,  özgür ve demokratik toplum hayallerini gerçekleştirmekle olanaklıdır..