Şuanda 8 konuk çevrimiçi
BugünBugün296
DünDün817
Bu haftaBu hafta3232
Bu ayBu ay23966
ToplamToplam2049353
Mihrac Ural ajan miydi? PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Salı, 03 Şubat 2009 07:39


Mihrac Ural 12 Eylul oncesinde Muhaberat tarafindan icimize sokulmus bir ajan miydi?

Bu değerlendirmeyi ilk duyduğumda üzerinde durmadım. Sonra orada gördüklerimi hatırladım. Bunlar üzerinde birlikte düşünelim derim.

Mihrac Ural'ın 12 Eylül sonrasında Muhaberat ile birlikte çalıştığı fazlasıyla ortaya çıkarıldı. O dönemde Suriye'de bulunan herkes bunu değişik şekillerde görmüştü. Dahası, Muhaberat ile birlikte Kırıkhan ve Paris'te Müslüman Kardeşlere karşı ortak operasyon yapmaya bile kalkmışlardı. (Bkz. Cabir'in "İ. Yalçın'ın çağrısına cevabımdır" başlıklı yazısı)

Bu işin 12 Eylül öncesi de var mıdır?

Suriye'ye kaçakçılar vasıtasıyla sınırdan yürüyerek geçtikten sonra bir gece bir köyde kaldık. Bizi karşılamaya gelmişlerdi, gelenler arasında Mihrac da vardı. Sonra Lazkiye'ye gittik. Lazkiye'de noel tatiliydi, demek ki 1980 yılının Aralık ayının son günleriydi. Oradan Bassit Köyü'ne gittik.

Bassit'te gördüğüm manzara şöyleydi:

Bassit, Suriye'nin yaz aylarındaki sayfiye köyüydü. Sahilde yazın gelenlerin kaldığı iki katlı zamanına göre lüks denilebilecek evler vardı. Bunlardan birisinde ülkeden gelen birkaç yoldaş kalıyordu. Biz ise, birkaç kişi, bir tepeye çıkarken yapılmış kiralık bir evde kalacaktık.

Evde teksik makinesi vardı, silah vardı. Bunların hepsini bize Cemil Esad sağlamıştı ve başka olanaklar sağlanacağı da söylenmişti.

Mihrac Ural hapisten çıkar çıkmaz ve 12 Eylül öncesinde Suriye'ye gitmişti. Yani buraya geleli en fazla 4 ay olmuştu.

Şimdi düşünüyorum da, önceden bilinen ilişkiler olmadan dört ayda bu kadar şeyin sağlanması mümkün değildi. Öyle ya, önceden ilişki kanalları olmadan Cemil Esad'ı nasıl bulabiliyorsunuz? Buldunuz diyelim, Cemil Esad önceden hiç tanımadığı, bilmediği insanlara neden güvensin?

Dahası, o dönemde Türkiye sorumlusu olan Tacettin Sarı, Mihrac ile birlikte ya da ondan kısa süre önce Suriye'ye gitmişti. Tacettin Sarı daha sonra bizimle ilişkisini kesecek -sonradan bunun geçici olduğu anlaşılacaktı- ve Muhaberat içinde üstelik de resmi olarak çalıştığını duyacaktık.

Suriye bir polis devletidir. Önceden tanımadıkları, bilmedikleri bir kişi nasıl olur da kısa sürede Muhaberat'a girer?

Mihrac Ural ben orada iken Suriye vatandaşı oldu. Ülkeye gelmesiyle vatandaş olması arasında 6 ay ancak vardır.

Vatandaş şöyle olunuyordu: kendinize bir baba buluyorsunuz. Bu adam sizi eskiden olan ama sonra izini kaybettiği çocuğu olarak tanıtıyor. Nüfus memuru da Cemil Esad'dan emir alınca sizi vatandaş olarak nüfus kütüğüne işliyordu.

Bütün bunların gerçekleşme hızı, bende, Mihrac Ural'ın 12 Eylül öncesinden beri bir şekilde Muhaberat ile ilişkisi olduğu düşüncesine yol açtı. Başka türlüsü mümkün görünmüyor. Bu kadar hızlı gelişme, önceden varolan kanallar olmadan mümkün değildir.

O dönemi daha yakından bilen arkadaşlar konu üzerinde düşünürlerse iyi olur.

Son Güncelleme: Salı, 03 Şubat 2009 08:07