Şuanda 31 konuk çevrimiçi
Nebil Rahumaya sahip cikmak... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Salı, 17 Şubat 2009 13:12


Engin Erkiner: Nebile sahip cikabileceklerin basinda ben gelirim.

Bazı gerçekler açık ama tekrarlayayım:

Nebil özellikle askeri yetenekleriyle bilinen bir yoldaşımızdı.

Peki ama bu yeteneklerini nasıl geliştirebilmişti?

Eylemlere girerek ve bu eylemlerde deneyim kazanarak...

Nebil önemli askeri eylemlere kimlerle girmişti?

Nebil banka soygunlarına, Taksim’deki Intercontinental eylemi gibi büyük bir eyleme yalnız girmemişti.

Bir soygun ile Intercontinental eyleminde birlikteydik. Bunun dışında girdiği öteki eylemlerin de planlamasını yapmıştım.

Sonuç olarak, Nebil’in askeri yeteneklerinin gelişmesinde büyük pay sahibiyim.

Ya da başka bir deyişle, Nebil’e sahip çıkılacaksa, bu öncelikle bana düşer.

“Nebil’in çocukluk arkadaşıydım” ya da “hemşehrimdir” gibi belirlemeler devrimciliğe değil, feodalizme özgüdür ve devrimcileri ilgilendirmez.

Nebil için konuşulacaksa en başta ben konuşurum.

Hal böyle iken, Nebil’i arayan arkadaşlara yardım etmekten başka bir düşüncem bulunmuyor.

Nebil’in yerinin bulunmasına yardımcı olalım ve onun son yerine taşınmasına destek verelim...

Nebil’i politik ticaret amacıyla kullanmayalım...

Bunu yapmaya kalkan yok değil, var!

Devrimci mücadelede bitmiş, ipliği fazlasıyla pazara çıkmış bir insanı Nebil bile kurtaramaz...

Kaldı ki, yukarda belirttiği gibi, Nebil’in devrimci mücadeledeki en önemli özelliğinin, askeri eylemlerdeki becerisinin gelişmesi konusunda konuşmak öncelikle bana düşer.

Ben bile konuşmadıktan, Nebil’i kullanmaya kalkmadıktan sonra, bunu yapmak başkasına düşmez.

O kimmiş ve Nebil’in devrimci hareketteki becerilerinin gelişmesinde hangi rolü varmış?

Kayda değer hiç bir rolü yoktur.

Şunu da unutmayalım:

Nebil Rahuma 30 Eylül 1980’de öldürüldü. 12 Eylül 1980 sonrasında sol içindeki cinayetlerin ilki 23 Eylül’de öldürülen Ali Çakmaklı, ikincisi Nebil Rahuma’dır.

Nebil öldürüldüğünde Acilciler ile HDÖ arasındaki ayrışma çoktan bitmişti ve Nebil HDÖ tarafında kalmıştı.

Nebil ortak bir değerimizdir.

Sonuçta ayrı örgütlerde yer almış olsak bile, birlikte eylemlere girdiğim, ölüm tehlikesi atlattığım bir yoldaştır.

O, sadece benim değil, hepimizin, bütün devrimcilerin ortak değeridir. Öyle olması gerekir.

Herkesi bu ortak değerimize sahip çıkmaya, Nebil’i bulmaya çalışan ve bu doğrultuda somut adımlar da atabilen  arkadaşlarımızı desteklemeye çağırıyorum.

Onların işini zora sokmayalım, kolaylaştıralım...

Son Güncelleme: Salı, 17 Şubat 2009 13:29