Şuanda 97 konuk çevrimiçi
sert tavir PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 15 Mart 2009 17:49


Mihrac Uralin telasi devam ediyor...

Erkan'ın yazdığı Nebil'in yakalanmaları yazısından sonra Mihrac iyice kötü duruma düştü.

Önce yalana başvurdu. Olmadı!

Nebil, Konya Cezaevi'nde Mihrac'ı ziyaret etmiş!

Tarih yanlışlığı bir yana, cezaevi de uydurma... Ben o cezaevindeydim, Nebil'in ziyareti de söz konusu olmadı.

Mihrac, içine düştüğü büyük çaresizlikten kurtulmak için Nebil'i kullanmaya çalışıyor.

Oysa ki, durum açık: Nebil, Mihrac'a hiç ama hiç güvenmiyor.

Dahası, kendisini onun yakalattığına inanıyor.

Mihrac'ın Nebil'i yakalatması üzerinde ayrıca duracağım. Burada başka bir konuyu ele alayım:

Erkan ile Nebil'in Emine adlı kadınla ilişkisi konusunda anlaşamadık. Farklı görüşlerdeyiz.

Bu konuda yazıştık, değişik ihtimaller üzerinde durduk. Sonuçta ikimiz de görüşümüzü muhafaza ettik.

Bir konu üzerinde tartışmak ve farklı fikirlere sahip olmak başkadır, taraflardan birisinin ötekine sert tavır alması başkadır.

Erkan'ın bana yönelik herhangi bir sert tavrı söz konusu olmadı. Zaten olsaydı konuşmayı keserdim.

İletiler bende duruyor. Ben Mihrac değilim, bu nedenle onları kullanmaya kalkacak da değilim.

Sadece bu kadarını belirtiyorum.

Keşke Erkan'ın yazdıklarını 1978-79'da bilebilseydik de, Mihrac denilen herifin cezasını verseydik...

Keşke...

 

 

Son Güncelleme: Pazar, 15 Mart 2009 18:03