Şuanda 117 konuk çevrimiçi
BugünBugün2488
DünDün4206
Bu haftaBu hafta20456
Bu ayBu ay78561
ToplamToplam5041867
2018'e ek ve bir duyuru PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cumartesi, 30 Aralık 2017 22:14


İşe bakın, 2018’de üzerinde duracağım konuları aktarırken elimdeki kitabı unutmuşum.

Önceden de sözünü etmiştim, “1956’da ne oldu?“ sorusu SSCB tarihinin değerlendirilmesinde önemlidir. Sosyal emperyalizm tezi ülkemizde ilk kez Doğu Perinçek grubunun Beyaz Aydınlık dergisi tarafından savunulmuştur ama bu tezin mucidi Çin Komünist Partisi’dir.

Stalin’i göklere çıkaran bu anlayışa göre, Stalin’in 1953’te ölmesinden üç yıl sonra yapılan SBKP’nin 20. Kongresi’nde (1956) revizyonizm iktidara gelmiştir. Sadece bu iki tarih arasındaki kısa zaman farkı bile “SSCB’de revizyonizm ya da karşı devrim iktidara geldi“ tezinin çürüklüğünü gösterir.

1956 öncesi ve sonrası arasında önemli farklılıklar bulunuyor. SSCB’de tarih önceki gibi sürmüş diye bunları atlayamayız. Ne olmuştu, sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Bu konuda belirleyici kişinin 18 yıl SBKP Genel Sekreterliği yapan Brejnev olduğu düşüncesindeyim. Kruşçev dönemindeki değişiklikler Brejnev döneminde yerleştiği gibi, SSCB tarihi açısından da bu 18 yıllık dönem önemlidir.

Brejnev’in hayatıyla ilgili yapılmış ilk bilimsel çalışmayı okudukça (900 sayfa) önceki düşüncem pekişiyor: Devrim öncesindeki RSDİP’nin Bolşevik kanadının kadrosu (daha sonra SBKP oldu) bambaşka bir sosyalizm düşüncesiyle yetişmiş ve mücadele etmişti. Onlara göre Çarlık Rusyası temelinde sosyalizm olamazdı. Stalin döneminde bu kadro büyük oranda tasfiye edildi. Fiziki olarak tasfiye edilmeleri gerekir miydi ayrı sorudur ama bu kadro birlikte yürüyemezdi. Eski kadronun yerini devrim sonrasında yetişen yenileri aldı ve bunlardan en tanınmışı Brejnev’dir.

Spiegel dergisinin son sayısında kitabın yazarı Susanne Schattenberg ile uzun bir söyleşi yer alıyor. Kadın, Stalin’den sonra da partide tasfiyeler yaşandığını ama kimsenin ortadan kaybolmadığını belirtiyor. Kruşçev, Politik Büro tarafından görevden alınıyor ama fiziki tasfiyeye uğramıyor. Soruna geleceğe artık güvenle bakmaya başlayan sosyalist bir ülkenin, emperyalizme karşı ayrı bir sistemin temsilcisi olan parti kadrolarının güvenlik ve istikrar isteği temelinde yaklaşmak da mümkündür.

Bu konuyu da önümüzdeki yıl bitirmeyi planlıyorum.

Sitede yer alan yazıların bu yazıyla birlikte 1789 tanesi bana ait… Site Ağustos 2008’de faaliyete geçmişti, demek ki dokuz yıl dört ayda bu kadar yazı yazmışım.

Bu yazılardan örgüt tarihi ile ilgili olanların dışındakileri seçtim (diğerleri başka yerlerde yayınlandı), eleme yaptım, önemli gördüklerim ayrı bir yerde toplandı.

https://enginerkineryazilar.wordpress.com

Ekim devriminin 100. yılı vesilesiyle yazdığım on yazı birleşmiş olarak bu blogda yer alıyor. Birbirinin devamı olan başka birkaç yazı da birleştirilmiş olarak bulunuyor.

Herhangi bir yazının üzerini tıkladığınızda blogun alt tarafında ilgili yazı çıkıyor.

Bu yılın Mayıs ayına kadar geldim, umarım gelecek yıl seçme işi tamamlanır.

Aşağıdaki blogda ise Almanca yazılarım yer alıyor. Bunları aynı zamanda www.yazinverlag.de de de okuyabilirsiniz. Almanca bilenler için tabii… Geçen gün baktım da maşallah yani okuma sayısı 800-2000 arasında değişiyor. Bunların büyük bölümü Almanlar olsa gerektir. Aralarında ne kadar Almanca bilen Türk ya da Kürt bulunuyor, bilemiyorum tabii…

http://enginerkiner-almancayazilar.blogspot.com

2018’e ek ve duyuru bundan ibarettir.