Şuanda 53 konuk çevrimiçi
BugünBugün3549
DünDün3853
Bu haftaBu hafta13784
Bu ayBu ay3549
ToplamToplam7762957
nebil rahuma neden ayrildi? PDF Yazdır e-Posta
Ibrahim Yalcin tarafından yazıldı   
Çarşamba, 30 Eylül 2009 17:16


 

NEBİL  RAHUMA,   THKP-C(ACİLCİLER) ÖRGÜTÜNDEN NEDEN AYRILDI ?

Mehmet Dİkay, Nebil yoldaş’ın yigeni. Haklı olarak soruyor. Nebil Rahuma ACİLCİLER örgütünden neden ayrıldı diyor. Bu sorunun cevabını daha önce yazdım.  Nebil, ACİLCİLER örgütünden ayrılmadı. Nebil, Mihrac Ural ile birlikte aynı örgüt içersinde bulunmak istemedi. Bu örgütte kopmasının asıl nedeni budur. Bunun dışında bir gerekçesi oldugunu bilenler varsa yazsınlar. Yazamazlar ... Yazamazlar çünkü yok…

Defalarca yazdım. Nebil Rahuma  1979 aralık ayının son günlerinde, Bulgaristan üzerinden uçakla istanbul’a geldi. Geldikten birkaç gün sonra beni buldu ve Şirinevler’deki evim’de görüştük. Uçak’ta, haberler’de Haydar Yılmaz’ın yakalandıgını duydugunu anlattı ve Haydar yoldaşı sagmalcılar cezaevin’den kaçıralım diye teklifte bulundu. Daha sonra defalarca konuştuk. Şirinevler’de Sırma teyze’nin evinde  Mihrac Ural’a vermem için bana bir kaset verdi.( Ben bu kaset’ı bana verildikten kısa bir süre sonra Mihrac’ın ziyaretine gittigim Adıyaman Kapalı ceza evi’de kendisine bizzat verdim) Nebil Rahuma’nın bana verdigi kaseti dinlemedim. Dinlemedim çünkü gerek yoktu. O kaset’te nelerden bahsettigini uzun uzun bana anlattı. Kaset ‘i bana verdik’ten sonra, ‘’ona söyle(Mihrac’ı kastederek) beni aramasını istemiyorum. Ben kendisiyle yola çıkmam vb. Şeyler söyledi. Aynı konuşma sırasında, israrla sormam üzerine güldü ve ‘’..yoldaş siz bu adamı tanımıyorsunuz. Bu adamla bir yere gidilmez. Onu en iyi tanıyan benim’’ dedi.

Nebil Rahuma’nın ACİLCİLER örgütü ile kesinlikle bir sorunu yoktu. Öyle olsaydı, Yurt dışından döner dönmez, Haydar YILMAZ’ın cezaevinden kaçırılmasını teklif eder miydi? Öyle olsaydı, Örgütümüze, sözü çokca geçen altınları verir miydi? Öyle olsaydı, Ellerinde istihbarat oldugunu, istersek bunu bize verecegini, kadro eksikligimiz varsa, kendisinin de bizimle birlikte eyleme girebilecegini teklif eder miydi? Elbette etmezdi. Nebil Rahuma yoldaş’ın örgütümüzle hiç bir sorunu yoktu. Bunu en iyi bilen benim. Nebil yoldaşla defalarca konuştuk,bizden ayrı olmasına ragmen herşeyimizi paylaştık tüm örgütsel sırlarımız  hakkında sohbet ettik. Sorunlarımızı konuştuk. Erkan Ulaşan yazdıktan sonra, Nebil’in bana defalarca,Mihrac Ural’I kastederek,’’..siz bu adamı tanımıyorsunuz, bununla yola gidilmez’’ derken ,neyi kastettigini o zaman daha iyi anladım.  Mıhrac Ural, örgütümüzün utancıdır. Bu adamın hiçbir sözü dogru degildir,yalan,yalan,YALANDIR. Nebil Nebil diye sahte göz yaşı döküyor. Nebil’e ne kadar benzediginden(!) bahsediyor. Mezarı bulundugu halde boş mezar başında agıtlar yakıyor. Bu sahtekarlıklar yapılırken, nebil dostları sessiz kalıyorlar,sessiz kalmamaları gerek. Yeter artık demeliler seslerini yükseltmeliler. Sessiz kalanların, Mihrac’tan degil; Muhaberat’tan MİT’ten korktukları söyleniyor. Bu bir gerekçe olamaz, olmamalı da. Devrim ve sosyalizm adına her türlü fedakarlıkta bulunan insanların korkularını anlamak mümkün degil. Mihrac Ural,Hanna MAPTUNOGLU yoldaşı öldürdü. ÖLDÜRDÜ ve arkasından bir kitabe yazdı. (…Orta-Dogu’da bulunan her devrimci kendi  kaderiyle ölmemelidir. Şehit olmasını da bilmelidir.’’dedi ve altına imza attı(!) Bugün aynı şeyi yapmak istiyor. Nebil RAHUMA yoldaşın katledilmesinin birinci derecedeki sorumlusu olan bu katil, Nebil yoldaş için yaptırdıgı boş mezarın üzerine, tıpkı Hanna yoldaş da oldugu gibi yine vecizeler yazdırmak istiyormuş. Ne yazık, utancımız, ölülerimizin  peşi sıra gelmeye devam ediyor. Geri dönmek ve yüzüne tükürmek gerek…

Tekrar tekrar yazıyorum. Nebil Rahuma’nın ACİLCİLER’den degil Mihrac URAL’dan ayrıldıgını herkes bilmeli, herkes bilmeli ki , bu soysuzun Nebil yoldaşı kullanmaya kalkışmasına meydan vermemelidir. Düşünebiliyormusunuz? Bugüne kadar herşeyi yazan bu soysuz, Nebil yoldaş’ın ayrılıgına ilişkin tek kelime yazabildi mi? Yazamaz. Nebil yoldaş’ın kendisine gönderdigi kasatten bahsedebildi mi? bahsedemez.. Ali Çakmaklı yoldaş’ın katledilmesinden sonra Nebil Yoldaş’la İstanbul’da görüştügümü yazdım. Yalan(!) diyor. İbrahim Yalçın Ölü’yü konuşturuyor diyor. Rahatsız oluyor, Nebil yoldaş’ın bir an evvel öldürülmüş olması işine geliyor çünkü. Buradan bir kez daha ve son kez sesleniyorum. Nebil yoldaşı en son gören devrimcilerden rica ediyorum. Yazınız. Nebil yoldaşın Adana’dan döner dönmez degil, döndükten bir kaç gün sonra ‘’tutuklandıgı’’ gerçegini yazınız. Bu gercegi yazınız ki, Ali ÇAkmaklı’nın katledilmesinden sonra Nebil yoldaş’ın bana, M.Ural’ı kastederek ’’Bu adam ne yapmak istiyor’’ diye bu konuda onu sorumlu tuttugunu herkes bir kez daha duysun. Mihrac Ural ve birkaç kişiden oluşan yalakaları benim yazdıklarıma yalan(!) diyorlar. Yazdıgım herşeyin her kelimenin arkasındayım. Yazdıgım herşeyin gerçek oldugunu Mihrac Ural çok iyi biliyor.

Rahat uyu Nebil  yoldaş …

Merak etme, Seni rahatsız etmeye çalışan Muhbir’in yakalandı. Seni kullanmaya kalkan soysuzların hevesleri kursaklarında kalacak. Buna emin ol…
İbrahim Yalçın.

Son Güncelleme: Çarşamba, 30 Eylül 2009 18:37