Şuanda 123 konuk çevrimiçi
BugünBugün1213
DünDün3571
Bu haftaBu hafta1213
Bu ayBu ay53213
ToplamToplam5658488
Rusya hala sosyalist mi dersiniz? PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 24 Ocak 2018 22:51


Böyle olmadığını yıllardan beri biliyorum ama öyle yorumlar yapılıyor ki, “acaba yanılıyor muyum?” diye düşünmeden de duramıyorum. Yılların düşünsel alışkanlıklarından kurtulmanın ne kadar zor olduğu teorik olarak bilinir ama bu bilgi pratikte aynı zorluğun yaşanmasını engellemez.

Bu konuda çok sayıda örnekten sonuncusunu inceleyecek olursak…

“Rusya Kürtleri sattı” deniyor. Burada kastedilen Rusya’nın Türkiye’ye Kuzey Suriye’de operasyon izni vermesidir. Bölgenin hava sahasını denetleyen Rusya’nın onayı olmadan böyle bir operasyon mümkün değildi.

“Bunda şaşılacak ne var, neden satmasın?” diye sorulması gerekir.

ABD’nin satmasıyla Rusya’nın satması arasında nasıl bir fark olduğunu düşünüyorsunuz?

İki devlet de kapitalist ve dünya çapında büyük güç durumundadır. Rusya, SSCB’nin 1991’de dağılmasının ardından Ortadoğu’da kaybettiği konumunu ardı ardına yaptığı hamlelerle yeniden kazanmak peşindedir. Ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir devlet bunu tek başına başaramaz, bölgesel ittifaklar kurmak zorundadır. Bölgedeki başarıyı da o ittifaklar belirleyecektir.

Rusya bu konuda ABD’den daha atak ve çok yönlü bir politika izliyor. AKP de bunu iyi gördü ve değerlendiriyor.

Rusya bölgesel bir güç olan İran ile ittifak halindedir. Suriye merkez yönetimiyle ittifakı merkezi bir öneme sahip bulunmuyor çünkü İran ve Rusya’yı çıkarırsanız Suriye’nin ayakta kalması mümkün değildir. Başka bir bölgesel güç olan Türkiye ile de -en azından şimdilik- iyi ilişki geliştirince ABD ortada kalmış durumda oluyor.

Rusya diyelim ki bir dönem için YPG’yi sattı, ama buradan yakın gelecekte yeniden iyi dost olmayacakları sonucu çıkmaz. Rusya’nın anlayışı şudur: ben büyük bir gücüm, alanda hakim durumdayım. Hangisi olursa olsun bütün bölgesel güçler sonuçta bana mahkumdur.

İsmet İnönü yıllar önce “Büyük devletle iş yapmak aslanla yatağa girmek gibidir” demişti. ABD ve Rusya örneklerinde bugüne kadar bunun sayısız örneğini gördük.

YPG ile ilgili olarak yapılan bazı yorumlar insanların klişe sözlere ne kadar düşkün olduğunu da gösteriyor. Deniliyor ki, “Kürtler özgüçlerine güvenmelidir.”

Özgüç yetmiyorsa ne yapacaksın?

YPG’nin askeri gücü var ama Türkiye’nin –İran’ın da- askeri gücü karşısında zayıf kalır. Büyük güçlerle zorunlu ittifaka girmek durumundadır. Daha büyük askeri gücü temsil eden Türkiye bile girerken YPG neden girmesin?

Bu ittifaklarda yanılgılar olur, yanlış hesaplar yapılabilir; büyük güç söz verip yerine getirmeyebilir. Bunların hepsi mümkündür. Arada oynamayı bileceksiniz.

 

Bu tespit dünyanın başka bölgeleri için de geçerlidir ama Ortadoğu’da daha fazla geçerlidir.