Şuanda 88 konuk çevrimiçi
BugünBugün1516
DünDün3906
Bu haftaBu hafta1516
Bu ayBu ay76712
ToplamToplam5375369
Diktatörler için savaş can simididir PDF Yazdır e-Posta
Hasan Cabir tarafından yazıldı   
Pazar, 28 Ocak 2018 11:24


''Avrupa'nın ilk faşist lideri olan Benito Mussolini, İtalya'nın başına geçtiği 1922 yılından sonra terör estirmeye başladı. Faşist parti dışındaki partileri kapatmak, gazetelere sansür uygulamak, sendikaları yasa dışı ilan etmek gibi pek çok faşizan politikayla halkı bezdirdi. Adolf Hitler ile müttefik olan faşist diktatör, saldırgan iç ve dış politikaları nedeniyle 400 bin insanın ölümünden sorumluydu. Roma İmparatorluğu'nu yeniden canlandıracağını iddia ediyordu. Cephelerdeki ve iç siyasetteki başarısızlıklarıyla başlayan çöküşünün ardından 25 Nisan 1945'te komünist partizanlar tarafından yakalandı. 28 Nisan'da metresi Clara Petacci ile birlikte kurşuna dizilerek öldürüldü. '' Uçan kuşa bile düşman olan RTE ve AKP'nin politikaları, Benito Mussoli ve Adolf Hitler gibi faşist diktatörlerinkinden farklı değildir. Hitler Alman milliyetçiliğini her dönemde kaşıyıp Yahudi halkına karşı tahrik ederek Yahudi katliamları yaparken, aslında sadece Yahudilere değil kendisinden olmayan herkese düşman görüp milyonlarca insanın ölümüne göndermiş, kendi diktatör anlayışını sürdürmek için dünyayı kana bulamıştı. Bu gün AKP nin RTE dikta anlayışının orta doğuda yapmak istediği de bundan farklı değildir. Barış ve demokrasi umutları vererek iktidara gelen AKP zamanla demokrasi maskesini çıkarmış, RTE nin “demokrasi bizim için amaç değil araçtır” ikiyüzlülüğünde ifadesini bulan yöntemini hayata geçirmiştir.



Savaşın, zulmün, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin her türlüsünün yaşandığı AKP iktidarında, Hitler’in rolünü RTE çalarken Kürtler ve Aleviler ise Yahudiler konumundadır. Diktatör RTE, aynı yöntemlerle muhalifleri, insan hakları ve demokrasi savunucularını hapse atmaktadır. 7 Haziran seçimlerinde büyük darbe alan dikta, kurtuluş yolu olarak Kürt halkına, barış ve demokrasi güçlerine savaş açmış, birçok Kürt kentini harabeye çevirmiştir. Bu gün yaklaşmakta olan 2019 seçimlerini kaybedeceğini bilen, ekonomik, sosyal ve siyasal olarak sıkışarak bir çıkmaza, bu kez yine bildiği en iyi şey olan savaşa tekrar sarılmış olan dikta, AFRİN’E açtığı savaş ile içteki tüm sorunların üstünü kapatıp gündemi değiştirme hesabındadır. Afrin savaşının Türkiye’yi bir batağa sürükleyeceğini bilmektedir, ne var ki savaştan başka çaresi de yoktur. Emevi camiinde kılamadığı namazı Afrin’de kılacağı hayalini gören küçük emperyalist, bu hayalden Afrin halkının demirden yumruğu ile uyanacak, bir daha belini doğrultamayacaktır. Mecbur olduğu savaş, paradoksal olarak AKP faşizminin sonunu da getirecektir.



Irkçı, ulusalcı faşist “devletin bekası” çetesi, sarayın önünde esas duruşa geçerek sarayın kendini kurtarma savaşının neferi olmuşlardır. Samimiyeti şaibeli laik söylemler, bir anda El Kaide tabanlı cihatçıların vatan savunması adına kutsanmasına dönüşmüştür. CHP lideri ve şürekâsı, “AFRİN SALDIRISINDA BİZLER AKP’NİN YANINDAYIZ, AFRİN’DE ASKERİMİZ VATANIMIZ İÇİN SAVAŞIYOR” diyecek kadar alçalmış, her zamanki beyaz Türk anlayışını ortaya koymuştur. Diğer taraftan ondan farksız Devlet Bahçeli Afrin'e düzenlenen operasyonla Türkiye'nin teröre karşı kendini savunduğunu belirterek, “Afrin yıkılsın ya da teröristler yakılsın” açıklaması bu faşistin nasıl bir cani olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.



Tutunabileceği tek dal savaş olan dikta için barış ve demokrasi ölüm demektir. Hayatta kalmak için savaşlara süreklilik kazandırmak zorundadır. Bunun için “devletin bekası” gibi toplumun önemli bir kısmının sorgulamadan kabulleneceği argümanları sömürmeye devam edecektir. Kutsanan devletin bekası söylemi, “ya bizdensin, ya terörist” dayatmasının yarattığı gerginlik ve korku ikliminin de katkısı ile esas işlev olarak iktidarın kutsanmasına, sorgulanamamasına hizmet etmektedir.



Savaştan önce gündemden düşmeyip, şimdilerde ise hiç konuşulmaz olan maddelerden bir kaçını şöyle sıralayabiliriz;

• ABD de süren Rıza Sarraf davası.

• İyi Parti karşında eriyen MHP,

• Adalet yürüyüşü,

• KHKlar,

• tutsaklara dayatılan tek tip elbise,

• IŞİD ve benzeri örgütlere silah yardımı götüren MİT tırları,

• Konya-Adana hattında yakalanan roket parçaları,

• Sarin gazı yapımında kullanılabilecek kimyasalların yakalanması,

• Yaralanan IŞİD komutanlarının Hatay ve Kilis hastanelerinde tedavi edildiğinin fotoğrafları,

• Bosna’dan Afganistan'a kadar dünyanın pek çok yerinden IŞİD ve benzeri örgütler içerisinde Esad’a karşı savaşmak için gelen teröristlere AKP hükümetinin sağladığı imkânlar,

• ABD’li senatör Richard Black açıkça CIA’nın Libya’dan Türkiye’ye silah sevk ettiğini, MİT’in de bu silahları Türkiye’den Suriye’ye taşıdığını belirtmektedir. (Örneğin İskenderun Limanı’na terörist ve silah boşaltan Al Antisar gemisi). Black’ın, her ay 250 İslamcı militanın CIA tarafından Türkiye’de eğitildiğini söylemesi,

• Sayıca katlanarak artan tecavüz olayları,

• Halkın seçtiği onlarca HDP millet vekilinin tutuklanması

• Yükselen işsizlik,

• Sığınmacı sorunu,

• Atılan yüzlerce akademisyen yerine atanan imamlar,

• 17-24 Aralık hırsız haftası,

• Kadın cinayetleri, kadınlara karşı fetva veren sapık din adamları,

• Man adası belgeleri,

• Panama belgeleri,

• Belediyelere AKP tarafından atanan kayyumlar,

• Barış bildirisine imza atan akademisyenler,

• Diktatörün ABD'de barış ve demokrasi isteyen insanlara saldıran korumalarının durumu,

• Sefalet asgari ücreti,

• Gerekçesiz kapatılan TV kanalarına,

• Tutuklanan gazeteciler,

• Diktatöre hakaret davaları,

• Yıkılan Kürt kentleri göçe zorlanan ve öldürülen Kürtler, panzerlerle ezilen çocuklar,

• Tahir Elçi, Hrank Dink, Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Hasan Ferit Gedik davaları,

• Şahlandığı iddia edilen, aslında yerlerde sürünen ekonomi,

• Kapılarına çarpı koyulan Aleviler,

ve daha niceleri….



Tüm bu gündemi unutturarak iktidarın velinimeti, can simidi olan savaş, yoksul halk için sadece yıkım ve gözyaşıdır.



AFRİN HEP AYAKTA HEP AYAKTA KALACAKTIR. YOLDAŞIMIN DEDİĞİ GİBİ DÜŞECEK OLAN AFRİN DEGİL ANKARADIR.