Anket saçmalığında son durum
Şuanda 132 konuk çevrimiçi
BugünBugün2828
DünDün3893
Bu haftaBu hafta2828
Bu ayBu ay72939
ToplamToplam5478445
Anket saçmalığında son durum PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Perşembe, 08 Şubat 2018 06:24


Başka bir ülkede bu kadar çok ve birbirinden farklı sonuçlar veren seçim anketi yapıldığını duymadım. Herhangi bir konuda önemli adım attıktan sonra anket yaparak halkın olumlu veya olumsuz tepkisini ölçmeyi AKP başlatmıştı, ardından diğer partilere de yayıldı. Son olarak da Afrin’e yönelik harekatın partilerin oylarını nasıl etkilediği konusunda anketler yayınlanıyor. Reis beklediği sonuçlar çıkmayınca “Bizi manipüle ediyorlar” diyerek üç ay anket yapılmamasını istedi.

Anket sonucu dediğin nedir ki, düzeltilir.

Deniz Baykal CHP genel başkanı olduğu yıllarda partinin oy yüzdesiyle ilgili bir anket yaptırmış ve sonuç hoşuna gitmemişti. Anketi yapan kuruluş başkanı da “Düzeltiriz efendim” demişti.

Düzeltmeler yıllarca birikti ve anketler inandırıcılıklarını önemli oranda kaybettiler.

Kesin olarak bilinmesi mümkün değil ama başka bir ihtimal daha var: insanlar doğru cevap vermiyor. AKP oyları konusunda anket sonuçlarıyla gerçek durum arasındaki farklılık buradan kaynaklanıyor olabilir.

Ankette insanların kimliği sorulmuyor ama belirli bir cevap veren kişinin hangi çevrede yaşadığı bilindiğine göre, yeniden bulunması da zor değildir. HDP’yi tuttuğunuzu söylerseniz, terör destekçiliğinden gözaltına alınmanız mümkündür. Bu nedenle “kararsız” görünmek ya da başka bir partinin adını vermek tercih edilebilir.

Yıllardan beri bilinir; anketçilerin az olmayan bir bölümü doğrudan iktidara bağlı çalışır. Buna yine az olmayan sayıda gazeteci de dahildir.

1958’de bir ABD gazetesinin muhabiri başarılı bir gerilla savaşı yürüten Fidel Castro ve grubunu ziyaret eder. Çadırda konuşurlarken dışarıdan sürekli yürüyüş sesleri gelmektedir. Sesler konuşma boyunca sürer. Muhabir daha sonra CIA’ya bilgi verecek ve Castro’nun çok sayıda askere sahip olduğunu belirtecektir. Gerçekte ise çadırın dışında küçük bir grup sürekli olarak yürüyüş yaparak çok oldukları izlenimi vermiştir.

Normal olarak anketlerde yüzde 1 ile 1,5 yanılma payı bulunur. Çıkan sonucun yüzde 1-1,5 fazlası ya da azı geçerlidir. Başka bir deyişle seçim anketi yapılmışsa eğer, partilerin oyları yüzde 3’lük bir aralık içinde oynar. Mesela yüzde 8,5-11,5 gibi…

Bir partinin ankette yüzde 11 oy alıyor görünmesi barajı aşabildiği anlamına gelmez. Üst sınırdan bakarsanız öyle gibi görünüyordur ama böyle olmayabilir de…

AKP’nin özellikle İstanbul’daki oy oranı gerçekte olandan daha yüksek görünüyor. Bunun bir bölümü kamuoyunu manipüle etmek için uyduruluyorsa, diğer bölümü de anketlerdeki yöntemsizlikten ve muhtemelen yanlış cevaplardan kaynaklanıyordur. Sonuçta AKP’lilerin kendileri de iyi sonuçlara inanmamaya başladılar. Yıllarca manipülasyon yaptılar, oy oranlarını yüksek gösteren anketleri özellikle yayınladılar, şimdi manipülasyon tersine dönüyor. İyi sonuç alıyorsunuz ama yine de şüphe içinde kalıyorsunuz.

Seçim anketlerinin daha titiz ve bilimsel yöntemlerle yapıldığı ülkelerde bile partiler sonuçları fazla ciddiye almazlar. Hele de seçime daha epeyce zaman varsa ikide bir anket yapmak saçmalıktan başka şey değildir. Bunu Trump ve Macron örneklerinde de görmek mümkündür. Anketlere göre destekleri hayli azalmış ve umurlarında değil gibi görünüyor. Benzer durum Almanya’da Merkel için geçerlidir. CDU’nun oyları düşüyor, Merkel de halk içindeki desteğini kaybetti anketleri ve yayınlarının ardından CDU, SPD’ye yine istediğini yaptırarak büyük koalisyon kurulmasına razı etti.

SPD’ye ödün verirken onu epeyce de sıkıştırdı. SPD parti içindeki muhalefete rağmen ortaklığı kabullenmek zorunda kaldı.

Her ülkede halkın politik tercihlerinin oluşma mekanizması farklılık gösterir. Medya bu oluşumun sadece bir bölümüdür. Parti merkeziyle üyeler arasındaki canlı ilişki ve sürekli bilgi alışverişi, değişik alanlarda yapılan kitle toplantıları, başkalarının ne yaptıklarını izleyerek sürekli bilgi edinmek gibi faaliyetler sonucunda partinin politik profilinin sahip olduğu destek –anketler de bir oranda dikkate alınır- doğruya yakın oranda tahmin edilebilir duruma gelir.

Artan oranda anket sonuçlarına bağımlı duruma gelmek, parti yapısının da bozulduğunu gösterir.

AKP iyi çalışan bir parti yapısına sahipti ama bu yapının bozulduğu görülebiliyor. Yöneticilerdeki telaş, kadrolarda değişikliğe yönelmek buradan da kaynaklanıyor.

Eski günlerine dönmeleri mümkün görünmüyor…