Şuanda 89 konuk çevrimiçi
BugünBugün64
DünDün3277
Bu haftaBu hafta19946
Bu ayBu ay48493
ToplamToplam5653768
İki düşman savaşınca zayıf olan desteklenir PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 11 Şubat 2018 09:55


Bu belirlemeyi Makyavel yaklaşık 500 yıl önce Prens adlı eserinde yapmış.

O yıllarda İtalya küçük kent devletlerine bölünmüş durumdaydı ve aralarında savaş eksik değildi. Makyavel Prenslerden birisine yaptığı tavsiyelerde buna da yer verir.

Kuzey Suriye’de YPG ile Türkiye arasında savaş var ve Suriye yönetimi de tabii ki YPG’yi destekliyor. Farklı bölgelerdeki YPG’lilerin bir bölümü Suriye ordusunun denetimindeki alandan geçip savaş bölgesine ulaşıyorlarmış.

Normal bir uygulama…

Suriye devleti için savaşanların ikisi de düşmandır ve zayıf olan desteklenecektir.

Türkiye ile Suriye arasındaki ilişki biliniyor, düşmanlıkları için örnek vermek gerekmiyor.

Suriye yönetimi değişik kereler YPG’nin denetimindeki alanları yeniden ele geçireceğini, kendi istekleriyle bırakmazlarsa zorla alacaklarını açıkladı. Ülkenin bütününde eskiden olduğu gibi kayıtsız şartsız denetim kurmak isteyen Suriye devleti bunun engellerinden birisi olan YPG’ye düşmandır.

Bu iki düşman arasında savaş çıktığında ise zayıf olan desteklenir ki güçlü olan biraz zayıflasın. Bu arada zayıf olan da iyice zayıflasın… Ardından duruma bakılacak ve zayıf olana daha kolay saldırılabilecek, Türkiye ile ilgili olarak da duruma göre değişik ilişki kurulabilecektir.

YPG’lilerin Suriye ordusunun denetimindeki yerlerden geçerek takviye olarak savaş alanına gitmelerinden, Suriye’nin onları desteklediği sonucunu çıkarmak için aptal ve cahil olmak gerekir.

Einstein yıllar önce “Uzayın ve insan aptallığının sınırı yoktur, ikincisinden emin değilim” demişti. Doğru bir belirleme yaptığı o zamandan beri değişik kereler görüldü.

Önceki yazılarda değişik kereler belirtmiştim: Rojava’nın Suriye’de iç savaş başladıktan sonra ortaya çıkmasının nedeni, merkezi yönetimin zayıflamasıdır. Türkiye’nin de buna önemli katkısı vardır. Rojava daha önce ortaya çıkmaya kalksaydı merkezi devlet tarafından ezilmekle karşı karşıya kalırdı. Zayıflamayı beklediler ve o zaman çıktılar. Suriye devleti de başka bölgelerde iyice sıkıştığı için o bölgeden büyük oranda çekildi. Tekrar geri gelmek üzere tabii…

Rojava’nın önde gelen mimarlarından bir tanesi Türkiye’dir.

Politika böyledir, attığınız her adımın sonucunu önceden tahmin edemezsiniz. Hiç düşünmediğiniz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz…

Türkiye’nin başına gelen de budur.

Suriye zayıf olana destek veriyor, bu desteği artırıp silah bile verebilir ve belki veriyordur da, sonucu bekliyor. Savaşın sonucu ne olursa olsun YPG kayıp verecek ve saldırılmaya daha uygun duruma gelecektir.

Makyavel bu taktiği 500 yıl kadar önce belirlemiş…

Benzer bir durum Afganistan’da yaşanıyor. İran yıllardan beri karşı olduğu Taliban’a yardım etmeye başladı. Nedeni, İslam Devleti’nin (İD) bu ülkede güçlenmesi ve bazı yerlerde Taliban ile çatışmasıdır. İD özellikle İran üzerinden Suriye’deki iç savaşa katılmış, sonra geri dönmüş olanlara saldırıyor.

Suriye’deki İran askerlerinin bir bölümünü Afganistan’daki durum nedeniyle bu ülkeye mülteci olarak gelmiş, buradan İran ordusu bünyesinde Suriye’deki savaşa gönderilmiş olanlar oluşturuyordu. Hatta İran ordusunun İD karşısındaki kayıplarının yüksek olması bu acemi askerlerin varlığına bağlanıyordu.

İD, Afganistan’da şimdi özellikle bu kesimden geri dönenlere saldırıyor.

İD ile Taliban arasında savaşa varan düşmanlık başlayınca, İran zayıf olanı ya da o güne kadar karşı olduğu Taliban’ı desteklemeye başlıyor…

 

Makyavel yazmış yıllar önce ama anlayabilenler için tabii…