Şuanda 77 konuk çevrimiçi
BugünBugün554
DünDün3071
Bu haftaBu hafta7657
Bu ayBu ay79856
ToplamToplam5592720
Şaşırtan bir fotoğraf PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Perşembe, 01 Mart 2018 21:05


Almanya tarihi hakkında (Demokratik Almanya Cumhuriyeti tarihi dahil) bilgi düzeyim fena değildir ama 19. yüzyıl sonundan başlayarak neden daha iyi öğrenmediğim için kendime sürekli kızarım. İlgili kitapların bir bölümü bende zaten var, kalanları da kütüphanelerden bulmak sorun değil ama bir türlü zaman olmadı işte…

Komünistlerin ulusalcılığı ve bu konuda faşistlerle işbirliği yapmalarıyla ilgili olarak öğrenilmesi gereken bir tarih…

Birkaç ay önce Die Zeit gazetesinin Avrupa’daki değişik faşizmleri (Almanya, İtalya, İspanya) inceleyen ve ayrı olarak yayınlanan dergilerinden birisini almıştım. Burada gördüğüm bir fotoğrafa aklım şaştı dersem yeridir. İnanamadım. Ardından DAC’de anti faşist mücadelenin başarısızlığıyla ilgili okuduğum bir kitapta o fotoğraf hakkında bu kez ayrıntılı bilgi bulunuyordu.

Tarih 22 Ocak 1931. Berlin’de kiracıların direnişiyle ilgili olarak Almanya parlamentosundan iki milletvekilinin katıldığı bir açık oturum yapılıyor. Konuşmacılardan bir tanesi DAC’de daha sonra iktidardaki parti SED’nin genel sekreteri olacak Walter Ulbricht… Diğeri ise Joseph Goebbels…

Birisi KPD’li (Almanya Komünist Partisi) diğeri NSDAP’li (Almanya Ulusal Sosyalist İşçi Partisi) ya da Nazi partisinden…

Bu toplantı tekil bir örnek midir? Değilmiş…

1929-1930 yılları arasında Reichtag olarak bilinen Almanya parlamentosunda KPD ve NSDAP 410 oylamada ortak tutum alıyorlar, 102 oylamada farklı tutumları oluyor. Başka bir deyişle iki parti arasında yakın işbirliği bulunuyor.

NSDAP’nin paramiliter örgütü SA’larla ilgili olarak Berlin’de yapılan araştırmaya göre, üyelerin yaklaşık yüzde 55’i daha önce komünistmiş.

Birinci Dünya Savaşını kaybeden Almanya Versaille Anlaşması ile hem toprak kaybetmiş hem de yüklü tazminat ödemesinin yanı sıra başka ağır şartları da kabullenmeye zorlanmıştı. KPD, Alman ulusunun kırılan onurunun ayağa kaldırılması için ulusalcı bir çizgi izliyor ve NSDAP ile işbirliği yapıyordu.

KPD o yıllarda SBKP’den sonra dünyanın en büyük komünist partisiydi.

“Stalin istediği için böyle yaptılar” açıklaması yanlıştır. Küçük bir partiye sahip olan İtalyan komünistleri böyle yapmadılar, keza Fransız komünistleri de…

O yıllarda komünistler NSDAP’nin özelliğini anlamamışlardı. Alman faşizmi bir kitle hareketiydi, küçük yerlerden kitle örgütlenmesi temelinde büyüyerek gelişiyordu. Komünistler de benzerini yapmaya heveslendiler, ulusçuluğu onlara bırakmamak gerektiğini düşündüler ve böyle yaparken de yollarını şaşırdılar.

Komünistlerle faşist ya da faşizan düzeyde milliyetçi olanların bir araya gelmesi bize özgü bir durum değildir. Almanya tarihi bu konuda zengin bir örnek…

 

Şu kitap bitsin bu tarihi daha iyi öğreneceğim…