Şuanda 104 konuk çevrimiçi
BugünBugün64
DünDün3277
Bu haftaBu hafta19946
Bu ayBu ay48493
ToplamToplam5653768
Afrin ve teknoloji PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 11 Mart 2018 12:31


Türkiye son 20 yıldır yaptığı büyük yatırımlarla silah sanayisi kurdu ve ihracat da yapıyor. Sözü çok edilmesine rağmen savaş uçağı ve tank üretemiyor. Tank motorunu Almanya’dan almak zorunda, sadece bazı parçaları üretiyor. Bu konuda palavrayla gerçeği birbirinden ayırmak gerekiyor. Sosyal medya sadece haberleşme aracı değil aynı zamanda palavra üretim merkezidir. Bu üretime sık olarak yazılı ve sözlü medya da katılıyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından tankların egzoslarına bez tıkanarak durdurulduğu açıklanmış, bunun üzerine o tankları yapan Alman firması da bunun olamayacağını belirtmişti. Bazı tipler tankı otomobil sanmışlardı anlaşılan…

Silah sanayisi o silahların denenmesini de gerektirir. Alınan veya üretilen her yeni silah önceden mutlaka denenmiştir ama savaş ortamında deneme farklıdır. Afrin savaşı Türkiye için aynı zamanda alınan ve üretilen silahların denenmesi savaşıdır.

Türkiye’nin en önemli yeni silahı İSHA’dır (insansız silahlı hava aracı). Bu hava araçları sadece fotoğraf çekerek bilgi toplamaz, aynı zamanda hedefe ateş de edebilir. Gazetelerde küçük ve büyük bu tür hava araçlarının övgülerini okuyabiliyoruz. Unutulan ise her teknolojinin karşı teknolojisinin bulunduğudur.

Bu işin önderi ABD’dir. ABD ordusu Obama’nın başkanlık döneminden İSHA’ları Afganistan savaşında yoğun olarak kullanıyor. Daha önce de kullanılmıştı ama geliştirilmeleri, Afganistan’ın yanı sıra Yemen, Nijerya ve Ortadoğu’da kullanılmaları Obama dönemindedir.

Kullanılan son model silahlara rağmen Afganistan’daki savaşın kazanılamayacağı artık genel olarak kabul ediliyor. Çok sayıda Taliban militanı İSHA ile öldürüldü ve buna rağmen savaş kazanılamıyor. Taliban başkent Kabul’de bombalı saldırılar düzenliyor, ülkenin değişik yörelerindeki rejim askerlerine saldırıyor.

Her teknolojiyi boşa çıkaracak ya da etkisini azaltacak karşı önlemler vardır. Bir ara sıcağa hassas kameralar kullanılmaya başlanmıştı. Vatansever basınımızda bu konuda övgüden geçilmiyordu. Buna göre artık PKK’nin dağlarda gizlenmesi mümkün olmayacak, gizli geçişler yapamayacak, sıcağa hassas kameralar sayesinde yerleri hemen bulunacaktı.

Sonra ıslak yağmurluk önlemi bulundu. Islak yağmurluk giyildiğinde veya şimsiye kullanıldığında ısıya hassas kamera gerekli gösterimi yapmıyordu. Bu karşı önlemler pratiğin içinde bulunuyor.

Eskiden beri havadan yapılan gözetlemeye karşı yerinden kıpırdamamak ve uygun kamuflaj önerilir. Yukarıdan fotoğraflandığında orada neyin olduğu kolayca saptanamaz.

Afganistan’da çok sayıda uzun boylu zayıf kişi Bin Laden sanılarak İSHA ile öldürüldü. Bin Laden de dışarıya çıktığında geniş kenarlıklı şapka giyer ve böylece yukardan fotoğraflansa bile yüzü görülmezmiş.

Her teknolojinin basit karşı önlemleri bulunuyor. Bunlar masa başında çalışarak bulunmaz, pratikte denemeyle bulunur.

Biraz askeri bilgisi olan kişi medyada yer alan Afrin ile ilgili açıklamalara itibar etmez. Eskiden beri bilinir ki hava bombardımanının etkisi sınırlıdır. Özellikle görünür hedefleri imha etmekte geçerlidir. Savaş uçaklarının bombardımanıyla “çok sayıda teröristin” öldürülmesi inandırıcı değildir çünkü bu tür bombardımanda kişilere isabet ihtimali yüksek değildir.

Libya’da Fransa ve İngiltere bu nedenle helikopterle bombardımanı tercih etmişti. Helikopter hedefe yaklaşabilir ve daha isabetli atış yapabilir. Karşı tarafın elinde de uygun füzeler varsa aynı zamanda kolay hedef de olur.

Kızıl Ordu Afganistan’daki savaşta o zamanki adıyla Mücahitler’in ABD’den helikopterlere karşı kullanılan Stringer füzeleri almasıyla önemli kayıp vermişti. Dağlık alanda hava bombardımanıyla sonuç alamazsınız, etkili bombardıman için hedefe yaklaşabilen helikopter gereklidir ve rakibin elinde yerden havaya füzeler varsa iş zordur.

Eskiden beri bilinir ki bir yere piyade girmeden orada denetim sağlanması mümkün değildir. Bombardımanla bu denetim sağlanamaz. Türkiye Afrin’de Hafız Esad’ın Hama’da yaptığını tekrarlamayı ister ama yapamaz. O dönemde kardeşi Rıfat Esad Genelkurmay Başkanıydı. Müslüman Kardeşler’in merkezi sayılan Hama’yı çeviren ordu kenti topa tutarak yerle bir etmişti. Tahmin edilen ölü sayısı 40 bin kişiydi.

Yirmi yıl sonra Hama Suriye’deki iç savaşta yine önemli muhalefet merkezlerinden birisi oldu. Kentte büyük katliam yapmak da çözüm değilmiş…

Dünyanın gözü Afrin’deki savaşın üzerinde olunca bunu tekrarlamak mümkün değildir. Haberleşme araçları son derece gelişti, bu nedenle yabancı gazetecilere istediğiniz kadar izin vermeyin, önemli bilgi yolunu bulur ve yayılır.

 

Afrin’daki savaşı bir an önce bitirmek istiyorlar. Savaş uzadıkça hem masraf artıyor hem de zaman aleyhlerine işliyor. Ama bu hiç kolay değildir…