Suriye Hatay'a bağlanırken...
Şuanda 62 konuk çevrimiçi
BugünBugün1934
DünDün3668
Bu haftaBu hafta17180
Bu ayBu ay61143
ToplamToplam5466649
Suriye Hatay'a bağlanırken... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cumartesi, 31 Mart 2018 09:10


Yıllardan beri tersini gerçekleştirmek için açık ve gizli çalışanlar vardı. İddialarına göre Hatay, Suriye’ye aitti. 1939’da yapılan sahte bir referandumla Türkiye’ye bağlanmıştı ama gerçekte böyle değildi.

Hatay’da ve özellikle Antakya’da bazı tipler bu nedenle Suriye istihbarat servisi Muhabarat ile çalışırdı. Devrimci örgütlere sızıp Hatay’ın bağımsızlığı için taraftar toplamak faaliyetlerinin önemli bölümünü oluşturuyordu.

Yıllar içinde özellikle Hatay bölgesinde MİT ile Muhabarat’ın iç içe olduğu ortaya çıkacaktı. Suriye’de savaş başladıktan kısa süre sonra Suriye ordusundan muhalif görüşleri nedeniyle Türkiye’ye kaçan bir albay, MİT sorumlusu aracılığıyla Suriye’ye iade edilecek ve idam edilecekti. Gazetelerde kısa olarak yer alan bu haber ardından ilgili kişiye işten el çektirildiğini okuduk, sonrasını bilmiyoruz.

Benzer işbirliğini Reyhanlı katliamı sırasında görmek de mümkündür. Polise eylemle ilgili ayrıntılı bilgi içeren ihbar geliyor, ardından ne oluyorsa oluyor, eylemi yapacak olan kişiler önceden bilinmesine rağmen önlem alınmıyor. Bilgi akışı bir yerde tıkanıyor.

Reyhanlı eylemi Suriye’den kaçmak zorunda kalan mülteciler hedef alınarak yapılmıştı ve böyle bir eylemin yapılacağı da önceden –devrimci bir örgüt adı kullanılarak- Muhabaratcçı olduğu bilinen bir kişi tarafından ilan edilmişti.

Birkaç gün önce basında “Afrin’in Antakya’ya bağlanacağı” (bazı haberlere göre Hatay’a bağlanacağı) haberleri çıktı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu daha önce bu bölgeye jandarma komutanı atanacağını zaten açıklamıştı. Türkiye şimdi de vali veya vali yardımcısı atıyor. Başka bir deyişle Afrin harita üzerinde Suriye’ye ait olmakla birlikte Antakya –veya Hatay’a- bağlanıyor.

Yıllarca “Harita değişecek, Hatay anavatana –Suriye’ye- bağlanacak diyenler amaçlarına ters taraftan ulaşmış oluyorlar. Suriye’nin bir bölümü Hatay’a bağlanıyor. Aslında Fırat Kalkanı harekatında işgal edilen alan da dikkate alınırsa Suriye’nin Türkiye’ye bağlanan kesimi daha geniştir.

Türkiye gelecekte işgal ettiği alandan geri çekilecek bile olsa, bu çekilme sadece askeri olarak gerçekleşecektir. Ordu geri çekilebilir ama Türkiye’de eğitilmiş nüfus bu alana yerleştirilecek ve burada kalıcı olacaktır. Üç milyon Suriyeli 5-6 yıldır Türkiye’de boşuna yaşamıyor. Bunların bir bölümü seçildi, askeri ve ideolojik olarak eğitildi ve şimdi Suriye’ye geri gidecekler ve ilgili alanlarda yerleşecekler… Türkiye askeri olarak geri çekilirken sivil-askeri olarak bu alanda kalacaktır.

Türkiye Suriye’nin bir bölümünü ilhak etmiş durumdadır ve görülebildiği kadarıyla bu ilhakın sınırları genişleyecektir.

Suriye yıllardan beri kağıt üzerinde bağımsız bir devlettir.

Türkiye’nin derdinin sadece Osmanlı’nın sınırlarına olabildiğince ulaşabilmek olarak görmek eksik olur. Suriye, İran’ın arka bahçesi durumundadır. Suriye’nin askeri gücünden İran ordusunu ve Hizbullah’ı çıkarın, geriye pek bir şey kalmaz. Suriye, İran ile Türkiye arasında önemli bir mücadele alanıdır. Suriye’de sadece ABD’nin varlığını görmek önemli bir eksikliktir. Rusya Federasyonu da var ve ek olarak Türkiye ile İran arasındaki etkinlik mücadelesi bu ülkenin geleceğinin belirlenmesinde önemli yer tutmaktadır.

Türkiye de –İran oranında olmasa bile- Suriye’yi kendi arka bahçesi yapmaya çalışıyor.

Arap milliyetçilerinin ve mezhepçilerin bunu görmesini beklememek gerekir.

İşe bakın; yıllardır istedikleri oldu ama tersinden oldu: Hatay’ın Suriye’ye bağlanması istenirken tersi gerçekleşiyor…