İbrahim Yalçın'ı anıyoruz!
Şuanda 139 konuk çevrimiçi
BugünBugün1300
DünDün4012
Bu haftaBu hafta5312
Bu ayBu ay49275
ToplamToplam5454781
İbrahim Yalçın'ı anıyoruz! PDF Yazdır e-Posta
İrfan Dayıoğlu tarafından yazıldı   
Cuma, 13 Nisan 2018 17:56


”Ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.”

İbo yoldaşta devrimciliğe kendinde devrim yaparak başlayanlardandı. Yaşamının en güzel çağlarını halkının zulümden kurtuluşu için feda etmekten çekinmeyen ve devrim yolunda ödenecek her bedeli ödemekten kaçınmayan İbo yoldaş artık fiziken bizimle değil. Ancak yüreğimizde yer etmeye ve mücadelemizde yaşamaya devam ediyor, edecek.

13 Nisan 2016, Acilcilerin en yüreklilerinden İbrahim Yalçın’ı kaybettiğimiz gün. İbrahim ölümünden bir yıl önce pankreas kanseri olmuştu, İbo ile birlikte ben ve Nuray ve büyük oğlu Ulaş doktorla konuşmaya gittiğimizde, doktor hastalığı doğrudan onun yüzüne söyledi. İbrahim bu hastalığı yeneceğine inanıyordu. O ne işkenceler yaşamıştı, birçok defa ölüme çalım atmıştı. Bu hastalığı da yenecekti. Bir yıllık zorlu bir tedavinin sonuç vermemesiyle, dayanılmaz ağrıları dindirebilmek için hastaneye yatmak zorunda kaldı. Hastanede bulunduğu üç hafta boyunca her gün yoldaşları başucundaydı. Her günümüz devrimci marşlarla, türküler ve şarkılarla geçiyordu.

Yoldaşları ya bizzat gelerek, ya da hemen her gün telefon ederek durumu takip ediyorlardı. İbrahim bu üç hafta boyunca en ufak bir moralsizlik yaşamadı. Kaybedişimizden birkaç gün önce artık sonucu tahmin ediyordu. İbrahim yoldaş fiziki olarak sonun yaklaştığının bilincindeydi. Ama en ufak bir moralsizlik yaşamadı. Ölümünden bir gün önce Haydar, Cabir, Nuray ve ben başucundaydık. Şakalaşıyordu bizimle ve artık durumu ağırlaşmıştı.  Sohbetimizin bir yerinde bana dönerek “moruk ben her şeyi anladım, yolculuk başladı tek merak ettiğim bu yolculuğun finali” diyerek gülmeye başladı.  Bende bu işin finalini hiç birimiz göremeyiz galiba dedim.

 

www.ibrahimyalcin-paris.blogspot.com