Şuanda 183 konuk çevrimiçi
BugünBugün3095
DünDün4941
Bu haftaBu hafta15620
Bu ayBu ay74181
ToplamToplam5255915
Suriye'ye saldırı mı, tiyatro mu? PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 15 Nisan 2018 08:52


 

 

ABD ile İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik hava saldırısının düzenlenmiş bir tiyatro olduğu gittikçe daha fazla ortaya çıkıyor.

Saldırıda toplam 103 füze kullanılmış…

Bunlardan 71’i Rusya Federasyonu’nun Suriye’ye verdiği bir bölümü 30 yıl eski savunma füzeleri tarafından havada imha edilmiş. S 400 füzeleri devreye girmemiş.

Bu müthiş saldırı nedeniyle hiç kimse ölmemiş.

Tahrip edilen tank bile bulunmuyor.

Nerelere füze atılacağı daha önce ilan edildiği için bina tahribatı var ama can kaybı bulunmuyor.

Saldırının ardından herkes başarılı olduğunu ilan ediyor…

Bu danışıklı dövüş neden gerekti?

Biraz eskiye gidelim ve ABD başkanlık seçimlerinde Rusya Federasyonu’nun (RF) Clinton’a karşı Trump’u desteklediğini hatırlayalım.

ABD’de RF’nun başkanlık seçimine şöyle ya da böyle karışmasından kuşkulanılıyor ve buna aracılık ettiği iddia edilenler hakkında soruşturma açılmış durumda…

Trump’un durumu biraz sıkışık, rahatlatılması gerekiyordu ve tiyatro da bu nedenle sergilendi.

Güçlü bir rakibin başında kimin olacağı sizi ilgilendirmelidir. RF için Trump’un ABD başkanı olması başka birisine –mesela Clinton’a göre- tercih edilir. Bu nedenle fazla yıpranmaması tercih nedenidir.

Savaş aynı zamanda silahların da denenmesidir.

RF, İslam Devleti güçlerini bombalarken sadece uçaklarını değil Hazar Denizi’ndeki filosunu da kullanıyor, buradan füze gönderiyordu.

Tartus gibi yakın yerde askeri üs varken bu kadar uzaktan güze atmanın ne gereği var, diye sorulabilir.

RF, “Batın biz neler yapabiliriz” gösterisi yapıyor, yeni silahlarını deniyordu.

Türkiye de Afrin’e yönelik operasyonda sürekli olarak yerli malı silahları denemedi mi?

Maskaralığın her çeşidini sergilemek konusunda her zaman istekli olan Suriye yönetimi de bu danışıklı dövüşün ardından “zafer kazandığını” ilan edecekti.

Askeri zaferi önce topraklarının bir bölümünü işgal eden ve de oralara vali atayan Türkiye’ye karşı kazansana demenin anlamı bulunmuyor. Bu tür ucuz gösteriler Suriye devletinin eski geleneğidir.

1980’li yılların ikinci yarısında İsrail Suriye’ye füze saldırısında bulunmuş ve füzeler Sovyet hava savunma sistemini aşarak hedeflerine ulaşmıştı. Zamanın gazetelerinde ABD yapımı füzeler kullanan İsrail’in bu saldırıyla Sovyet füze sisteminin çürüklüğünü gösterdiği haberleri yer almış, gerçek daha sonra ortaya çıkmıştı. İsrail, Suriye’deki hava savunma füzelerinin şifrelerini satın almış, bunları hareket edemez duruma getirmiş ve ondan sonra saldırmıştı.

Suriye’ye yönelik son hava saldırısı doğrusu iyi bir tiyatroydu.

Kimsenin zararlı çıkmadığı, herkesin durumunu kurtardığı tiyatroyu anlamayıp da sanal alemde ya da elçilikler önünde protesto edenler için söylenebilecek bir şey bulunmuyor.

Görünüşe kanmaya hazır olanlar bulundukça, politik ve askeri tiyatroların da zemini var demektir.

ABD’nin Suriye’den askeri olarak çekileceğini açıklaması örneklerden bir tanesidir.

Trump böyle dedi, Pentagon ise “bilgimiz yok” dedi.

Beşar Esad ise ABD’yi yendiklerini açıklayacaktı.

Türkiye’nin konumundan örnek vermek uygun olur…

Diyelim ki Türkiye değişik baskılar sonucu Afrin’den çekilmek zorunda kaldı, askeri güçlerini çekti…

Bu gelişme Türkiye’nin çekildiği anlamına mı gelir?

Hayır! Türkiye orada kalıcıdır. Bunun için mutlaka üniforma içindeki askerlerin orada bulunması gerekmez.

ABD için de Suriye’de durum böyledir.

ABD teorik olarak Afganistan ve Irak’tan da çekilmiştir.

İslam devleti karşısında bile zor duruma düşen, RF ve İran’ın müdahalesi olmasaydı durumu kötü olan Suriye ordusu, ABD’yi yenmiş!

Vallahi helal olsun!

Son Güncelleme: Pazar, 15 Nisan 2018 08:54