Şuanda 73 konuk çevrimiçi
BugünBugün3447
DünDün3264
Bu haftaBu hafta22957
Bu ayBu ay71263
ToplamToplam5584127
İlk tur geçsin bakalım... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 09 Mayıs 2018 20:27


 

 

Rakibin ne yaptığına bakacaksın ve psikolojisini anlamaya çalışacaksın. Sürekli manevra yapan birisiyse aldırmayacaksın, sözlerine değil psikolojisine dikkat edeceksin.

24 Hazirandaki iki seçimde esas önemli olan cumhurbaşkanlığı seçimidir. RTE ilk turda mutlaka kazanmayı hedefliyor.

Düşünmek gerekir, neden?

Devlet başkanının halk tarafından seçildiği Fransa’da seçim daima ikinci tura kalır.

İkinci turda seçilen devlet başkanı olur, ilk turda önemli olan en fazla oy alan iki adaydan birisi olarak ikinci tura kalmaktır.

Bizde ise AKP ve RTE işin ikinci tura kalmasını kesinlikle istemiyor.

Neden acaba? İkinci turda da seçilse RTE devlet başkanı olmayacak mı?

İlk turda RTE yüzde 50’nin biraz üstünü bulamazsa, ikinci tura kalacak ve güçler dengesi hiç de ilk turdaki gibi olmayacak…

Burada esas sorun RTE’nin karşısındaki ismin çok kişi tarafından destekleneceği değildir. Bu da sorundur ama esas sorun bu değildir.

Şu anda AKP ve RTE yandaşı görülen –sayısını bilemeyiz- bir bölüm kişi tarafsızlaşacak veya saf değiştirecektir. Bunlar arasında değişik düzeylerde devlet memurlarının da olacağı söylenebilir. İkinci tur demek, RTE en azından teorik olarak gidiyor demektir. Belki gitmez ama böyle bir ihtimal güç kazanacak ve yandaş gibi görünenlerin bir bölümü de konumunu yeniden ayarlayacaktır.

Nasıl devrimciler bütün değilse İslamcılar da kesinlikle bütün değildir. Aynı durumu Fettullah Gülen konusunda da yaşadık. Çok sayıda Fettullahçı hemen saf değiştirdi. RTE ve AKP yöneticileri ikide bir Fettullahçılara boşuna laf atmıyorlar. Bunlar varlar ve iktidar biraz sendeler gibi olunca kendilerini değişik görünümler altında açık olarak göstereceklerdir. Sadece onlar değil sağda bulunan ve iktidar yandaşı gibi görünen başkaları da gösterecektir.

Türkiye’de her yeni iktidar, devlet kadrolarının ve ihalelerinin yeniden paylaşılması demektir. Bir bölüm kişi devlet hizmetinden atılırken binlerce yeni kadro açılacaktır.

Buradan pay almak isteyenler iktidar değişikliği kokusunu hemen almak zorundadırlar.

Bunu RTE ve AKP de biliyor. Bu nedenle de devlet başkanlığı seçiminde kesinlikle ikinci tur istemiyorlar. Bu turun hesabı bugünden yapılamaz çünkü ikinci tur öncesinde farklı bir güçler dengesi ortaya çıkacaktır. Hesabı o zaman ve bu dengeye bakarak yapmak gerekir.

AKP’nin 2002’den beri devlet içinde önemli oranda kadrolaştığı doğrudur ama iktidarın ilk tökezlemesinde hepsinin bağlılığını sürdüreceği şüphelidir.

Bunu AKP’liler rakiplerinden daha iyi biliyorlar ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda sonuç almak ve TBMM’de de –ittifaklarıyla birlikte- çoğunluk olmak istiyorlar.

Bir dönem muhalefet olmaları, devlet kaynaklarının başkalarına tahsis edilmesi demektir. O kaynakları bugüne kadar kullananların bir bölümü ise, bu kullanmanın devamı için gerektiğinde saf değiştirmekte tereddüt etmeyecektir.

AKP’de yaşanılan henüz panik olmasa bile sıkıntılı ve telaşlı durum sadece karşılarındaki rakiplerden kaynaklanmıyor, yandaş görünen bir kesimin kayabileceğinden çekiniyorlar.

İkinci tura kalmak tökezlemenin ilk adımıdır ve bunu rakiplerinden daha iyi bildikleri söylenebilir.

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Mayıs 2018 20:43