Şuanda 59 konuk çevrimiçi
BugünBugün454
DünDün3331
Bu haftaBu hafta13146
Bu ayBu ay41945
ToplamToplam5823536
Seçimlerde Kürd birliği ve çıkarı PDF Yazdır e-Posta
İsmet Yüce tarafından yazıldı   
Salı, 05 Haziran 2018 17:48


Seçimlerde Kürdistan ve Kürd’ler yazısında genelde Kürdistan özelde ise işgal bölgelerindeki seçimlere nasıl yaklaşılması gerektiği ve Kürd Milleti için nasıl sonuçlar vereceği üzerinde durulmuştu. Burada ise Kuzey-Bakur Kürdistan ilişkili Türkiye seçimleri özgülünde Kürd birliği üzerinde durulacaktır. Kuzey seçimi bütün Kürdistan’da etkisini olumlu yada olumsuz gösterecektir.

Bilindiği gibi çok uzun tartışmalara konu olan birlik meseleleri, tarihimizde ya başarlı bir tarzda oluşmamış veya çok kısa süreli dar ve milletimiz açısından faydalı olmayan biçimlerde gelişmiştir. Büyük beklentilere neden olan birlik ve Kürd geleceği bağlantısı her zaman askıda kalmış, kısa vadeli grup veya kişi çıkarlarına takılarak heba olmuştur.

Dönem dönem ihtiyaçlar durumunda gelişen bu ortak hareket tartışma ve pratikleri bilindiği gibi geçicide olsa sonuçlar aldığı bilinmektedir. Aynı şey hatta neredeyse ilk kez bu kadar kapsamlı olacak bir seçim birliği çağrısı ve uğraşı oluşmuştu. Ama HDP ve yetmez marjinal, Kürdi bütünlükten uzak yaklaşımlardan dolayı bu birlik ve ortak haraket çağrıları boşa çıkarıldığı görülüyor. Çağrılardan birisi, ‘Bu süreçte HüdaPar ile görüşmeye hazır değiliz’ denilerek sonuçsuz bırakıldı.

HüdaPar çağrısı neredeyse anlamsız bir tarzda yok sayılarak sonuçsuz bırakıldı. Oysa bizim Kürdistan’da birlik ve ortak hareketimiz en genel anlamda Milli çıkarlarımız çerçevesinde olmalıdır. Öyle ayrıntılara girilen, geçmiş veya sınırlı inanç ve ideolojilere takılarak birlik ve milli çıkarları yokedecek durumumuz olamamalı. Gelinen noktada bir tarihi fırsatın bu tür gerilikler yüzünden boşa çıkarıldığı görüldü. Oysa Demirtaş bu konuda: ”geçmişte diyalog eksikliğinden kaynaklı sorunlar yaşandı, yakın geçmişte yaşanan acı ve hatalarla yüzleşilmeli Kürd içbarışı sağlanmalıdır. Siyaset, halkımızın sorunlarının çözümü için yapılır, sorunların derinleştirilmesi için değil. Sistem Kürdü birbirine düşman etmeye çalışıyor, bunu hep birlikte boşa çıkarmalıyız. Farklı düşünüyor olabiliriz, Kürdistan’ın her değerini birbiriyle barıştırmak ve bir arada tutmak için çaba sarfetmek zorundayız” açıklamalarını yapmıştır.

Bunun dışında neredeyse bütün Milli Kürd partilerinin PAK-AZADİ-PSK-PDK-PDKT ile beş parti görüşme ve ortak haraket etme uğraşlarına rağmen birlik ve seçimlerde ortak haraket etme gerçekleşememiştir. Bu partilerin birliğin nasıl boşa çıkarıldığına dair açıklamalarında ana düşünceler: ‘Birinci ana sorun Kürd Sorununa Çözüm Deklarasyonu’ndaki yetersiz Kürdi önerilerdir, ikinci neden ise Kürdi yaklaşımlardan çok merkezci tavırlardaki dayatmalardan kaynaklanmaktadır.  Adı üstünde Kürdistani Seçim İttifakı idi. İçerikte ise bu pratik süreçte her anlamda boşa çıkarıldı. Kürdistan’a Statü vb gibi öneriler yok sayıldı. Genel bir oldu-bitti yaklaşımı ile ortaklıktan çok bir katılım istendi. HDP’nin “Kürdistani Seçim İttifakı’nın yazdığı prensipler zaten bizim programımızda da var, bizim de taleplerimizdir” demesine rağmen pratikte olamadığı gibi bu talepler Seçim Bildirgesinde yayınlanmamıştır.

Asıl olan HDP’nin “Türkiye Partisi” iddia ve örgütlenmesi ile Kürdistani Seçim İttifakı taleplerinin Kürdistan özgülde uyuşmadığı bu isteğin HDP’ye ağır geldiği durumudur. Aradaki fark siyasi Kürd talepleridir. Türkiye Partisi olsa bile demokrat olmanın koşulu gereği:

Kürd Milletinin ve Kürdistan’ın varlığını ve ülke esaslı siyasi statü hakkını kabul etmek ve programlaştırması gerekmektedir.

Kürdistani taleplerin dile getirilmesinde kaçınılmakta ve kararsız davranmaktadırlar. Kürd ve Kürdistan sorununda daha tutarlı davranmak zorundadırlar. Bu ittifak denemesi bunun bir fırsatını yakalama zemini olabilirdi.

Önemli olan Kürd milletinin genel milli menfaatlarıdır. Bu ittifak tartışmaları bile tek başına milli taleplerde bir aşamadır. Bundan sonraki seçim vb faaliyetlerde bu çıkarlar anlayışı temel alınacaktır’. Açıklamları durumu netleştirdiği kanaatindeyiz.

Bilindiği gibi Selahattin Demirtaş da bir söyleşide ittifakın gerçekleşememesinden dolayı: “Buna üzüldüm doğrusu. HDP bunu mutlaka başarmalıydı. Ama vazgeçmemek gerekir. Kürdlerin kendi arasındaki birlik sadece seçimler için ihtiyaç değildir. Halkımızın özgürlüğü ve hakları için tarihi bir zorunluluktur. Bütün partilerimiz bu konuda daha fedakar bir tutum içinde olmalı HDP de bu birlik için daha özverili ve cesur davranmalı.” demişti.

Görüldüğü gibi Kürdistan’da aslolan Kürd milletinin siyasi ve statü çıkarlarıdır. Kürdler ve temsilcileri temel olarak bu talepler üzerinde örgütlenmeli ve hareket etmelidir.

Milletimizin bir Kürd haraketi ve Kürd çıkarı savunucusu olarak gördükleri ana akım Kürdistan’da örgütlenen parti olan HDP desteği bu temeldedir. Asıl yukarıda yürütülen merkezci ve Kürdi inkarcı yaklaşımı desteklemeyen milletimiz ile haraketin yönelimleri tamamen farklıdır. Buna rağmen milletimiz bunu desteklemektedir. Bu yaklaşımın milletimizin lehine değişmesini beklemekteyiz.