Şuanda 110 konuk çevrimiçi
BugünBugün4258
DünDün4139
Bu haftaBu hafta11842
Bu ayBu ay70403
ToplamToplam5252137
Kıraathanelerde ne oynanacak? PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 10 Haziran 2018 17:14


Aslında başka konuda yazacaktım ama Aziz Nesin bir kere daha haklı çıktı; bu memlekette konu bitmez. Aziz Nesin’e uluslar arası bir toplantıda “Bu kadar mizahi konuyu nasıl buluyorsunuz?” diye sormuşlar, O da “İstanbul’da yaşıyorum” demiş.

Bunun yerine “Türkiye’de yaşıyorum” veya “haberlerini sürekli izliyorum” da diyebilirsiniz. Sonuçta İstanbul Türkiye’nin aynası sayılır.

Recep Tayyip Erdoğan “Millet Kıraathaneleri” açılacağından, ça-kahve-keklerin de parasız olacağından söz etti.

Halkımız kıraathanede oyun oynar ya da oyunsuz kıraathane olmaz. Oyunsuz başlasa bile kısa süre sonra genel istek üzerine kağıt ya da okey oynamak devreye girer.

Bu kıraathanelerde hangi oyunlar oynanacak?

Tipik kıraathane oyunu pişti’dir. İki kişiyle de dört kişiyle de oynanabilir.

King ve briç zor oyunlardır; iyi hafızanın yanı sıra ihtimal hesabı yapabilmeyi de içerirler.

Bunun dışında adını bilmediğim çok sayıda kağıt oyunu bulunuyor.

Ek olarak bu kıraathanelerde hangi tür iskambil kağıtları kullanılacak?

Üzerinde Apo’nun fotoğrafı olan kağıtlar kullanılırsa konu “terör örgütünü övmek” suçu kapsamına girer.

Sanık da kendisini “Bu kağıtların kullanılmayacağını bilmiyordum” diye savunabilir.

Bu nedenle söz konusu kıraathanelerde hangi tür oyun kağıtlarının kullanılacağının bir genelgeyle belirlenmesi yerinde olur.

Ek olarak biraz zor kağıt oyunlarında kullanılacak terminolojinin de belirlenmesi gerekir. Herkes kafasına göre terminoloji uydurmamalı, bu oyunlarda resmi olarak kullanılan terimlerle konuşmalıdır.

Briçte “iki sanzatu” yerine “iki Apo” denilemez mesela…

Kıraathane deyip geçmeyin, bu işin bir sürü kuralı var!

Çay ısmarlamanın da kuralları bulunmalı…

Kıraathaneyi çalıştıran kişi jargonu bilmeli…

“İki çay, yandan çarklı olsun” denildiği zaman bunun ne anlama geldiğini bilmeli…

Kesme şeker bardağın altındaki tabağın içine konuluyor…

“Çok şekerli bir kahve, Demirtaş gibi olsun!” denilemez mesela…

Demirtaş’ın çok şeker bir adam olduğu ifade edilerek acaba terör örgütü propagandası mı yapılmaktadır?

Aziz Nesin kısa yaşamadı, öldüğünde 80 yaşındaydı.

Yaşıyor olup da bu günleri görseydi her gün ortalama on mizah öyküsü yazardı.