Şuanda 93 konuk çevrimiçi
BugünBugün3275
DünDün3185
Bu haftaBu hafta22597
Bu ayBu ay28784
ToplamToplam5810375
Almanya'da müzik yasağı ve Grup Yorum PDF Yazdır e-Posta
İhsan Sağmen tarafından yazıldı   
Pazar, 30 Eylül 2018 20:05


Çok sevdiğim müzikleri yapan Grup Yorum, bir haftaya yakın Frankfurt şehir meydanı Römer’de yaptıkları eylemlerle dikkatleri üzerlerine çekmiş, kendilerine sahne vermek istemeyen şehir idaresini protesto etmeye başlamışlardı.

29.09.2018 de Rebstock parkında açık hava konserini izleyene kadar ne olduğunu anlayamamıştım. Saat on altıda başlaması gereken konser bir saat gecikme ile başladı ve diğer sanatçılarda önceden türkü ve şarkılarını söylediler.

Program başlarken alışıla gelmeyen biçimde mahkeme kararı okundu. Bunun böyle olmasını mahkeme başkanı istemiş. Konu; Grup Yorum, Terörü ve teröristi öven, ona sempati toplayan müzik içerikli olduğu, altı adet söylenmiş müzik CD’sinin ve söylenişinin yasaklandığı kararda bildirilmişdi. Almanca ve Türkçe okunma bittikten sonra, işin ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım.

Otuz sekiz yıldır Almanya’da yaşıyorum ve çalışıp vergimi ödüyorum. Ben ilk defa müzik yasağı gördüm ve duydum. Hem de yabancı ülke müzik grubunun parçaları yasaklanıyor. Türkiye’li müzik grubu, Alman mahkemelerinin neler yapabileceğini  ortaya çıkarmasaydı, biz de, bu tür yasak koyacak hukuk anlayışının, olabileceği yasa ve kanunların var olduğunu anlayamayacaktık.

Türkiye Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan’ın gelmesine tekabül eden böyle bir mahkeme kararının,  ne anlama gelebileceğini zannederim her okuyucu, rahatlıkla anlayabilecektir. Berlin, Köln gibi şehirlerde yapılan protestoların, aynı zaman diliminde gerçekleşen Grup Yorum konseri, planlı mı bilmiyorum. Ancak biz müzik keyfi için alana gittiğimizde polis güçleri eylem varmış gibi hazırlık yaptığını gördük.

Yüz polis minibüsü ve otosu, TOMA’sı ve yedek su tankeri dikkatimizi çekti. Toplamda 400 polis, İlk şaşkınlığı öyle yaşadık. Bizler, saldırılacak bir obje ve kitle gibi hissettik kendimizi. Belki bu durumu görüp geri gidenler olmuştur. Biz, biletimizi alarak girdik alana.

Polisler, kamera kayıtları ve alan dinlemesi ile telefon tespit araçları ile kayıtta idiler. O mevkide ne kadar telefon var ise kaydedilerek belki takibe alacaklar. Zaten tüm telefon konuşmaları dinleniyor. Buraya gelenler daha özel dikkate alınacak izlenimi verdiler.

Çoğu gelişmeleri bilen bir kalabalık, bizler durum nedir diye sorduğumuzda bizlere şaşkın şaşkın bakıp cevap verdiklerinde biz de şaşırdık. Bunlar aydan mı, Mars’tan mı geldi diye düşünmüşlerdir mutlaka.

Şunu belirtmek istiyorum, daha önceleri o kadar müzik ve tiyatro programına katıldım, en az Frankfurt’tan otuz kırk kişi tanıdık görürdüm, ama, bu konserde sadece iki kişi gördüm. Çok ilginç geldi bana.

İnsanlar müzik dinleyebilmeliler, tiyatro izleyebilmeliler, bunlar bireyin ve toplumun özgürlüğüdür. İster yerli ister yabancı olsun hiçbir müzik yasaklanmamalıdır. Sanata getirilen her yasak faşizme hizmet eder.

Neden korkuluyor acaba?

Alınan bu mahkeme kararıyla, eş karar gösterilip diğerleri de yasaklanabilir. Demokratik bir ülke olmak, demokrasiyi yaşamakla ters orantılı olan bu baskıcı kararlar bir yeni dönemin başlangıcı olmasın?

Bize, hem Türkiye’deki uygulamaları, hem de, İkinci dünya savaş Nazi dönemini çağrıştırıyor.

Grup Yorum susturulamaz.

Müziğe yasak getirilemez.