Şuanda 118 konuk çevrimiçi
BugünBugün1205
DünDün2014
Bu haftaBu hafta11108
Bu ayBu ay39017
ToplamToplam8551465
eylül çeteleri PDF Yazdır e-Posta
İbrahim Yalçın tarafından yazıldı   
Cuma, 23 Ekim 2009 19:57


 

 

Kendilere ''Acilciler'' örgüt üyesi(!) sıfatını yakıştıran, esasında Acilciler örgütü ile hiçbir ilişkileri bulunmayan ve kelimenin gerçek anlamıyla tam bir suç örgütü olduklarını ortaya çıkarttıgımız çete'nin feryatları devam ediyor. Suç örgütü çete'nin başı Mihrac Ural 'dır Ulaşabildigi tüm adreslere yazıyor, yalvarırcasına destek bekliyor. Bir kaç tane çapulcudan başka destekleyeni bulunmuyor.

 

M.Ural ve çetesinin işledigi cürümleri duymayan kalmadı. Bu düzenbazların siyasi hiçbir yönleri bulunmuyor. İşledikleri ve işlemeye devam ettikleri suçlarının mahiyeti tamamen kriminaldir. Adi suç mahiyetindedır. Olmayan bir örgüt isminin arkasına saklanarak bu isim altında ticari faaliyet yürüterek mal mülk ve sermaye birikimi yaratmak peşindedirler.Hayatında bir gün olsun çalışmamış olan çete reısının yazlık-kışlık evleri, iki çocugu ve karısının altında son model jipler ve tapulu arazılerinin kaynagı nedir? Bu kadar zenginligin altında bir damla alın teri varmı? Bu degirmenin suyu nereden geliyor? Kaynagı nedir? Hangi degerler üzerine yaratıldı bu servet? Bunlar yazıldıkca, kız kardeşi de dahil hep birlikte neden uluyorlar. Nasıl kazandılar bu serveti? Kimlerin kan parasıyla elde ettiler? Bunlar sorulmayacak mı? Siyasi bir örgüt içersinde böyle kepazelikler olur mu? Hangı siyasi hareketin yöneticisi böyle bir kepazelige muhatap olmuştur? Siyasi bir örgüt içersinde bu ve benzeri rezilliklere tahammül eden devrimci varmıdır? Karagümrük çetesinin reisi bile yer yer '' vatan-mıllet sakarya'' nutukları atarak memleket millet adına çalıştıgını(!) söylemiyor mu? Çakıcı aynı şeyi yapmıyor mu? Sedat Peker bunlardan farklı mı? Yakayı ele verdiklerinde ne diyorlar? Hep bir agızdan Milliyetci-muhafazakar ve vatansever olduklarını haykırmıyorlar mı? Atılan nutuklara bakarak mı karar verecegiz yoksa yaptıklarıyla mı degerlendirecegiz.Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı'ya ne diyecegız? Mihrac Ural'ın bunlardan farkı ne? Gerçekten de aralarındaki farkı nasıl tespit edecegiz? Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı kaç devrimciyı katletti? Kaç devrimcinin öldürülmesi için emir verdi? Kaç devrimciyi kaçırarak işkence etti? Kaç kişinin başına silah dayayarak borç seneti imzalattı? Ve kaç kişiyi kaybetti? Mihrac Ural'ın yaptıklayla bunlar arasında ne fark var? Mihrac Ural kaç devrimciyi öldürdü? Kaç tanesine ölüm tehditleri altında '' sadakat yeminleri'' ettirdi? Kaç kişyi kaçırdı? Kaç kişinin elinde parasını alarak kaybetti? Çatlı'lar, Sedat Peker'ler,Çakıcı'lar, Nuriş'ler bu pislikleri yaparken yanlarında kimler vardı? Arkalarındaki karanlık güçler kimdi? Kriminal suç örgütleri kendilerini nasıl isimlendirirse isimlendirsinler,hepsinin ortak özellıgı, bileşenlerinin tıpa tıp aynı olmasıdır. Cek-senet tahsilatcıları,kadın pazarlayıcılar,ihale yolsuzluklarının mudaimi sabıkalılar ve çogu zamanda ''ithalat-ihracat''işleriyle iştigal eden tüccar bozuntuları değil mi? Bunların hepsi üç aşagı beş yukarı ikiz kardeş gibi birbirlerine benzemezler mi? Mihrac Ural ile bunlar arasındaki farklılık nedir?Sırtlarını dayadıkları güç odakları farklı mı? Yöneldikleri ''hedef kitle'' farklı mi?Birilerinin sagcı,(!)milliyetci, digerinin solcu(!) devrimci oldugunu iddia etmesi ne kadar innadırıcı olabilir? İddıaları amaçlarını farklılaştırıyor mu? İzledikleri yol, uyguladıkları taktik ve varmak ıstedikleri hedefin farklı oldugunu kim söyleyebilir? Örnekledigim suç örgütlerinin çete reislerini karşılaştırın, besledikleri elemanların özelliklerini araştırınız fark olmadıgını göçreceksiniz.Çatlı'ların ve Çakıcı'ların ''Milliyetcilige söz söyletmem'' teranesiyle Mihrac Ural ve suç örgütü çetesi'nin ''Acilci'' söylemleri arasında şaşırtıcı bir benzerlik yokmudur? Peker'in,Nuriş kardeşlerin,Çatlı ve Çakıcıların ''milliyetci''yiz yollu söylemlerine kaç tane aklı başında milliyetci sahip çıkıyor? Mihrac Ural'ın Acilciyiz(!) sahtekarlıgına kaç tane Acilci ınanıyor ve sahipleniyor?

 

Bunlar 12 eylül çeteleridir. Ortak özellikleri eskiden siyasetin içersinde bulunmuş olmalarıdır. ''Vatanı kurtaramadık bari kendimizi kurtaralım'' diyenlerdir. Amaçları para, eylemleri kuralsızlık ve tüm degerlere ihanettir.12 eylül faşizmi'nin yol verdigi siyaset cambazlarıdırlar. Eylül öncesi Çeteleri'nin bile çignemek istemedikleri feodal ahlak kurallarını hiçe sayan ahlaksızlardır. Bunlar Kenan Evren çeteleridir. Eski dönem çeteleri dogrudan siyasetle ugraşmaz;Kumarhane işletir,sigara kaçakcılıgı vb şeylerle işlerini kotarmaya çalışırken,.eylül sonrası durum tamamen farklı bir zemine kaydırıldı.Kendiliginden degil, bilinçli bir planın parçası olarak kaydırıldı.Eskilerin yerini dolduran yeniler, siyasetin pezevenkleri oldular. Sag'dan yada sol'dan hiç farketmiyor. Söylemleri farklı olsada eylemlerı ikiz kardeş gibi birbirlerine benziyor.

 

Mihrac Ural ve Çetesi,yazdıgımız herşeyi inkar(!)ediyor. Akıllarınca ne yazdıysak tersyüz ederek bizlere saldırıyor. Bu taktikler bilinmektedir.Suçları sabittir. ''Demokrasinin beşigi'' Anavatan Suriye'de olmalarına ragmen zifiri karanlıgın ortasında kaldılar. Diken üstünde duruyorlar ve ürkek bir tilki duyarlılıgında tetikte bekliyorlar. Her sese kulak kabartıyorlar ve sesin geldigi yöne dönerek topluca uluyorlar. Tüm suç örgütlerinde oldugu gibi,Mihrac Ural suc örgütü üyeleride birbirlerine karşı tam bir güvensizlik içersindeler ve herbiri digerinin açıgını kolluyor, birbirleri aleyhinde not tutuyorlar. ''..ben bunu bir köşeye yazdım yavrum...'' diye herbiri digerine diş biliyor.Dogaldır. Bütün çetelerin kendilerine has korunma yöntemleri mutlaka bulunuyor. Mihraç çetesinin de böyle bir yöntemi oldugu anlaşılıyor. Şu an itibarıyla bizi ilgilendirmiyor. Bekleyecegiz... Birbirlerine düştükleri zaman, söylediklerimizin ne kadar haklı oldugunu hep birlikte görecegiz.Bunları yeni yaşamıyoruz. 1982 ayrılıgında yaşadık.1987 ayrılıgında tekrar yaşadık. Her iki ayrılıkta da, ayrılıgın başını çekenlere nasıl saldırıldıgını/ saldırtıldıgını gördük. Sonra ne oldu peki? Küfredenlerin özür dilediklerni,küfrettirenlere tavır aldıklarını yaşamadık mı?

 

THKP-C Acilciler örgütümüz kurumsal olarak tarihsel misyonunu çoktan tamamlamıştır. Acilciler örgütü yoktur. Acilciler vardır. Acilciler'in ismini kullanarak ''örgüt'' olduklarını idda eden 7-8 kişilik soytarı sürüsünden teşekkül ''suc örgütü''nün Acilcilerle hiçbir ilişkisi yoktur. Acilciler,kendi içlerinden çıkan ''suç örgütü''nün işledigi ''cürüm''leri yazıyor. İhaneti sabit olanları kusmak için yazıyor. Kusmak ve tarihini temizlemek için yazıyor. Acilciler'in tarihi Acilciler tarafından yazılır, suç örgütünün işledigi adli ''vaka''larla Acilcilerin hiçbir ortaklıgı bulunmuyor. Söyledigimiz herşeyin altında imzamız var. Sabit delilleri ve yaşayan yüzlerce tanıgı var. M.Ural adlı çete başı'nın el yazısı belgeleri elimizde.

''…...kervan yürüyor''...

Son Güncelleme: Cuma, 23 Ekim 2009 20:01