Şuanda 68 konuk çevrimiçi
BugünBugün3903
DünDün3647
Bu haftaBu hafta13999
Bu ayBu ay17313
ToplamToplam6886777
On oku, bir yaz, ya sonra... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Salı, 19 Kasım 2019 20:37


Bu kadar okursanız çok kitap almak zorunda kalırsınız ve benim gibi kredi borçlarından kurtulamazsınız. Sözüm ona pek kitap almayacaktım ama bu yılki Frankfurt Kitap Fuarı’nda yine 300 Avroluk kitap ısmarladım. Yayınevi sahibi olduğum için kitapları indirimli alıyorum, piyasada bu kitapların değeri 500 Avro kadardır. Bunların dışında kitapçılardan aldıklarım da oldu ama fazla değil. Ekonomik durum bir ara iyice kötüleştiğinde kitapçıya gitmeye çekiniyordum. Yine dayanamayacağım ve borç yine azalmayacak…

Bir de Almanya’da yayınevleri bazı kitapların özel baskısını yaparlar. Mesela Estetik – Temel Kavramlar, 7 cilt, yaklaşık 5000 sayfa. 120 Avro idi, bedava gibi bir şey, hemen aldım tabii. Bu yıl fuarda Georg Simmel’in bütün eserlerini ısmarlamamak için kendimi zor tuttum. İki önemli kitabı biner sayfalık Paranın Felsefesi ile Sosyoloji var zaten ama 24 ciltlik toplu eserleri 298 Avro ve ben bunu 180’e alırım. “O iki kitabı okuyup bitir, sana yeter” diye söylenip durdum ve sonunda almadım. İyi yaptım!

Eskiden durum daha kötüydü çünkü üniversite kütüphanesi ödünç kitap vermiyordu, sonra değişti, artık veriyor. Kütüphanelerden çok sayıda kitabı bulmak mümkün oluyor, en yenileri değil tabii, onlar birkaç ay sonra geliyor ama çok zengin kütüphaneler.

Okumayı planladığım kitapları biraz azaltayım doğru doğa bilimleri kütüphanesine gideceğim. Teorik fizik ve felsefesi üzerine ne ararsan var. Edebiyat bir, fizik-kimya ikincisi, bende tam karşılanmamış istekler olarak kaldı.

Türkçe çok okumadığımı söyleyebilirim, esas olarak Almanca ardından İngilizce. Birkaç ay önce epeyce Türkçe pdf kitap buldum ve indirdim. İlgilendiğim kitapları tabii yoksa ilginiz bulunmayan konuda kitap –digital veya değil- almanın ya da indirmenin anlamı bulunmuyor. Hobsbawm’ın Türkçede çıkan bütün kitaplarını bulmam iyi oldu, ardından Cogito’nun birçok sayısını buldum ve çok sayıda edebiyat kitabı da indirdim. Bunları ne zaman okurum bilemiyorum, hele de Marcel Proust’un kitaplarını (toplam on ciltti galiba). İsimleri benim için bir şey ifade etmeyenleri bıraktım tabii… Şimdi ya da daha sonra okunacak kitaplar toplanıyor, kitap çöplüğü kurulmuyor.

On oku, bir yaz, sonrasında borç birikiyor ama ne yapayım yani olsun…

Para biriktirip de ev alacak değilim ya!

Bugün 20. kitabım –TDAS’ın Tarihi- matbaadan çıkmış…

Haftaya da üniversitede açık bir seminer var: Çin’de değişim. Konuşmacı profesör Çin’de Çin Komünist Partisi Tarihi bölümünü bitirmiş; üniversitede böyle bir bölüm de varmış yani… Umarım Almanca ya da İngilizce referanslar da verir, Çincesini vermez…