Şuanda 26 konuk çevrimiçi
BugünBugün149
DünDün2264
Bu haftaBu hafta5560
Bu ayBu ay5560
ToplamToplam7410396
Maske yardımı ve vize beklentisi PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 06 Mayıs 2020 07:34


Türkiye son rakama göre 17 ülkeye maske yardımı yapmış. Bunların arasında ABD ve İngiltere’nin yanı sıra korona virüsüne karşı mücadelede kalabalık ülkeler arasında önde gelen başarıya sahip olan Almanya da bulunuyor. Diğer yandan Türkiye’de yeterli maske bulunmadığından söz ediliyor, olanlar da karşılıksız değil parayla edinilebiliyor.

Cumhurbaşkanı adına gönderilen maske yardımlarında –doğal olarak- hesap bulunuyor. ABD ile hesap, ilişkileri düzeltme hedefidir. ABD, S-400 alımından vazgeçilmezse F-35 savaş uçaklarını vermiyor. Ek olarak Suriye’nin kuzeyinde YPG ile ABD birlikte hareket ediyor ve bu da Türk ordusunun yeni saldırı imkanını ortadan kaldırıyor.

Virüs nedeniyle yüksek ölü sayısına sahip ABD için bu maske yardımının “yok hükmünde” olduğunu görmek için fazla beklemek gerekmeyecek. Yardıma teşekkür ettiler, edebilirler ama buradan hareketle F-35 ve YPG konusunda farklı tutum alacakları söylenemez. Bu konular silahlanma, yüksek hacimli ticaret ve uluslararası politika sorunlarıdır; maske vermekle de değişmezler.

Almanya’da Dışişleri Bakanlığı maske yardımı konusunda yorum yapmadı, anlaşılan gereksiz buldu. Bırakalım bakanlıkları Almanya halkı da Türkiye’deki gelişmeleri yakından izliyor, gazeteler bu konuda haberlerle dolu, televizyon haberlerinde de sürekli olarak yer alıyor. İstenilmeden yapılan maske yardımına gülüp geçilmedi bile… Korona virüsüyle mücadelede Türkiye Almanya’nın gerisinde bulunuyor. Şu veya bu örgütün ne açıklama yaptığı da kimsenin umurunda değil çünkü başarı –manipüle edilmemiş- rakamlarla ölçülür ve bunlar da ortada ise, isteyen istediğini konuşabilir, durum değişmez.

Yeşiller’den Cem Özdemir maske yardımının “PR çalışması” (public relations) olduğundan söz etti. Boşuna bir çalışma… Almanya’da halkın (hükümetin değil) dünya ülkelerinde hiç sevmediği iki yönetici vardır: Trump ve Erdoğan ve istenmeden yapılan maske yardımıyla bunun değişmesi mümkün değildir.

AKP’nin beklentisi nedir?

Bir süre sonra “vizeyi kaldırın” talebinin yenilenmesini beklemek gerekir. Hatırlanacağı gibi hükümet bir ara “vizeyi kaldırmazsanız mültecileri Avrupa Birliği’ne göndeririz” tehdidine başvurmuştu ama sonuç alamadı. Trakya’da kara yoluyla Yunanistan’a mülteci geçiremiyorlar. Sınırda bekleyenlere dikenli telleri kesmeleri için makas bile dağıttılar ama sınırın diğer tarafında sıkı önlem var, tek tük geçen olabilir ama fazlası olmuyor. Deniz yolu ise hem tehlikeli ve hem de eskisi kadar kolay değil. Bu yolla Yunanistan adalarına geçebilenler de buradan ana karaya gidemiyorlar, yaşama şartlarının çok kötü olduğu kamplarda kalıyorlar. Yunanistan Türkiye’den mülteci akınını azaltmak için kamplardaki durumu sürdürüyor. Verilen mesaj, “hayatınızı tehlikeye atarak daha kötü şartlarda yaşamaya geliyorsunuz”dur.

Krona krizi ardından Almanya, AB içinde neredeyse tek kaldı. Nüfusu fazla ülkelerden İngiltere (ölü sayısı çok yüksek) Birlik’ten ayrıldı, Fransa’da ekonomi özellikle sarsıldı (bu ülkede de ölü sayısı yüksek), İtalya’dan hiç söz etmeyelim. Daha önce de Almanya’nın kesinlikle reddettiği bir gelişme Birlik içinde gerçekleşemezdi, şimdi daha fazla böyledir. Almanya yönetimi de –bu konuda partiler arasında fikir birliği bulunuyor- TC vatandaşlarına genel vize serbestliğini duymak bile istememektedir.

Maske yardımı bu anlamda anlamsız bir PR çalışmasıdır, Almanya’nın vize konusundaki tutumunu değiştirmesi beklenemez. Bunun dışında Türkiye ile Almanya arasında yoğun ticaret vardır, Almanya şirketlerinin ülkede önemli yatırımları vardır ve bu durum sürecektir.

 

Bir süre sonra “nankör bunlar; yardım ettik ve işte böyle teşekkür ediyorlar” söylemini duyarsak şaşmayalım.