Şuanda 26 konuk çevrimiçi
BugünBugün337
DünDün1814
Bu haftaBu hafta11112
Bu ayBu ay7822
ToplamToplam7931600
Bayern kazandı; Fransa, Katar ve Türkiye kaybetti PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 23 Ağustos 2020 22:37


UEFA Şampiyonlar Ligi final maçını Bayern München kazandı ve kupayı aldı, Paris Saint Germain (PSG) ise kaybetti.

Bunun Türkiye ile ne ilgisi var derseniz, şöyle:

PSG tümüyle Katar tarafından satın alınmış bir takımdır ya da bir Fransız takımıdır ve Fransa liginde oynar ama Katar’ın malıdır.

Katar da Körfez’de Türkiye’nin önemli müttefikidir ve bu ülkede Türkiye’nin önemli bir üssü bulunmakta, Katar’ı arasının açık olduğu Suudi Arabistan’a karşı korumaktadır. Katar aynı zamanda Türkiye’ye para akıtan bir ülkedir; arazi, otel, motel çok sayıda yeri satın almaktadır.

Hatta bu yıl şampiyon olan Başakşehir’in de Katar’a satılabileceği konuşuluyordu.

Kupayı PSG kazansaydı hem bir Fransız takımı ve hem de bu takımın sahibi Katar kazanmış olacaktı. Dolayısıyla yakın müttefik Türkiye de kazanmış olacaktı ama olmadı.

Bazı arkadaşlar emperyalist ülkeleri yüz yıl öncesine göre düşündükleri için bu ülkelere giren yoğun yabancı sermayeyi dikkate almıyorlar. PSG’nin sahibi olan Katar güncel olarak öne çıkan çok sayıda örnekten birisidir. İleride Başakşehir’i de alırsa bunda şaşılacak bir şey olmaz, normal bir işlemdir. Buradan hareketle “memleketi satıyorlar” diye sızlanmak ise anlamsızdır. Çok sayıda ülkede yabancılar futbol takımlarını, geniş arazileri, otelleri vb. satın alıyor. Fransa ve Almanya’da böyledir, ABD’de fazlasıyla böyledir.

ABD devlet tahvillerine en fazla para yatıran iki ülke Çin ve Suudi Arabistan’dır. Bir ülkenin devlet tahvilini almak, o ülkeye kredi vermek demektir. Dünyanın en büyük askeri gücü olan ABD aynı zamanda dünyanın en borçlu ülkesidir. O kadar ki, borcu hesaplamak hayli zordur.

Olacak şey değildir ama olduğunu varsayalım: ABD dışındaki bütün Dolarları toplayıp ABD Merkez Bankası’na gidelim ve bu Dolarlar karşılığında bize Avro ya da altın vermesini isteyelim. Bize hem gülerler hem de kovarlar çünkü istediğimiz mümkün değildir. Dünya piyasasına sürülen ABD Dolarının karşılığı yoktur ve bu yıllardan beri böyledir. Nedeni ise Dolar’ın dünya parası olmasıdır. Dolar bu konumunu sürdürdükçe kimse de ABD’den yüksek miktarda Dolar karşılığında altın ya da Avro istemez.

ABD bu nedenle dünya ticaretindeki önemli işlemlerin başka para birimiyle görülmesine karşı hassastır, bunun mümkün olduğu kadar engellemeye çalışır. İran bu nedenle bir dönem petrol ticaretinin Dolar üzerinden yapılmamasını istemişti ama başarılı olamadı.

Yeniden başa dönersek; eğer PSG kupayı kazansaydı, bunu Katar da kazanmış olacaktı, Katar’ın en önemli müttefiki de Türkiye’dir.

Fransa devlet Başkanı Macron bunu bilmesine rağmen sevinecekti. Katar’ın malı olan bir Fransız takımı önemli bir kupa kazanmıştır.

Katar’ın mülkiyetindeki Fransız takımı ibaresi garip gelebilir ama gerçek böyledir.

 

Tek örnek de sayılmaz.