Şuanda 41 konuk çevrimiçi
BugünBugün918
DünDün1814
Bu haftaBu hafta11693
Bu ayBu ay8403
ToplamToplam7932181
Kafkasya; bu iş çığırından çıkmış... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cuma, 13 Kasım 2020 17:09


Ermenistan’ın toprak kaybını şimdilik onaylayan ateşkese razı olması başbakana karşı büyük tepki doğurmuş. Benzeri Azerbaycan’da da olmuştu. Hükümet Ermenistan karşısında beklenildiği kadar aktif davranmadığında Bakü’de gösteriler başlıyordu. Görünen odur ki, yıllardır yapılan şovenist propaganda sonucu hem Ermeni hem de Azerbaycan halkı uzlaşmaya karşıdır. Devletleri yönetenlerin uzlaşma istemeleri durumunda bile bunu gerçekleştirebilmeleri kolay değildir.

Otuz yıllık geçmişi olan Azerbaycan-Ermenistan savaşında eskiden olduğu gibi geçici ateşkes sağlandı. Bu barış geçicidir. Bu geçiciliğin geçmiştekilerden önemli farkı ise, güçler dengesinin Azerbaycan’ın lehine olmasıdır. Ermenistan sadece Azerbaycan ile değil Türkiye ile de savaştı ve kaçınılmaz olarak kaybetti. Karşısında sadece Azerbaycan olsaydı ağır yenilgiye uğramayabilir, en azından toprak kaybı daha az olabilirdi. Ermenistan hükümeti inanılmaz bir şekilde acemice davrandı ve bütün umudunu Rusya’nın müdahalesine bağladı. Rusya karışmayınca da kaçınılmaz olarak kaybetti.

Ermenistan’ın kabul etmek zorunda kaldığı geçici barışa tepki gösterilmesi anlamsızdır çünkü savaşın sürmesi durumunda yenilgi daha da ağır olacaktı. Ermenistan’ın Azerbaycan-Türkiye ikilisine karşı kazanma şansı yoktur.

Ermenistan, Rusya ile Türkiye gibi iki önemli gücün arasındaki küçük bir ülkedir. Bu ülkeyi yönetenlerin birinci işi bu iki önemli güç arasındaki ilişkinin gelişmesine dikkat etmek olmalıydı. Beş yıl kadar önce Rusya’nın Türkiye’nin Kafkaslardaki askeri faaliyetine açıkça karşı çıkması beklenebilirdi ama bu durum geçmişte kaldı. Anlaşılan odur ki, Ermenistan yönetimi Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşmaya, Suriye’de yakın işbirliğine, Afrin ve İdlib’in Rusya’nın hava sahasını açmasıyla Türkiye’nin eline geçtiğine dikkat etmemiş.

Rusya ile Türkiye arasındaki doğal gaz boru hatları projesinin gelişmesine, Akkuyu nükleer santralı yapımına, S-400 alımına da dikkat etmemiş.

YPG de bu ilişkideki değişime dikkat etmediği için Türkiye Suriye’ye giremez sanıyordu, Rusya’nın izin vermeyeceğini düşünüyordu ama beklediği gibi olmadı.

Anlaşıldığı kadarıyla ABD ve Fransa’daki Ermeni diyasporasına da fazla güvendiler. Bunların gücü önemlidir ama abartılmamaları şartıyla…

Türkiye ile Azerbaycan Rusya ile anlaşarak savaşa hazırlandılar. Savaşın başlamasının ABD’deki başkanlık seçimine yakın zamana rastlamasına dikkat ettiler.

Savaş başladı ve sonuç baştan belliydi.

Bizdeki bazı solcular gibi Ermenistan hükümeti de Türkiye’nin Rusya ile anlaşmadan Kafkasya’da savaşa aktif müdahale etmeyeceğini düşünemedi.

Savaş şimdilik sona erdi ve Türkiye Azerbaycan’a iyice yerleşti. Azerbaycan ordusunu çok sayıda silah ve askerle takviye etti. Bunların ülkeden önemli oranda çıkmaları mümkün değildir. En kötü durumda bile yapılacak açıklama bellidir: Azerbaycan’da askerimiz bulunmuyor!

Geçici barış ne zaman yeniden savaşa dönüşür, bilinmez. Anlaşma ancak karşılıklı ödün vermekle mümkündür ve bunu da ülkelerin halklarına anlatmak mümkün değildir ya da çok zordur. Yıllardır sürdürülen karşılıklı şovenist propaganda sonunda çıkışsız bir durum yaratmıştır.