Şuanda 36 konuk çevrimiçi
Venezuela'da uzun ikili iktidar PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazartesi, 07 Aralık 2020 19:03


Venezuela’da Devlet Başkanı Maduro ve müttefiklerinden oluşan koalisyon Ulusal Meclis seçimini kazandı. Oy oranları şimdiki duruma göre yüzde 67, oyların yüzde 80’i sayılmış durumda ve bu rakam ne kadar değişecek olsa da kazanmış durumdalar.

Ulusal Meclis muhalefet tarafından kontrol edilen tek kurumdu ve bu sonuçla onu da kaybetmiş bulunuyorlar.

Seçime katılma oranı, Almanya haberlerine göre yüzde 31 gibi düşük bir rakam. Muhalefet seçimi boykot etmişti. Ne yapmış olurlarsa olsunlar, sonuçta kaybettiler. Bolivya örneğinde de görüldüğü gibi bunlar ancak kazandıkları seçimi kabul ederler, kaybetmişlerse mutlaka gerekçe bulurlar.

Bir şey olmamışsa bile mutlaka bir şey olmuştur, sözünü biliyorsunuz.

Venezuela’da Chavez ve Maduro döneminde ABD’nin sıkı ekonomik ambargosuna rağmen önemli değişiklikler yaşandı. Petrol zengini ülkenin gelirinin bir bölümüyle yoksul halkın geçim düzeyi yükseltildi, Küba’nın gönderdiği çok sayıda öğretmenle okuma-yazma kursları açıldı, sağlık hizmetleri yaygınlaştırıldı.

Venezuela ABD’nin ekonomik ambargosu sonucu ekonomik krize girmeden önce Küba’ya yüksek miktarda ucuz akaryakıt verdi, Bolivya ve Nikaragua’daki yönetimleri ekonomik olarak destekledi.

Ciddi hataları da oldu ve bunların başında ülke gelirinin tek ürüne (petrol) bağlı olmasıdır. Ambargo olmadan, petrol geliri yüksek iken, farklı sanayilerin kuruluşuna yönelebilirlerdi, yapmadılar ya da yeterince yapmadılar.

Venezuela’da yapılan ve yapılmayanları belirtirken bu ülkedeki farklı durumu gözden kaçırmamak gerekiyor. Bu ülkede uzun ikili iktidar yaşanıyor. Burjuvazi mülksüzleştirilmemiş durumda. Bir taraf bunu yapabilecek güçte değilken, diğer taraf da Chavez ve Maduro dönemindeki halk yararına değişimleri engelleyebilecek durumda değildir. Bu ikili iktidar biraz o tarafa biraz bu tarafa meylederek yıllardan beri sürmektedir.

Chavez birkaç seçim kazanarak iktidara geldi ve orada kalabildi. Benzeri Maduro ve müttefikleri için de geçerlidir. Venezuela burjuvazisi ABD tarafından her yöntemle destekleniyor ama seçim kazanamıyorlar. Seçimi kazanmış olmak Chavez, Maduro ve Bolivya’da Moreles için güçlü bir yasallık kaynağı oluyor.

ABD yıllardan beri –mesela Küba’da- tek parti iktidarını eleştirir ve seçime çok partinin katılmasının demokrasinin gereği olduğunu savunurdu. Venezuela ve Bolivya’da seçime çok parti katılıyor ama bunlar kaybettikleri seçimi tanımıyorlar. Yıllardan beri savundukları ve “demokrasinin gereği” gördükleri çok partinin katıldığı seçimi kaybediyorlar, kendi gerekçeleriyle vuruluyorlar.

Eskiden uzun süren ikili iktidar halk savaşlarında görülürdü. Mesela Çin’de bazı bölgelerde kızıl politik iktidar kurulur, ülkenin kalanı ise feodallerin ve işgalci gücün (Japonya) denetiminde olurdu. Kentlerde emperyalist denetim birkaç ülke tarafından sağlanıyordu. Bu ikili iktidar yıllarca sürebilirdi.

Benzer bir durum kısa süreli olarak Küba’da yaşandı. Sierra Maestra’da devrimci iktidar, ülkenin kalanında Batista’nın egemenliği vardı ve iki yıl içinde devrimci iktidar diğerini yok etti.

Venezuela ve Bolivya’da böyle bir durum bulunmuyor. İki taraf da yıllardan beri geçerli olan seçimlere katılmak ve sonuçlarını kabullenmek zorundadır. Bolivya’da kaybeden taraf sonucu tanımayabiliyor, yeniden seçim yapılıyor ve yeniden kaybediyorlar.

Venezuala ve Bolivya’da önemli devletleştirmeler yapıldı ama sonuna kadar gidilemedi çünkü güçler dengesi bu kadarına izin vermektedir. İkili iktidar altında mücadele yıllardan beri sürmektedir ve görüldüğü kadarıyla daha da sürecektir.

 

Bu ülkelerde ne yapılıp ne yapılmadığını değerlendirirken halk savaşının yaşanmadığı bir ülkede uzun süren ikili iktidar durumunu unutmamak gerekir.