Şuanda 27 konuk çevrimiçi
BugünBugün2382
DünDün2097
Bu haftaBu hafta8465
Bu ayBu ay53008
ToplamToplam8238162
Alevilik'te cenaze erkanı PDF Yazdır e-Posta
İrfan Dayıoğlu tarafından yazıldı   
Pazar, 03 Ocak 2021 13:26


 

İrfan Dayıoğlu (Derleyen, yorumlayan)

 


Günümüzde Aleviliğin özgün içeriği,egemen devletlerin bilinçli asimilasyon politikasıyla İslam’dan öylesine etkilenmiştir ki,  yüz yıllardır Alevi edep ve erkanlarına göre yapılan cenaze törenleri, tamamen arapça okunan dualarla, çekilen tekbirlerle bu yüce inancın o güzelim özü  tersine çevrilmiştir.

Son olarak Engin Nurşani’nin cenazesinde görüldüğü gibi, kendisine Alevi dedesi diyen, özünde  cami hocası olan bir düşkün tarafından Cenaze’de deyiş okuyan Alevi ozanlarımıza hakaret edilmiş ve Cenaze İslami şeriatı usulüne göre yapılan törenin ardından defnedilmiştir. Artık Buna dur denilmeli!

Aleviler yüzyıllardır dinsel ritüellerini hep gizli yapmışlardır. Yaşadıkları coğrafyada Her taraftan İslam şeriatıyla kuşatılmış olduklarından ve iktidarlar tarafından baskı altında yaşadıklarından bir türlü korku çemberini kırıp kendi inanç ve ibadetlerinin gereği olan geleneklerini özgürce yaşamamışlardır.


Bu durum günümüzde Alevi örgütleri sayesinde biraz kırıldıysa da, ne yazık ki halen Alevilerin büyük bir kısmı inanç ritüellerini gizli yapmaktadırlar.


Alevi örgütlenmeleri bunun için vardır. İnanç örgütlenmeleri bunun için oluştu. Federasyonlar ve Konfederasyonlar bunun için kuruldu. Örgütlü Aleviler kendi inanç geleneklerinin özünü yaşatmak için vardırlar.
Hakka yürüyen bir can için erkan töreni yapılırken törene katılan insanlar bir haz duymalı. Gönülden duymalı, ruhen doymalı ve yapılan tören alanından içi sevgi ve muhabbet ile dolu olarak ayrılmalı, cenaze merasimi esnasında yapılan konuşmalar ve anlatılanlar her seferinde törene katılan gençler için bir eğitim alanı gibi olmalı.
Alevilerde cenaze erkanını Pir yönetir. Eğer pir yoksa bu işi bilen bir kişi de erkanı yürütebilir. Pir yok diye tanımadığımız, hacı, hocalara meydanı bırakmamalıyız.

ALEVİLİKTE CENAZE TÖRENİ

Alevi inancında ölüm yoktur, çünkü can ölmez ölen tendir. O can için Hakka yürüdü yada don değiştirdi denir.Hakka yürüyen can Hakktan gelmiş tekrar Hakka dönmüştür. Hakkla bir olmuştur. Hakkla bir olma, insanın varolan dünyaya gelip giderek Kamil İnsan olana kadar süren devirdir.  

Alevi inancında ışıkla başlayan varoluş dünyada tüm nesnelerin oluşumuyla insanda birleşir. “Ne varsa alemde o vardır ademde” özdeyişinde olduğu gibi insan küçük bir evrendir. Büyük evren ise Tanrıdır, Hakktır. İnsan varolduğu dünya da bilinçlenerek tekrar Hakka döner. İlk oluşumda insan hamdır. Dünyaya tekrar tekrar gelerek olgunlaşır, Kamil insan olur ve kendi varlığından geçerek var olanda, kendi varlığını bulur, bu sayede tanrısal güce ulaşır, Hakkın özünde sır olur. Kısacası yine aslına başlangıç noktasına döner.  

CENAZE TÖRENİ

Can Hakka yürüdükten sonra bilen bir kişi canın göz kapakları açıksa kapatır ve sağ elini göğsünün üstüne kor üzerine beyaz bir örtü ile kapatır. Cana son görevin yapılacağı yere nakli için hazırlık yapılır. Bu yer günümüzde Cemevleridir.  

CENAZE YIKAMA İŞLEMİ

Can cemevinde yıkama bölümüne alınır ve yıkanmak için hazırlanır. Cenaze yıkanmaya başlamadan önce tüm görevliler Hakka yürüyen canın etrafına toplanır. Sırası ile aşağıdaki işlemler takip edilir.  

1.Yıkama işlemi başlamadan önce görev bölümü yapılır. Sonra aşağıdaki gülbenk okunur.  

“Bismi Şah Ya Hakk! Ey dost, varolduğun bu dünyada cümle hizmetlerin kabul ola. Yüzün ak, isteğin Hakk ola, Muradın hasıl, meydanın açık ola. Hızır yoldaşın, Hünkar pirin, Hakk mürşidin ola. Bizler seni bu yolculuğuna hazırlayacağız. Hakk hizmetimizi Kabul ede. Gerçeklerin demine Hüü.”  

2.Candan helallık (izin )almak için aşağıdaki gülbenk okunur;  

“Sevgili Can El aldık yolumuzdan. Gönül aldık izin aldık yakınlarınızdan. Hakka ulaşmak için başlayan bu yürüyüşünde Sana hizmet etmekle görevlendirildik. Senden, sana vereceğimiz bu hizmet için İzin istiyoruz ya can. Biz burada bulanan tüm hizmetliler, Gönülden ikrar verdik bu hizmeti yapmaya , Hakk kabul ede Pir kabul ede.”  

3.Beden yıkanırken okunacak gülbenk:  

“Bismi Şah Ya Hakk Döküyoruz bu suyu, Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin hakkı için. Döküyoruz bu suyu Ondört Masum Pakların Onyedi Kemerbestlerin, Kırkların hakkı için. Ya Hakk, senden gelen ve yeniden sana dönen bu canımızın ruhunu sular kadar berrak, sular kadar engin eyle. Bu hizmetimizi bu can adına kabul eyle ya Pir.”  

4.Yıkama işlemi bittikten sonra ailesi son defa yüzünü görüp üç tas su döker ve helallık alır.”Bismi Şah Ya Hakk Hakkımı helal ediyorum, kabul et ey can. Gerçek erenler demine hü…”  

5.Ailesi ile helallıkları alındıktan sonra görevliler cana ailesinin isteğine göre ya temiz bir elbisesini yada beyaz bezden Hakk gömleğini giydirirler ve tabuta yerleştirirler.  

Tabut kapatılmadan önce söylenecek gülbenk;  

“Bismi Şah Ya Hakk, Can canımızdan koptu geliyor, Bilcümle evliyalar, embiyalar meclisinde Kabul görsün. Ellerimizi açtık Haktan ve halktan yana, yıkadık canımızı gönül suyumuzla. O, ki yıkayıp giydirdik can libasını, Öyle yaptık yolumuz uyarınca; kabul olsun hizmetlerimiz, Hakka dönen canımızı ceminize alın Anadolu erenleri. Canımızı size yolluyoruz yolumuzun pirleri. Dergahına Kabul eyle Ya düzgün baba,  Deyişlerin canla olsun ya Pir Sultan. Dost kapını aç ya Abdal Musa. Canı dost Kabul eyle ya Hızır İlyas. Biz ona hakkımızı helal ettik ya Hakk. Kendisi hazır Hakk yoluna, Gönüllerimiz onunla ola. Dil bizden Nefes Pirlerimizden ola. Gerçek erenler demine hü…”  

CEMEVİNDE YAPILACAK TÖREN VE GÜLBEKLERi

Cenaze töreni sorumlusu cenazenin kaldırılacağı yeri tören için hazırlar.

Cenaze töreninin yapıldığı yerin bir köşesi çiçeklerle süslenerek, mumlar yakılır ve kişinin varsa bir fotoğrafı konulur. Cenazeye gelen ozanlarımız Bağlama eşliğinde, Alevilerin telli kuran dedikleri sazı ile kişinin sağlığında sevdiği ve dinlediği deyişler  söyler,Semah yürünür.

Hakk’a yürüyen can’ın en yakın arkadaşları ve dostları onunla ilgili kısa konuşmalar yaparlar.
Sonra da Pir veya onun yerine duayı okuyan kişi kimse, hakka yürüyen canın yaşamını kısaca anlatarak orada hazır bulunan canları saygı duruşuna davet ederek helallık ister. Alevilerde en makbul dua en kısa duadır. Eğer Alevi cenaze erkanlarını inancımızın özü gereği yaşatmazsak İnancımız çok kısa süre sonra, yakın gelecekte İslam’ın yoğun propaganda ve asimilasyonu karşısında yapa yalnız kalarak eriyip bitme durumuyla karşı karşıya kalır.


Alevi Cenaze Erkanın da Pir Cemaetten helallik aldıktan sonra şöyle seslenir;  hazırda bulunan değerli canlar “İnanç ve ibadetimizde Kıble ve Kabemiz İnsandır. Biz yönümüzü ve yüzümüzü insana döndermişiz. Sizin yönünüz bana,benim yüzüm se size dönüktür. Kıblemiz birbirine bakan yüzlerimizdir.  benimse kıblem sizsiniz“ dedikten sonra sağ elini sol göğsünün üstüne koyarak : “Bismişah/ Hallah Hallah” deyip gülbengine başlar : “Ey Hakk senden geldik yine sana döneriz. Cümle canlar nihayetinde sana döneceklerdir. Yönünü sana dönmüş, sana gelen bu canın kusurlarını bağışla ruhunu şad eyle.“

Tören sorumlusu inanç boyutunun yerine getirilmesi için inanç görevlisini meydana davet eder.  

İnanç görevlisi ailesini ve yakın dostlarını tabutun başına davet eder.  

Hakka yürüyen cannın etrafina başta ailesi olmak üzere halka olunur. Ayak kısmı açık bırakılır. Dede Hakka yürüyen canın baş kısmının sağ tarafına geçer. Diğer canlar halkanın etrafında yer alırlar. Önde bulunan canlar sağ ellerini tabutun üstüne koyarlar.Daha dışta kalan canlar hakka yürüyen candan tarafa dönerler ve gülbengin bitimine kadar sessiz kalırlar.  

İnanç görevlisi aşağıdaki gülbenkleri okur.

GÜLBENK 1

Helallik alma; “Ey canlar Hakk'ı hakikati özünde gören, bu yüzden En-el Hak diyen, 72 millete bir nazarla bakıp, eline, beline, diline sahip olmayı kendisine ilke edinen, dini sevgi, kabesi insan, kitabı bilim olan bir inancın mensuplarıyız. Bizim inancımızda ölüm yoktur, don değiştirme vardır, giden her can bir başka bedende yeniden aramızda olacağına inanırız.  ……………. canımız Hakk’a yürüdü. Yürüyüşü mübarek olsun. Bu canı nasıl bilirdiniz? (Bu cümle 3 kez tekrarlanacak ve yanıt (Hakk Eyvallah olacak) Bu can . . . . .bizim içimizde yiyip içti, bizlerle yaşadı. Belki de hak yedi, haksızlık etti şimdi Hakka yürüdü,. Bu can üzerinde maddi, manevi hakkınız olabilir, hakkınız varsa helal ediyormusunuz? (Bu cümle 3 kez tekrarlanacak) Hakkımız varsa helal ediyoruz diyen canlardan Hakk razı olsun.

GÜLBENK 2: “Bismi Şah, Ya Hakk,Can canımızdan koptu geliyor, Bilcümle evliyalar, enbiyalar meclisinde Kabul görsün. Ellerimizi açtık halktan ve Haktan yana. Doğum ve ölümü kardeş bildik. O nedenle suyunu döktük bedene,yıkadık canımızı gönül suyumuzla. O ki yıkayıp giydirdik can libasını. Yolcu ediyoruz son gideceği mekana. O mekan insanlık, o mekan canların kalbidir. Toprağı bol olsun, Hizmetleri belleğimizde kalsın. Cemali aramızdan hiç ayrılmasın. Dil bizden olsun, nutuk Hz. Pirden, Hü diyelim gerçek Erenler demine hü.”

GÜLBENK 3: “Bismi Şah ya Hakk Can adına Can cana halka olduk canın etrafında Darına durduk ya Hakk, Sana sığındık Pirim Hacı Bektaş Veli. Sana sığındık ya Baba Düzgün. Biz ona hakkımızı helal ettik, Canımızı size yolluyoruz yolumuzun pirleri. Deyişlerin canla olsun ya Pir Sultan. Canı dost kabul eyle ya Hızır. Ya Hakk can cana halka olduk canın etrafında dara durduk. Hakkı İnsan-ı Kamilde bulduk. En-el Hakk deyip bir olduk. Kabul eyle ya Hakk sana yürüyen , sana dönen, sana doğru uğurladığımız bu canı.

Biz ezelden de vardık bu alemde, Güneş doğmadan, ay doğmadan, aydan günden evvelden. Bu aleme biz çok gelmiş gitmiş idik. Hakkı bildik Hakk olduk, özümüzü tanıdık yol olduk. Ya Hakk bu can ölmeden evvel ölenlerden, binlerce kez dirilenlerden. Şimdi bu can başka bedenlerde yeniden dirilecek, bu canın bedeni canlı cansız herşeye sinecek. Kainat durdukca yasayacak bu can Canan icinde. Dil bizden, nefes Hazreti Pirden, kabul Hakk”dan ola.”

GÜLBENK 4: “Bismi Şah ya hakk eyledik bu hizmeti hakka yürüyen can için, ölmeyip don değiştiren can için. Eyledik bu hizmeti, Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli için. Eyledik bu hizmeti darına durduğumuz Pirlerimiz Hallacı Mansur, Seyyid Nesimi için. Eyledik bu hizmeti, Baba Duzgün,  Abdal Musa için. Eyledik bu bu hizmeti, Kalender Çelebi ve bilcümle Anadolu ve Mezopotamya erenleri, dervişleri için. Eyledik bu hizmeti, İnsanlık adına hizmet eden tüm cümle canlar için.

Sen bu hizmetimizi Hak huzurunda kabul eyle Ya Hazreti Pir. Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin, Onikilerin, Ondört Masum-u pakların, Onyedi kemerbestlerin, Kırkların adına Kabul et. Hakka yürüyen canin geride kalan yakınlarına, yol kardeşlerine, sabretme gücü ve sağlıklar ihsan eyle. Tekbir verildi cana canımız düşsün yola. Dil bizden Nefes Hazreti Pirden ola. Demi Pir, Keremi Evliya ,gerçek erenler demine hüü.”

.

Gülbenglerin bitiminden sonra inanç görevlisi altı kişi çağırır. Bu kişiler cenazeyi masanın üzerinden alıp cenaze arabasına götürmek üzere omuzlara alırlar. Önde inanç görevlisi ile halkın ortasından cenaze arabasına taşınır.  

Cenaze halkın ortasından geçerken halk ayağa kalkıp cenazeden tarafa dönerler.  

HAKKA YÜRÜYEN CANA MEZARLIKTA YAPILACAK SON TÖREN

Tören sorumlusu cemevinden ayrılmadan önce, bir ibrik ve tabutun üzerine yerleştirileceği portatif masayı mezarlığa götürmek üzere hazır eder.

Cenaze mezarlığa geldikten sonra tören sorumlusu portatif masayı cemevindeki şekilde mezarın ön kısmına yerleştirir.

Tüm toplumun gelmesi beklenir. Herkesin tamamlanması ile birlikte tören sorumlusu gelen  topluluğa seslenerek; “canlar Hakka yürüyen canın son görevini yapmak için sizleri alanın çevresine bekliyorum”der.

Ailesi ve yakınlarından dört veya altı kişiyi Hakka yürüyen canın tabutunu arabadan almak üzere ayarlar.

Son merasimi yürütecek olan Pir ya da inanç sorumlusu ve altı kişi arabanın başına gelir.

Gelen kişilerle birlikte cenaze arabadan dışarı çıkartılır. Baş kısmı öne gelecek şekilde omuzlara alınır.  

Pir önde mezarın önüdeki portatif masaya kadar yavaş adımlarla yürüyerek getirilir ve yerleştirilir.  

Hakka yürüyen cannın etrafina başta ailesi olmak üzere halka olunur. Ayak kısmı açık bırakılır. Dede Hakk’a yürüyen canın baş kısmının sağ tarafına geçer. Diğer canlar halkanın etrafında yer alırlar. Daha dışta kalan canlar hakka yürüyen candan tarafa dönerler ve gülbengin bitimine kadar sessiz kalırlar. Önde bulunan canlar sağ ellerini tabutun üstüne koyarlar. (cemevindeki törenin aynısı) Dede gülbenki okur. Etrafdaki canlar Allah Allah der.Bismi sah ya Hakk Çağırdım üçlere, beşlere, onikilere, tüm masumu paklara, Çağırdım kırklara, Hakka yürüyen can için. Hak adına hazırladık yolumuz gereği, Eli erde yüzü yerde özü darı Mansur’da,  Hakk ve hakikat yolunda, canımız er meydanının eri, pir divanin talibiydi. Yolunu yol eylemiş, Hakk yoluna can eylemiş, Tüm dostlarının helallığını almış,Canı kurban, teni tercuman olmuş, Hakka yürüyen..............canımızı tüm erenler, arifler, mürşitler ve pirler olarak yolunuza kabul edin. Canı dost kabul eyle ya Hızır. Biz ona hakkımızı helal ettik, Sizlerde bu canı kabul edin. Kendisi hazır hak yoluna, Gönüllerimiz onunla ola, Dil bizden nefes Pirlerimizden ola, Demi pir, keremi evliya, gerçekler demine Hüü. Hakk rahmet eylesin.”  

Tabut yine aynı canlar tarafindan portatif masadan alınıp mezarın sağ yan kısmına getirilir.  

Ailesinin isteğine göre (tabutla mı yoksa kefenle mi defnedilecek) hareket edilir.  

1.Tabutla defin

Tabut mezar üstündeki kolonların üzerine yerleştirilir. Önceden belirlenen dört kişi tarafindan düz halatla tabut aşağıya indirilir.  

Tabutun mezarın tabanına tam yerleştiği kontrol edilir. Bir kişi aşağı inerek düzeltir.  

2.Kefinle defin

Tören sorumlusu cemevinden yıkama tahtasını getirmiştir, tahtayı tabutun yanına kor.  

Tabut açılır iki kişi ayak ve baş kısmından iki kişide bel ve diz altından tutarak cenazeyi kaldırırlar. Bir diğer kişide tabutu alttan çeker.  

Kaldırılan cenaze tahtanın üzerine yerleştirilir.  

İki kişi mezara iner. Tabutla yapılan işlemde olduğu gibi mezara indirilir.  

Mezardaki kişiler tahtayı cenazenin altından yavaşca çekerler.  

Ve yukarıdan verilen tahtaları ayak ucundan başlayarak dizerler.  

Bu işlemler bittikten sonra eğer ailesi ve dostları çiçek atmak istiyorlarsa atmaları sağlanır.  

İlk toprak atımı merasimi yürüten Pir veya inanç görevlisi kişi tarafindan yapılır.  

Sonra ailesi ve daha sonrada diğer canlar toprak atarlar.  

İsim levhası dikilip mezar tamamlandıktan sonra mezarın orta üst kısmına baştan sona bir oluk açılır.  

Varsa üzerine çicçkleri yerleştirilir.  

Pir veya inanç görevlisi kişi «  Başta Hakk, cümle erenler seni dost meclisine kabul etsin » diyerek, baştan ayak ucuna kadar üç defa su döker. Ailesinden kişilerde aynı şekilde su dökerler.  

Bu işlemler bittikten sonra, Pir veya görevli kişi « dostlar hakka yürüyen.......... cana son gorevimizi tamamladık.Hakk rahmet eylesin,hizmet edenlerin hizmeti kabul olsun’ diye gülbang okuduktan sonra « Ben dosta son görevimi yapacağım herkes buradan ayrılsın » der.Mezar başının sağ tarafına çömelir ve « Bismi Şah ya Hak, Dost seni dostunla buluşturduk. Bir gün bizde geleceğiz. Tüm dostların canların gönlü seninle. Bizden yana hakkımız helal olsun. Sende hakkını helal et. Hakk dostun Pir yardımcın olsun.  Mekanın kırklar mekanı olsun. Gerçeğin demine devranına Hüü. »

MEZARLIK DÖNÜŞÜ VE YEDİSİNDE OKUNACAK GÜLBENK

Önce yemeğe destur verilir. Bismi Şah, ya Hakk, lokma hakkına, erenler keremine, gerçekler demine desturu Pir. Lokması olanın lokması yürüye hakk kabul eyleye, gerçeğin demine hü. Buyrun dostlar. « Bismi Şah, ya Hakk, kazanıp var eden elePişirip soframıza getirene, hizmet edene, gönül dolusu selam olsun. Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, halkımız üretsin, yesin ve yedirsin, açlık tüm insanlığa nasip olmasın, lokmalarınız birbirine karışsın, hak yoluna giden katar olsun. Lokmalarınızın her biri bir derde derma, bin belaya bent olsun.Yolunuz Hakk erenlerinin yolu olsun. Gönülleriniz insan sevgisiyle dolsun. Kazancınız bol sofranız her daim dolu olsun. Yiyene yedirene aşk olsun.helali hoş olsun, gerçeğin demine, devranına Hü.. »hakk’a yürüyen cana rahmet olsun. Bismi şah Hakk eyvallah, bismi şah Hakk eyvallah, Bismi şah Hakk eyvallah, üçledik üç kere can için can aşkına, nuru nebi, hatemi veli, Hakk erenleri, Yol dervişleri, tüm insanlık için yenen bu lokma geçmişlerin canına değe, yiyen canlara aşk ola. Aramızdan göçen canın ruhu şad ola, varlığı bereketli ola, hanesi gözyaşlarından kurtula, üçlerin, beşlerin, onikilerin ve de kırkların izni ile dostlara şifa, zelil olana deva ola.yolda kalanların elinden tutup kaldıra, Hakka ytrüyen cana rahmet ola. Hane halkı ve dostları dar günler görmeye. Bu yemek canlara değedil bizden nefes hazreti Pirden ola. Hakk defterine yazıla. Gerçek erenlerin demine devranına Hü.. »  

KIRK YEMEĞİNDE OKUNACAK GÜLBENK

Önce yemeğe destur verilir. « Bismi şah ya Hakk, yol hakkına erenler keremine. Gerçekler demine destur pirden. Lokması olanın lokması yürüye, Hakk kabul ede.gerçeğin demine hü. Buyurun sofraya dostlar. »

Yemekten sonra sırayla şu gülbengler okunur :

« Şah ya Hakk, kazanıp var eden ele, pişirip soframıza getirene, hizmet edene gönül dolusu selam olsun. Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, halkımız her daim üretsin, yesin, yedirsin. Açlık insanlığa nasip olmasın.Lokmalarınız birbirine karışsın. Lokmaların her biri bin derde derman, bin belaya bent olsun. Yolunuz hak erenlerin yolu olsun.gönlünüz insan sevgisiyle dolsun kazancınız bol, sofranız dolu olsun. Yiyene yedirene aşk olsun. Helali hoş olsun.hakk’a yürüyen cana rahmet olsun.gerçeğin demine devranına hü.. »

« Bismi Şah, ya Hakk. Hakk dedik Hakk adına, Hakk’a yürüyen can adına, Hak ile bir olan can adına, Hakk’a yürüyüşünün kırkıncı gününde, Kırklar adına, Kırkların keremine sunduk bu yemeği. Ey aramızdan göçüp giden can ; toprağında bereketin eksik olmasın, dara gelmeyesin, mekanın Kırkların Cemi ola, çağırdığın Pirin ellerinden tuta, yaşadığımız bu dünyada yaptığın, güzellikler, iyilikler seninle ola.Dostlara örnek ola, hatırlana, bilerek ya da bilmeyerek yaptığın yanlışlıklar, dost katarında Pir katında af ola. Rehberin Bozatlı Xızır,Mürşidin Hakk ola… »

“Bu iyilikler, güzellikler aleminde Hakk senin ile birlikte ola. Senden dostluğunu, muhabbetini esirgemeye. Bu yemek yedirene delil, yiyene helal ola, Hakk ile bütünleşen Can’a rahmet ola. Geride kalan hanesi, eşi, dostu, bilcümle yol arkadaşları, dostları dar günler görmeye, dil bizden söz Pirimizden ola. Hizmetleriniz Hakk defterine yazıla Gerçeklerin demine, devranına Hü…”

Yararlanılan kaynaklar;

AABK inanç Rehberi

Alevilik bir sır değildir; Pir Ali Haydar Cilasun

Avusturalya Alevi Toplum Konseyi ; Alevi  Cenaze Erkannamesi

Alevi inancı ve Hizmetleri; Pir Ali Bali

Not; Değerli Canlar biliyorum yazı biraz uzun ancak, isteyen canların, Pirlerin, rayberlerin, Cenaze erkanını yürüten canlarımızın yararlanabilmesi amacıyla bölmeden metni bir bütün olarak vermek gerekiyordu, anlayışınıza sığınarak böyle yayınlıyorum. Benim yaptığım bu konuda yazılmış olanları derleyerek, toplu bir biçimde ve inancımızın özüne bağlı kalarak Cenazelerimizin kendi örf,ve adetlerimize göre, inancımızın bize emrettiği bir biçimde,  yaşadığımız coğrafyadaki İnançların asimile edici etkilerini ortadan kaldırıcı bir dille yeniden yorumladım. Hatamız olacaktır, bu bir başlangıçtır. Son dönemlerde kamuoyunda yaşanan rezaletlerin etkisiyle bu konuda yapılması gerekenleri kabaca yazmak gerektiğine inandığım için bu yazıyı, sade bir dille isteyen canlarımızın hacı hoca çağırmadan kendilerinin eliyle de cenaze kaldırılabileceğini göstermek için yazdım. Aşk ile, sevgiyle kalın.