Şuanda 70 konuk çevrimiçi
BugünBugün1066
DünDün1773
Bu haftaBu hafta11743
Bu ayBu ay4448
ToplamToplam9070414
Küresel İç Savaş ve Türkiye internette PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 21 Kasım 2021 21:36


İNTERNET BASKISINA ÖNSÖZ

Küresel İç Savaş ve Türkiye 2019’da yayınlandı. 2000 yılında yayınlanan Alt Emperyalizm ve Türkiye kitabının devamı özelliği taşımakta, Türkiye alt emperyalizminin ikinci dönemini anlatmaktadır. Önsözün amacı geride kalan yaklaşık 2,5 yıldaki gelişmeleri açıklamak ve kitaptaki tezlerde değişiklik bulunup bulunmadığını belirlemektir.

Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki yakınlık, sürtüşme içinde birliktelik olarak sürüyor. S-400 füzeleri ABD’nin tepkisi sonucu aktif hale getirilmemiş olmakla birlikte, füze parçalarının Türkiye’de üretilmesi için iki ülke arasında anlaşmaya varıldı.

Rusya Federasyonu, Türkiye ile Ukrayna arasında gelişen askeri işbirliğinden rahatsız olduğunu birkaç kere açıkladı. Türkiye bu ülkeye SİHA satıyor ve kullanılması eğitimini veriyor.

Polonya da SİHA satılacak ve kullanılması eğitimi verilecek bir diğer ülkedir.

Alt Emperyalizm ve Türkiye kitabında Türkiye’nin 1990’lı yıllarda Nijerya ordusuna askeri eğitim verdiği anlatılmıştı. İki ülke arasındaki ilişki sürdü ve yeni olarak Türkiye bu ülkeye İHA satılacağını açıkladı. Bu satış muhtemelen SİHA’yı da kapsayacaktır.

Nijerya ordusu ile Boko Haram arasındaki savaş 12 yıldır sürmektedir ve yaklaşık 40.000 kişinin hayatına mal olmuştur. Bu yılın Eylül ayında yapılan açıklamaya göre örgüt militanlarının bir bölümü orduya teslim olmakla birlikte örgütün varlığı sürmektedir.

Türk inşaat firmaları yıllardan beri Nijerya’da önemli projeler almışlardır.

Nijerya 206 milyon nüfusuyla büyük bir ülkedir.

Türkiye yakın geçmişte Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki savaşa aktif olarak katılmış ve SİHA’larını kullanmıştır. Karşılığında bu ülkeye silah satışının yanı sıra daha da büyük inşaat projeleri almıştır.

Ordu, Türkiye’nin özellikle inşaat konusunda sermaye ihracının yolunu açan önemli bir faktördür. Bunu Suriye, Irak, Nijerya ve Azerbaycan’da görebiliyoruz.

Kitapta da belirtildiği gibi Katar’dan ülkeye sürekli akan paranın temelinde bu ülkede Türkiye’nin büyük askeri üssü bulunmasının önemli payı vardır.

Türkiye deniz savaş araçları konusunda yıllardan beri zayıftı. Bu durum özellikle Almanya’dan alınan küçük savaş gemileriyle değişmiş durumdadır. Türkiye ek olarak tersanelerinde de aynı alanda üretim yapmaktadır. Gelecek yıl küçük bir uçak gemisinin denize indirileceği açıklanmıştır.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın yanı sıra bu ülkenin yanında yer alan Fransa ile de gerginlik yaşaması, bu gerginlik tırmanmasa bile bunu göze alabilmesi ancak ülkenin deniz savaş gücünün gelişmesi temelinde değerlendirilebilir.

Afganistan’a yeni asker gönderilmesi ve bu alandaki yatırımlar konusu şimdilik konuşma düzeyinde kalmıştır.

Türkiye PKK ve YPG’ye karşı SİHA kullanarak nokta operasyonları yapmaktadır. Yakın geçmişte ABD ve İsrail’in kullandığı ve öncelikle istihbarat bilgisine dayanan bu yöntem Türkiye tarafından da hayata geçirilmektedir.

Kitabın yayınlanmasından sonra geçen yaklaşık 2,5 yılda Türkiye alt emperyalizmi sürekli yeni alanlara girmeye çalışarak, öncelikle askeri gücünü ve bunun yanı sıra sermaye ihracını artırarak gelişmektedir.

Ülkedeki yönetim değişse bile, bu politika büyük oranda değişmeyecektir.

Alt emperyalizm ülkenin yapısal özelliği durumundadır.

 

www.enginerkinerkitaplar.blogspot.com