Şuanda 48 konuk çevrimiçi
Şans ancak hazırlanmış kafalara yardım eder! PDF Yazdır e-Posta


Söz, Fransız bilim adamı Pascal’ındır.

Doğa biliminde çok sayıda buluşta rastlantının rolü bulunur. Rastlantı gelir ama onu fark edecek ve değerlendirebilecek birikime sahip olmanız gerekir, yoksa gider.

Somut bir örnek vereyim:

Avrupa Sürgünler Meclisi olarak Köln’e Gökhan Harmandalıoğlu’nun ölümüyle ilgili anma toplantısına birimizin gitmesi gerekiyordu. Daha yakında oturan arkadaşın o gün işi olduğu için ben gittim. Trende, ne konuşacağım, diye düşünüyordum. Adamı tanımıyorum. Hakkında da bilgim neredeyse yok sayılır. İnternet bilgisine güvenmediğim için bakmadım. Eğer internetteki türlü çeşitli bilgiyi filtreleyebilecek ön bilginiz yoksa, neye inanacağınıza şaşırırsınız. Belgeselleri olduğunu sonra öğrenecektim. Hiç birini izlememiştim. Kürtlerin televizyonunda bir kere görmüştüm ama katıldığı hiçbir paneli izlememiştim. Kendi katıldığım paneli bile izlemem. Televizyon izlemekle de hiç aram yoktur. Konuşursunuz, biter.

Özgür Politika’da yazı yazdığını da sonra öğrenecektim. Aynı gazetede bir dönem benim de çok sayıda makalem çıkmıştı ama bu gazetede sadece ilgimi çeken inceleme yazılarına bakardım.

Anlayacağınız bilgim sıfır sayılırdı, o zaman ne söyleyecektim?

Genel geçer sözler söylenir: sürgünde bir yürek daha sustu, sürgünlerin durumu vb. gibi.

Çok konuşulan ve hemen herkesin bildiği şeyleri bir kere daha söylemekten hoşlanmam. O zaman ne yapacağım?

Toplantı yerine gittim. Neyse ki ilk konuşmacı değilim. Pandemi nedeniyle konuşma zamanları da kısıtlıydı.

İlk konuşmacı olan yakın arkadaşı Enver biraz uzun konuştu ve anlayacağımı anladım.

Kendisini sürgünde yeniden üretmiş, Türkiye’de yaptıklarıyla sınırlı kalmamıştı. Buna “yaratıcı sürgünlük” deniliyordu.

Kişi 30 küsur yıl yaşadığı ülkede kendini yeniden üretmelidir, bu ülkeye ait bir tarihi olmalıdır. Bunu eskiden beri savunurum, birkaç kere de yazmıştım.

Konu anlaşıldı, kişiyi bu kavramlarla ifade edebilmek mümkündür.

Dinleyenlerin belirttiğine göre beş dakika bile sürmeyen iyi bir konuşma yapmıştım. Kısa ama konunun önemli yanını öne çıkaran bir konuşma…

Doğan Akhanlı için de aynı kavramlar kullanılabilir ve hatta O’nun Türkiye bölümünü silebilirsiniz de… O esas yapacağını Almanya’da yapmıştır.

Ne yazık ki bu tür insanlar çok azdır ve bu örnekleri gördükçe sevinirim.

Bu kavramları bilmiyorsanız ve kullanmamışsanız, verilen bilgiden de pek bir şey anlamazsınız.

 

Kafanın hazır olması gerekir…