Şuanda 83 konuk çevrimiçi
BugünBugün1258
DünDün2014
Bu haftaBu hafta11161
Bu ayBu ay39070
ToplamToplam8551518
2009 PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 16 Aralık 2009 21:43


Bulunduğum ülkede noel öncesi haftada geride kalmakta olan yılın değerlendirmesi yapılır. Zaten yeni yıla da az kaldığı için ben de bu geleneğe uyayım ve site açısından bir değerlendirme yapayım.

O kadar çok şey oldu ki, arada atladıklarım olursa kusura bakmayın.

Bence 2009’un en önemli olayı Nebil Rahuma’nın mezarının bulunmasıdır. Hasan Balcı’nın ciddi bir beceri göstererek bulduğu bu mezardan sonra, hiç kimsenin kendisine siyasi rant elde etmek için Nebil’in kemikleri üzerinde tepinme şansı kalmadı. Son olarak yeni Nebil Rahuma bloguyla da bu yoldaşı adına layık bir yere kavuşturduk. O’nu rezillikten başka şey üretmeyen önceki blogdan kurtardık.

Başka neler oldu?

Ali Çakmaklı’nın mezarı yapıldı ve öldürülmesinin yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Sitede yazanların sayısı birkaç kişiden 19’a çıktı. Bu sayı daha da artacaktır.

Sitenin izleyici sayısında büyük artış oldu. Bu ayki günlük ortalama tıklama sayısı 550 kişi… Sadece eski Acilciler ve HDÖ’lüler değil, devrimci hareketten başka insanlar da bu sitede yazılanları okuyorlar.

Yüzlerce site arasında bu site bu kadar okunduğuna göre, demek okunacak bir şeyler bulunuyor ki, okunuyor.

Yazı sayısında da büyük bir artış oldu. Geride kalmak üzere olan yılda yaklaşık 400 yazı sitede yayınlandı.

Bir başka önemli adım ise, Mihrac Ural’ın büyük servetinin ortaya çıkarılması oldu. Böyle bir servetin varlığını tahmin ediyorduk, ama şimdi daha somut bilgilere sahibiz. Bu servet örgüt parasının kişinin cebine indirilmesiyle oluşmuştur ve Acilciler adlı örgüt 1988 yılından beri de bulunmadığına göre, devrimci harekete aittir.

Bir başka önemli gelişme, Mihrac Ural’ın çok sayıda yazışma ve fotoğrafına ulaşılması oldu. Suriye ile ilişkinin boyutunu böylece daha somut temellere oturtabilmek mümkün oldu.

Bundan sonra ne yapacağız?

Üç tane blogumuz var. Buradaki bazı yazıları oralara aktaracağız. Sitenin biraz boşaltılması gerekli. Şimdiden kesin söyleyemeyeceğim ama düzenleme amacıyla belki kısa bir süre ara verebiliriz.

Teşhir işinden yavaş yavaş uzaklaşacağız. Vazgeçmeyeceğiz, zira şu anda bile elimizde birkaç aylık yayın malzemesi var. Peşinde olduğumuz birkaç önemli husus daha var, bunlara ulaştıkça sizlere ileteceğiz.

Site teşhir konusunda önemli bir aşamaya ulaştı. “Herkes kendi Mihrac Ural’ını ortaya çıkarsın” aşamasına ulaştık. Bizim artık teşhirle birlikte olumlunun üretilmesinde daha fazla işlev üstlenmemiz gerekiyor.

Sadece olumsuzun sergilenmesi, teşhir edilmesi yetmez; olumlunun üretilmesinde de adım atılması gerekir.

Bizim (biz derken Devrimci Savaş, HDÖ ve Acil’i kastediyorum) ülkemiz devrimci hareketindeki yerimiz nedir? Olumlu ve olumsuz yanlarımız nelerdi ve bunlardan ne gibi dersler çıkarabiliriz? Başka ülkelerdeki silahlı mücadele hareketleriyle benzeşen ve benzeşmeyen yanlarımız nelerdir?

12 Eylül’den bu yana 30 yıl geçmesine karşın hala kendi insanlarına karşı uyguladığı şiddetin muhasebesini yapamamış, geçmişi bir türlü aşamamış devrimci hareketin ileriye doğru gitmesinde mutlaka bizim de katkımız olacaktır.

Olumlunun üretilebilmesi için alanın temizlenmesi gerekiyordu. Pisliğin içinde ve üzerinde olumlu üretilemezdi. Bunu bugüne kadar büyük oranda gerçekleştirdik…

2010 yılınızı şimdiden kutlarken, haydi bakalım diyorum…

Hep birlikte…