Şuanda 28 konuk çevrimiçi
BugünBugün516
DünDün1298
Bu haftaBu hafta1814
Bu ayBu ay34350
ToplamToplam10112850
Hep aynı şey... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazartesi, 06 Şubat 2023 21:55


1999 Yalova depremini hatırlayanlarınız vardır. Ülke tarihinin ikinci büyük depremidir, şimdi olan ise üçüncüsü… O zaman yazılanları ve konuşulanları hatırlarsanız, bugünkünden çok da farklı olmadığını görürsünüz. Kağıttan ev gibi yıkılan binalar, sağlam bina yapılmasının gerekliliği, depremde herkesin alması gereken önlemler ve diğerleri…

Sağlam bina yapımının, toplanma yeri ve hızlı müdahale gibi deprem sonrasında gerekli uygulamaların çok azı hayata geçti. O zaman sosyal medya bu kadar yaygın değildi ama bugün yazılanların o yılda da düşünüldüğünü varsayabiliriz.

Herkes eksiklikleri sadece hükümete bağlıyor ama bu doğru değildir.

İmkanların dahilinde kendin ve ailen için muhtemel bir deprem felaketine karşı ne yaptın?

Hemen ekonomik imkansızlıklardan söz etmeyin. Çok kişinin yapabileceği küçük de olsa bir şeyler vardır, alınabilecek önlemler vardır.

2000’li yılların başlarında deprem çantası hazırlayanları ve ulaşılabilir yerde bulunmasına dikkat edenleri hatırlıyorum. Çok kişi sonra unutmuştur.

Sosyal medyada deprem haritaları yayınlanıyor. Ülkenin depreme hassas bölgeleri yıllardan beri biliniyor. Dahası deprem uzmanları var ve yıllardan beri büyük deprem konusunda yer de vererek –Maraş- uyarıyorlardı. Kimin umurundaydı?

Muhtemel bir İstanbul depremi hakkında o yıllarda da konuşulurdu, bundan sonra da konuşulacaktır ama pek az şey yapılacak ve bir süre sonra konu unutulacaktır.

Kendin ve ailen için önlemini imkanların dahilinde alacaksın; yetmeyebilir ama alınması gerekir.

Bu ülkede kaç kişi, defalarca anlatılmasına rağmen deprem eğitimini ciddiye almıştır?

Medyada birkaç kişinin deprem sırasında ne yapılacağını bildikleri için hayatta kalabildiklerini yazıldı ama bu örnekler çok azdır.

Bir örnek vereyim…

1980’li yıllarda o yıllarda iki tane olan Almanya’nın batısında göçmenlerin evlerine yönelik Nazi gruplarının saldırıları olurdu. Genellikle evi ateşe verirlerdi. O yıllarda bazı insanlar iyi bir yangın söndürme aracının yanı sıra ip merdiven aldılar.

Yeterli olmayabilir ama iyi bir önlemdi.

Bunu devlet ya da belediye söylemez, sen düşüneceksin.

Az ya da çok para harcamak kültürle bağlantılıdır.

Sıradan bir araba modelini daha iyisiyle değiştirmeyi isteyebilir, paranı buna harcamayı tercih edebilirsin. Hayat kurtaracak küçük bir masrafı ise yapmazsın!

Düşünebilmek için ise önce tehlikeyi ciddiye alacaksın ve bizde çok rastlandığı gibi “bir şey olmaz” mantığıyla hareket etmeyeceksin.

Aynı anlayış sağlık konusunda vardır.

40’lı yaşlarda uyarırsın, “böyle yapma, ilerde acısını çekersin” dersin, ciddiye almaz. En geç 60’lı yaşlarda ciddi sağlık sorunları başlayınca da “neden böyle oldu?” diye sorar.

Önce imkanların dahilinde alabileceğin önlemi al; sonra kurumlar dahil başkalarına güven veya güvenme…

En başta bilim insanlarının söylediklerini ciddiye al…

Müteahhitler, belediyeler, bakanlıklar ciddiye almayabilir ama sen almalısın…

Mutlaka yapabileceğin bir şeyler vardır…

Yeterli olmayabilir ama olabilir de…