Şuanda 128 konuk çevrimiçi
BugünBugün1818
DünDün1137
Bu haftaBu hafta5538
Bu ayBu ay26540
ToplamToplam10188594
Global tarih: giriş (214) PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cuma, 20 Ekim 2023 17:59


Herşeyden önce tarihçilikle vakanüvisliği birbirinden ayırmak gerekiyor. Eskiden padişahların olayları deftere yazan insanları vardı. Tarih, belirli bir dönemde yaşanan olayları peşpeşe anlatmak değildir ama ne yazık ki böyle sanılmaktadır.  Tarih daima genel dikkate alınarak anlatılmalıdır. Mesela ulusal devletlerin kuruluşundan sonraki genel özelliklerden bir tanesi nüfusun tektipleştirilmesidir. Bu amaçla farklı din ve milliyetten olanlar bazan açık zor kullanılarak bazan başka yöntemlerle sınırların dışına çıkarılırlar. Az bir bölüm kalır. Bağımsızlığını kazanan Balkan ülkelerinde de görülen bu özelliği dikkate almadan sadece TC'ye aitmiş gibi değerlendirme yapmak doğru olmaz. 20. yüzyıl başında Anadolu nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ının göçmen olduğu tahmin edilmektedir. Daha eskiden örnek verilirse: Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. yüzyıldaki hızlı yayılmasıyla Avrupa ülkelerinde çok sayıda ölüme neden olan veba salgınının ilişkisi ne oranda vardır? Tarih anlatısı bunu sorar ve cevaplandırmaya çalışır, olay anlatmakla yetinmez.

https://youtu.be/PD1Av9617oc