Şuanda 46 konuk çevrimiçi
BugünBugün1051
DünDün3725
Bu haftaBu hafta13477
Bu ayBu ay54592
ToplamToplam10264934
Unutma beni, unutama beni! PDF Yazdır e-Posta


 

 

Bunu ayrıldığınız sevgilinize de söyleyebilirsiniz, düşmanlarınıza da söyleyebilirsiniz. İkincisini tercih ederim.

İnsanın dost kadar düşmana da ihtiyacı vardır. Hiç düşmanınız yoksa ya siz bilmiyorsunuzdur ya da kayda değer bir şey yapmıyorsunuzdur.

Düşman gereklidir ve düşmanı çıkarlarınız için kullanmasını bilmeniz gerekir.

Düşmanlarınız sizi unutmamalı, unutamamalıdır. Unutur gibi oluyorlarsa, kendinizi hatırlatın.

Bakın bakalım; size saydırırken yeni şeyler bulabilmişler mi?

Böylece kendinizi de kontrol etmiş olursunuz.

Yeni şeyler bulamamışlarsa, hep aynı şeylerse, Turgut Özal’ın sözünü hatırlayın: bıraktığımız yerde otlamış!

Ezeli düşmanım, uzatmalı sevgilim olarak Suriyeli bir Araptan sıkılmaya başladım.

Olmaz ki kardeşim, hep aynı şey olmaz ki!

İnsan kırk yıldan fazla zamandır sürekli aynı şeyi kullanıp, sonuç alamayıp, belki bu sefer olur diye yeniden dener mi?

Sende hiç yaratıcılık yok mu?

Muhabarat’tan hiç mi bir şey öğrenmedin?

Einstein fizikle ilgili olarak söylemiş ama hayatın başka alanlarında da uygulanabilir: “sürekli aynı şeyi yaparak farklı sonuç alacağını sanmak aptallık göstergesidir.”

40 yıldan fazla zaman süren aptallık olmaz, bundaki bunaklık…

Yaşı 70 olmadan bunamış garibim, geçmişte de aynı şeyleri hem de daha yoğun olarak yaptığını unutmuş.

Tipik bunaklık göstergesi…

Alzheimer midir yoksa başka bir şey midir, bilemem.

Lazkiye belediyesine başvurarak bir huzurevine yatmasında sayısız yarar vardır.

Sakın beni unutma, unutama beni…

 

Böyle yaparsan vallahi küserim…