Şuanda 200 konuk çevrimiçi
BugünBugün6459
DünDün10768
Bu haftaBu hafta31715
Bu ayBu ay61418
ToplamToplam10394888
Kurtuluş savaşı anti emperyalist miydi? PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Çarşamba, 15 Mayıs 2024 18:50


Cevap evettir.

Neden, bunu açıklayayım.

Konunun işlendiği 239 ve 240 numaralı videolara da bakarsanız iyi olur.

Youtube’a giriyorsunuz, TDAS Platform verince bütün videolar karşınıza çıkıyor.

Kurtuluş savaşının hedef ülkeleri arasında zamanın en büyük emperyalist gücü İngiltere de vardır. İngiltere ile doğrudan silahlı çatışma olmaması, bu ülkenin hedef alınmadığı anlamına gelmez.

Boğazlar 20. yüzyıl başlarında şimdikinden daha stratejik önem taşıyordu.

İstanbul İngiliz işgali altındaydı.

Kurtuluş savaşı sona ererken İngiltere İstanbul ve boğazları boşaltacaktı.

Bunun anlaşmayla olması kendiliğinden olduğu anlamına gelmez.

İngiltere’nin izni ve teşviki olmadan Yunanistan’ın Batı Anadolu’ya saldırması mümkün değildir.

Doğan Avcıoğlu 1970’li yılların başlarında kurtuluş savaşının anti emperyalist özelliğini anlatmak için üç ciltlik Milli Kurtuluş Tarihi’ni yayınlamıştı.

Dahası, zamanın genç Bolşevik yönetimi kurtuluş savaşını İngiltere’ye karşı olduğu için özellikle desteklemişti. İngiltere’nin İstanbul’da bulunması Sovyet devrimine kolayca müdahale edebilmesi imkanı yaratıyordu. Nitekim iç savaşta beyaz ordular (Wrangel ve Denikin komutasındadır) özellikle İngiltere tarafından desteklenmişti. İngiltere’yi boğazlardan gönderebilecek tek güç olarak Kemalistler görülüyordu.

Sanılıyor ki her anti emperyalizm mutlaka ilericilik demektir, sosyalizme açılmak demektir.

Taliban 20 yıl ABD ve NATO’ya karşı savaştı. İşgali sona erdirdi ve Afganistan devleti yeniden kuruldu.

ABD’ye karşı olan savaş herhalde anti emperyalisttir, öyle değil mi? Ama ilericilikle ilgisi yoktur.

1979 devriminden sonra İran’daki iktidarlar ABD ile sürekli çelişki içinde olmuştur.

İran anti Amerikancıdır ama ilericilikle ilgisi yoktur.

Mahir Çayan Kesintisiz Devrim II-III’te “Kemalizm ilericiliktir, ulusal kurtuluşçuluktur” belirlemesini yaptığı dönemde, 1970’li yılların başlarında dünyada gerici anti emperyalizm örneği yok sayılırdı. Bu nedenle yanlış olan ilericilik belirlemesini bir oranda normal görmek mümkündür. Yanlıştır ama dönemine göre anlaşılabilir.

Ek olarak cumhuriyetin kuruluşu 50 yıl geride kalmıştı ve başlangıçtaki özelliği sonraki dönemler için de genellemek doğru değildir.

Taliban yıllardan beri güzel bir örnek sunarak emperyalizme karşı savaşın, ulusal kurtuluşun mutlaka ilerici olmayabileceğini gösterdi.

Anlayana tabii…

Cumhuriyet’in kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçti. Kemalizmin başlangıçtaki özelliği dönüştüğü gibi hiçbir zaman sosyalizm hedefi de olmadı.

Bir soru: ulusal kurtuluş savaşının ve 1920’li yılların Kemalizminin dönemine göre anti emperyalist özellik taşıdığını yadsıyanlar, Kemalistler emperyalistlerle anlaştı diyenler; Kürtlerin Suriye’de ABD’nin kara gücü olması konusunda neden susuyorlar dersiniz?

Her savaşın sonu anlaşmayla biter. Sorun anlaşmak değil, anlaşmayla elde edilenlerdir.

“YPG Suriye’de kara ordumuzdur” diyen ABD’li general açık anlaşmayı ifade etmiyor mu?

Neden sesiniz çıkmıyor?

 

Maksat gerçek durumu açıklamak değil de “yıkama yağlama faaliyeti” olunca sessizliği doğal olarak görmek gerekiyor.