Şuanda 179 konuk çevrimiçi
BugünBugün6641
DünDün10768
Bu haftaBu hafta31897
Bu ayBu ay61600
ToplamToplam10395070
Eski işkenceler yok artık... PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cuma, 17 Mayıs 2024 22:00


Polis, jandarma ve gizli servis elemanları daha iyi oldukları için değil, ihtiyaçları yok.

İşkenceden şikayetçi olan insanların sözlerini okuyun: ters kelepçe, kötü muamele, çıplak arama ve bazen kaba dayak…

Diyelim 30 yıl kadar önce bunlara işkence denmezdi.

İşkence neden azaldı çünkü eskiden işkenceyle almak istedikleri bilgiyi daha kolay yollardan elde edebiliyorlar.

Her tarafta kameralar var. Kişinin gün boyunca kentte nerelerde dolaştığını peşine insan takmadan bu kameralar vasıtasıyla izleyebilirsiniz. Kameranın hafızasına kişinin fotoğrafını veriyorsunuz, o size dolaşılan yerlerin listesini çıkarıyor.

Cep telefonu takibin ve kişinin yerini belirlemenin önemli bir aracıdır.

Aranıyorsunuz, polis cep telefonu numaranızı öğrenmiş ise, işkence yapmasına gerek yok, telefonun sinyalinden evi bulabiliyor.

Uzaktan dinleme tekniği çok gelişti. Birkaç yüz metreden içerde konuşulanların camlarda yarattığı titreşimlerden hareketle dinleme yapabilmek mümkündür.

Almanya’da kısa süre önce 30 yıldan beri aranan Kızıl Ordu Fraksiyonu üyesi bir kadın yakalandı.

Nasıl olduğunu anlatmıştım, tekrarlayayım…

Kadın dans etmeyi seviyor ve iyi Portekizce konuşuyor. Kreuzberg’de bir Brezilya dans grubuna üye oluyor. Dans ediyor, gösterilere çıkıyor.

20-25 yıl önce böyle yapılabilirdi ve buradan bir şey çıkmazdı.

Daha sonra dans gruplarının hemen her çeşidinin gösterilerinin filme alınması ve bunların internette yayınlanması başladı. Kadının bulunduğu grubun gösterisi de yayınlanıyor ve kadının tipi birilerinin dikkatini çekiyor.

20-25 yıl önce yüz okuma programı yoktu, sonra var oldu ve geliştirildi.

Kadın tanınıyor.

Polis izini bulduğu zaman o dans grubundan ayrılmış ama Kreuzberg’de yaşadığı belli oluyor. Almanya çapındaki arama alanı Berlin’in bir mahallesine kadar daralıyor.

Evi buluyorlar, hemen basmayıp bir süre gözetliyorlar, daha sonra basıyorlar.

25-30 yıl hatta daha eski işkencelerin ve işkencecilere karşı yaşanan büyük direnişlerin anılmasıyla fazla meşgul olursanız, o yakalanan kadın gibi teknikteki gelişmeyi izlemezseniz kötü açık verirsiniz. Eskiden işkenceyle alınmaya çalışılan bilgiyi artık işkence yapmadan da edinmek mümkündür.

Asıl dikkat edilmesi gereken de budur.

Almanya’da işin uzmanları da kadının tipik bir hata yaptığını söylediler.

Neler değişiyor, izlememiş.

Tek iyi iş yapıyor. Polise direnmiyor sadece evden çıkmadan önce tuvalete gitmek istiyor ve buradan aynı semtte kalan ve yine 30 yıldır aranan arkadaşına “yakalandım” yazıyor.

Polis daha sonra telefonu incelediğinde durumu öğreniyor, o numaranın yerini hemen buluyorlar –bir kamp yerindeki çadır- ama adam gitmiş oluyor.

Diyeceğim odur ki, kahramanca direnen insanları anın ama dönemin çoktan değiştiğini de unutmayın.

Mesela elektronik medyanın şu veya bu çeşidi kullanılarak illegalite olmaz.

İsrail’in uzun uğraşılardan sonra bulup öldürebildiği Hamas liderleri elektronik medya kullanmıyorlardı.

İran’ın Kudüs Gücü komutanı ve önemli bir asker olan kişi –Süleymani- yardımcılarıyla birlikte bir araba içinde SİHA saldırısıyla öldürülüyor. Arabadakilerden en az birisinin cep telefonu numarasını biliyorlardı, öyle anlaşılıyor.

Kişiyi izlemek, yerini bulmak, hele de cep telefonu kullanıyorsa kime ne söylediğini öğrenmek için işkenceye gerek bulunmuyor.

Dönem çoktan değişti…