Şuanda 123 konuk çevrimiçi
BugünBugün1067
DünDün3290
Bu haftaBu hafta1067
Bu ayBu ay29866
ToplamToplam5811457
M. Ural ve asagilik kompleksi PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Pazar, 04 Ocak 2009 13:02


Asagilik kompleksi zor istir. Kurtulunması zordur. Kurtulmanın tek yolu, insanın istekleriyle yetenekleri arasında denge kurmasıdır. Insanda cap yok, yetenek yoksa, ama cok şey istiyorsa, kendi yapamadıklarını yapanlar karsısında kompleks duyması kacınılmazdır. Bu kompleks de insanları bazen sacma islere kadar surukler. 

Bilgisayarı açınca uzun zamandır görüşmediğim Bülent adlı bir arkadaştan elektronik posta geldiğini gördüm. “Böyle yapmayın, seviye de iyice düştü” diye başlayıp Hasan adlı bir şahsın iletisini de gönderiyordu.  İletiyi biraz okudum, sonra vazgeçtim. Okumaya değmez! Mihraç meğer İstanbul Felsefe Fakültesi’nden terk imiş ve üniversiteyi terk nedeni de ben imişim! Hasan arkadaşımız öncelikle zeka derecesini bir ölçtürse iyi olur. İnsan biraz sorar, araştırır da oyle yazar. 

 

1976 ve 1977 yıllarında İstanbul sorumlusu idim. Eylem kadrosu içinde de yer alıyordum. Bu kente Mihrac’ı iki kez gördüm:

İlki, 26 Ocak 1977 eylemlerinden kısa süre önceydi. Birkaç hemşehrisi ile İstanbul’a gelmişti. Eylemler nedeniyle Antakya’da aranır duruma düşebileceği gerekçesiyle yer değiştiriyordu. O dönem durumu sallantılı olan başka birkaç arkadaş da aynısını yapmıştı. Tarih 1977 Ocak sonu... Benim yakalanmama daha 8 ay var ve M. Ural’ın durumu o zaman bile böyle... İkinci görüşüm yine İstanbul’da yapılan Genel Komite toplantısıydı. Sanırım Nisan 1977 olacak. Bunun dışında bu şahsı İstanbul’da hiç görmedim. Yani İstanbul’da fakülteye hele de felsefe fakültesine devam etmesi gibi bir durum yoktu. İstanbul’daki eylem kadrosunda Antakyalı arkadaşlar da vardı ve eğer bu kişi İstanbul’a gelseydi mutlaka duyardım. Hayır gelmedi!  

Keşke felsefe fakültesinde biraz okusaydı. Gerçekten sevinirdim. Biraz bir şeyler öğrenmiş de olurdu.  

Bu nasıl bir komplekstir, değerlendirmeyi okura bırakıyorum. 

Sadece bu alanda da değil. Eskiden aynı örgüt içindeyken ve aynı yerde bulunduğumuzda ben ne yapsam engellemeye çalışırdı. Oysa sen de yap kardeşim, tutan mı var? Ama olmaz! Adam yapamıyor ve kendisi yapamıyorsa başkasının yapmasını da istemiyor. 

Seviyenin düşmesi... Benim yazılarımda küfür yok, siz görebiliyorsanız bana da gösterin. Bunun dışında adamı küçük gördüğüm doğru. Bunun nedeni, kendisi küçük ve ben onu olduğu gibi görüyorum.  Küçük görmem gerçeği söylememden öteye bir şey değil. 

Yazık yazık, tedavi kabul etmez bir vaka! 

Son Güncelleme: Cumartesi, 03 Ekim 2009 21:35