Şuanda 70 konuk çevrimiçi
BugünBugün2812
DünDün3977
Bu haftaBu hafta16885
Bu ayBu ay20199
ToplamToplam6889663
mihrac ural, MİT ve muhabarat PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cuma, 30 Nisan 2010 06:42


Yukarıdaki belirlemeyi ilk yaptığımızda, Mihrac Ural’ın Muhabarat ile birlikte çalıştığı genel kabul gördü. Nasıl görmesin! Bizim söylememize gerek yok, değişik örgütlerden devrimciler Suriye’de kendi gözleriyle görmüşler. Devrimci örgütler hakkında Muhabarat’a bilgi veren ve kendilerine Acilci diyen bir takım tipler… Başlarında da Mihrac Ural varmış…

MİT konusu ise önce fazla kabul görmedi. Ama olaylar çorap söküğü gibi aydınlanmaya başlayınca şöyle bir anlayış ortaya çıktı: “Bu heriften her şey beklenir!”

Mihrac Ural’ın cevaplandıramadığı o kadar çok soru vardı ki, işin ucu kaçınılmaz olarak MİT  ile işbirliğine gidiyordu.

Soruyoruz:

Polis ifaden nerede?

Yok!

Üç hafta işkencede kaldım, beni İstanbul-Ankara arasında sürekli dolaştırdılar, diyorsun. Nerelere götürdüler?

Cevap yok!

Antakya ile ilgili olan herkes polis tarafından bu kente götürülmesine rağmen sen neden götürülmedin? Ya da neden açık olarak götürülmedin?

Cevap yok!

Üç hafta işkence gördüm diyorsun…

Soru: İşkenceyi anlat diyoruz, şalterli elektrik işkencesi anlatıyorsun. Dünyanın neresinde böyle işkence görülmüş?

Cevap yok!

Soru: Cezaevine geldiğinde vücudunda hiç iz yoktu. Her sabah spor yapacak kadar da formundaydın. Üç hafta işkence gören böyle mi olur?

Cevap yok!

Soru: İstanbul’da savcılıktan Sağmalcılar Cezaevi’ne giden grup içinde seninle birlikte değişik örgütlerden başkaları da vardı. Bunların arasında seni tanıyan birisi var. Onun dediğine göre, hiç de öyle işkence görmüş gibi bir halin yokmuş. Sapasağlammışsın… Ne dersin?

Cevap yok!

Anne tarafından dedesi MİT’çi, babası Muhabarat ya da yaklaşık aynı anlama gelen Urubacı…

Mihrac Ural boşuna yazmıyor MSN’lerinde: “Arkamdan korunurdum.”

Doğrudur… Arkasından hep koruyanı olmuştur…

Bu MİT-MUHABARAT çocuğunun…

Uğraştık ama maskeni indirdik…