Şuanda 61 konuk çevrimiçi
mihrac ural; hızlı koşan soytarı! PDF Yazdır e-Posta
Engin Erkiner tarafından yazıldı   
Cumartesi, 01 Mayıs 2010 09:16


Kısa süre sonra Mihrac Ural’ın yeni bir çetleşmesini yayınlayacağız.

Aman ki aman… Önüne gelene küfrediyor…

Ve aşağıda yattığı cezaevlerinin kronolojisini vermiş. Önce okuyalım:

bak aklıma geldi. benim zindan sürecimin kronolojinisi buldun bir broşürümün tanıtımında onu akatarayım bakayım

1. sağmalcılar ceza evi 10 Mart 1978

2. Eskişehir ceza evi, 3. Isparta ceza evi, 4 Bolvadin cezaevi, 5. Konya cezaevi, 6. Afyon cezaevi, 7. Denizli kapalı cezaevi 1979, 8. Selimiye Kışlası, 9. Sağmalcılar (2. kez), 10 Niğde ETipi kapalı cezaevi 1980, 11. Adıyaman Kapalı cezaevi, 12 Adana kapalı cezaevi 31 Temmuz .1980

13, Libya 1981 (Trablus garp), 14. Almanya 1982 ( Stuttgart), 15. Suriye 1987 (Şam/Kefersusi), 16. Fransa 1988 Aralık (Paris/ Fle.Merogis), 17. Suriye lazkiye-Şam- Adra 1999-2000

78-2000 yılları ve cezaevinden cezaevine sürgün

evet öyle                               

Soytarılığın bu kadarıda olur mu diye sorabilirsiniz?

Olur efendim olur! Bunun adı Mihrac Ural…

Mihrac adı “hızlı koşan” anlamına gelirmiş kendi ifadesine göre…

Gerçekten de hızlı bir soytarı…

10 cezaevinde yatsan ne olur, 20 cezaevinde yatsan ne olur?

İnsan, iş yaptım diye bunlarla övünmeye utanır…

Ama yaptığınız doğru dürüst bir iş yoksa, bunlarla övünmeye kadar düşersiniz.

Bir de yalan söylüyor…

Bir cezaevinden ötekine sürgün gitmedi, normal sevk olarak gitti…

Sadece iki sürgün yaşadı, onlarda da benimle birlikteydi. Hepsi bu

kadar…

Sıralamaya dikkat edin:

Sağmalcılar, Eskişehir, Isparta…

Bu benim, Ali Sönmez'in ve İbrahim’in yattığımız cezaevlerinin sırasıdır. Sağmalcılar isyanından (Eylül 1977) Eskişehir’e sürgün gittik, oradan da Isparta’ya…

Mihrac efendi Eskişehir’de yatmadı…

Adamda kompleks o düzeyde ki, “onlar Eskişehir’de yattı, o halde ben de yatmış olmalıyım” diye düşünüyor.

Gelelim Afyon Cezaevi’ne…

1979 yılının bahar ayları…

Ben, Ali Sönmez ve Mihrac efendi Konya Cezaevi’nden değişik cezaevlerine gönderildik.

Öğleden sonra yola çıktık. Akşam üzeri Afyon’da kaldık. Ali orada kaldı, biz devam ettik. Mihrac Denizli’de kaldı, ben Aydın’a gittim.

Yani Afyon Cezaevi’nde sadece bir gece kaldık. Bunu bile “Afyon zindanında yatmak” olarak görüyor.

Almanya’ya kaçak girdiği için yakalanıyor ve hapis yatıyor.

Fransa’da Muhabarat ile işbirliği yaparak adam kaçırıp işkence yapmaktan yatıyor. (Bunu Hasan Cabir “İbrahim Yalçın’ın çağrısına cevabımdır” yazısında açıklamıştı.)

Suriye’yi bilmiyorum ama orada da kesin olarak ya uyuşturucu işi ya da adam öldürtme vardır!

Duyan da devrimci bir eylemden yattığını sanır…

Onun adı Mihrac Ural…

Onun adı soytarı…

Hızlı koşan soytarı…