20 YIL OLDU Yazdır


1989da sosyalizmin cozulmesinin uzerinden 20 yil gecti.

On yıl önce bizdeki sosyalist harekette konuyla ilgilenen neredeyse yoktu. O kadar ki, Frankfurt'taki üniversitede devlet konusunda uzman olan Joachim Hirsch emekliye ayrıldığı zaman düzenlenen sempozyuma Türkiye'den de bir grup öğretim üyesi katılmıştı. Aralarında eski okuldaşlarım da vardı. ODTÜ'den tanışmıyorduk ama onlar da benimle aynı yılllarda ama başka bölümde okumuşlar. Sempozyum ingilizce idi. Dinleyiciler de söz alıp konuşabiliyondu. Orada yaptığım konuşmada,sosyalizmden kapitalizme geçişten söz etmiştim ve bu saptama ilgiyle karşılanmıştı. Ben de ilgiyle karşılanmasına şaşırmıştım.

Geçmiş sosyalizm ise bugünün de kapitalizm olduğu açıktı. Yani nereden nereye geçildiği belliydi. Ama yıllarca kafamız "kapitalizmden sosyalizme geçiş çağı" ile o kadar dolmuştu ki, gözümüzün önünde olup bitene açıkça isim veremiyorduk.

Beş yıl önce reel sosyalizmin tarihini Demokratik Almanya Cumhuriyeti tarihi bağlamında inceleyen "1989-Berlin Duvarı"nı yazdım. Dört yıl önce yayınlandı.

Bu tür kitaplar ne kadar ilgi görürse okadar ilgi gördü. Yani toplam satışı bin kadardı.

Bu konuda değişik internet sitelerinde de yazdım. Aman aman bir ilgi olduğunu söyleyemem.

Durum iki yıl önce değişmeye başladı. Hayli geç bir ilgi ama ülkemiz sosyalistleri konuya daha yeni ilgi duymaya başlıyorlardı.

Bu konudan kaçamazsınız. İstediğiniz kadar ilgilenmeyin, gelip sizi bulacaktır. Nitekim de öyle oluyordu.

Şimdi konuyla ilgili tartışmalar eskisine göre hayli gelişmiş durumda. Tabii belirgin eksiklik kendisini sürekli gösteriyor: Konuya tarihsellik bağlamında yaklaşmamak... Yaşanmış sosyalizmin tarihi hakkında fazla bilgi sahibi olmamak... Bu durumda tarihin değerlendirilmesi kişisel gözlemlerin ötesine gitmiyor ve bu da fazla anlam taşımıyor.

Demokratik Almanya Cumhuriyeti tarihi, reel sosyalizmin tarihinin önemli olmakla birlikte ancak bir bölümünü anlatabilir. Zira sosyalizmin çözülmesiyle birlikte bu ülke de tarihe karışır. Öteki ülkelerde görülen sosyalizmden kapitalizme geçiş süreci bu ülkede neredeyse yaşanmaz. DAC'nin katıldığı Federal Almanya zaten gelişmiş bir kapitalist ülkedir.

Bu durum bende sosyalizmden kapitalizme geçiş sürecini Bulgaristan bağlamında ele almak düşüncesine götürdü.

Genel tarihi ve bu tarih içindeki genel özellikleri anlatmak, Orta Avrupa ülkeleri (Macaristan, Çekoslovakya, Polonya) ile Doğudakiler (SSCB) arasındaki farkı belirtmek ve bu bağlamda ikisi arasında yer alan Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerdeki geçişi de somut olarak (özellikle Bulgaristan) incelemek...

Reel sosyalizmin tarihi KP yönetimlerinin tarihi olarak da incelenebilir. Nomenklaturanın doğuşu, gelişmesi, dönüşmesi ve çözülmesinin tarihi...

Burada söz konusu olan Politbüro ya da MK'dan ibaret değil... Büyük işletmelerin yönetiminde bulunanlardan kültür alanına kadar önde gelenlerin tümünü kapsıyor.

Orta Avrupa sosyalist ülkeleri gibi küçük ülkelerde bunların sayısı 3-5 bin kişi kadardır. Bu kesimin sosyalizmdeki ve sosyalizm sonrasındaki tarihi aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Bulgaristan'ı seçmemin nedeni, bu ülkenin tarihini daha iyi biliyor olmam. Üniversiteyi bitirirken "Bulgaristan'da sosyalizmden kapitalizme geçiş" diploma tezimdi. Daha sonra Almanca'da da kitap olarak yayınlandı.

"1989-Berlin Duvarı"nın bu kitapla tamamlanması gerekiyor...