Malak Fadal kimdir? Yazdır


Engin Erkiner’in, ‘’Malak Fadal ve Mihrac Ural’’ yazısını okudugum zaman konu hakkında bazı belirlemelerin eksik oldugunu düşündüm. Tamamlanması gerekiyor.

 

 

        Malak Fadal’ı, sadece  Mihrac Ural’ın hanımi olarak görmemek gerekiyor. Öyle olsaydı bu ikilinin evliliği bizi ilgilendirmeyecekti. Oysa sorun, örgütümüzle de dogrudan ilgilidir.Bu evlilik hikayesinin nedenlerine ve dogurdugu sonuçlarına deginmeden önce, Engin’in anlattıgı ve Malak’ın, ‘’ yoldaşlarımıza arapca ögrettigi’’ döneme, Suriye’de olmadıgı için tanıklık etmedim. Bu konuyu, daha sonra geldigi Suriye’de pekçok yoldaşın anlatımlarından biliyorum. 

           Mihrac Ural’ın Suriye’ye geçtikten kısa bir süre sonra, Cemil Esat’a kadar nasıl ulaştıgı ve bu kişinin evine kadar gidip gelebilecek kadar yakın çevresinde bulunabilmiş olmasının nedenlerini yazdık. Mihrac Ural; Henüz Türkiye’de bulundugu dönem, Suriye hesabına çalışan bir muhabarat elemanıydı ve Acilciler örgütümüz içersinde ‘’muhabarat’’ın ‘’ truva atı’’ idi. Bu kesin. Yoksa, Suriye’ye geçer geçmez Cemil Esat’ın evine kadar  rahatca girip çikması elbette mümkün degildi. Mihrac Ural, Malak Fadal ile o dönem, Cemil Esat’ın bizzat kendisi tarafından tanıştırıldı.Malak’ın, aynı dönem Cemil Esat’ın ‘’özel sekreter’’ligini yapmış olması, onun da, çok yüksek bir olasılıkla ‘’muhabarat elemanı’’ olması  ihtimalini güçlendiriyor.Engin’in anlattıgı ve Mihrac Ural’ın bu dönem tüm yoldaşların önünde ‘’ Malak ve Cemil Esat’’ ikilisi  hakkında  sarfettigi ’’belden aşagı’’ hikayeleri, Mihrac’ın bizzat ağzından duymayan kalmamıştır. Bu sözler, yoldaşlar tarafından günümüze kadar anlatılan hikayelerdir. Mihrac,  bazı şeyleri önceden kestiremedigi için ilerde, ‘’ ihale’’nin   kendi üzerinde kalabilecegini  tahmin edemedi.  Şayet edebilmiş olsaydı kesinlikle bu hatayı yapmaz , Cemil Esat ve Malak hikayeleri’’ni, ulu-orta ve rastgele her yerde anlatmazdı. Tecrübesizlik(!) ve tedbirsizlik(!) olsa gerek.

      Cemil Esat tarafından, yoldaşlarımıza arapca dili ögretmekle görevli  ‘’özel sekreter’’ Malak Fadal’ın  asıl görevi, Arapça öğrettigi yoldaşların  kapasite ve yeteneklerini de ‘’üstat’’ Cemil Esat’a rapor etmektir. Zihni Alan(yusuf) yoldaş bu vesileyle Cemil Esat’a yakın olabilen yoldaşların başında gelir.Aksansız Arapca konuşmayı ve arapca yazmayı kısa zamanda ögrenebilen az sayıdaki yoldaşlardan birisiydi.(Daha sonra Mihrac tarafından öldürüldü)

                Engin Erkiner’in anlattıgı ve 1982 yılı ortalarına kadar devam eden, Malak tarafından örgüt militanlarımıza ‘’arapca ögretme’’ dönemi bu dönemde sona ermiştir. Bu birinci döneme ilişkin  bir durumdu. 1982 ortalarına kadar Suriye’de az sayıda militan oldugu için,bu kişilerin ‘’kontrol altında tutulması’’ Cemil, Mihrac ve Malak tarafından ve Cemil Esad’ın köyü ‘’Kırdaha’’dan kolaylıkla saglanabiliyordu.

                  Oysa, 1982 sonlarına dogru,Türkiye’den Suriye’ye yüzlerce örgüt militanı ve sempatizan gelmeye başladı.  Gelenlerin sayısı kabardıkca ‘’Kırdaha’’ yerine ‘’Basıd’’ kasabasına yerleştirilen yoldaşların kontrol altında tutulabilmesi için Cemi Esad’ın (siz buna muhabarat’da diyebilirsiniz) bizzat içimizde olması gerekliligi de zaruret haline gelmiş olmalıki, ‘’ özel sekreter’’Malak Fadal’ın içimizden birisiyle( üst düzey sorumlu bir yoldaşla) mutlaka ‘’ evlendirilmesi’’ gündeme getirildi.

                 Cemil Esad tarafından Mıhrac Ural’a verilen bu talimatı, Mıhrac Ural ilk olarak Ali Sönmez’e açıklayarak, Malak ile Ali Sönmez’i evlendirmek istemiştir. Ali Sönmez,Mihrac tarafından kendısıne getırılen bu öneriyi çirkin bularak derhal reddettigini bizzat bana anlattı.Daha önce, Ali’nin bana anlatımları olarak yazdıgım ve Mihrac tarafından Ali’ye, Surıye adına çalişma teklifi de aynı döneme ilşkindir.Her iki teklifi de, Ali Sönmez tarafından reddedilmiştir. Mihrac’ın, Ali Sönmez’e karşı tavır almasının özünde yatan asıl neden bu  tekiliflerin  Ali tarafından reddedilmesidir. Bu bakımdan, Malak Fadal’ın, örgütümüz içersindeki ayrışmaların önemli mimarlarından birisi oldugunu da söylemek durumundayız.

             Ali Sönmez’in, Malak ile evlenmeyi kesinlikle reddetmesi üzeerine bu teklifler yukardan aşagıya dogru sırasıyla birçok yoldaşa yapılmasına ragmen hiç kimse tarafından kabul edilmemesi üzerine, ‘’ihale’’ Mihrac’ın üzerinde kalmış ve ‘’onlar ermiş muradına’’(!)...Peki, sonra neler oldu? Derseniz, sonrasını  şimdilik yazmayacagım. Sonrası ‘’ahır’’ sonrası ‘’kahır’’ dönemidir de ondan....

       Fakat şu kadarını yazmak durumundayım. Malak Fadal ve Mihrac Ural evliliginin ardından, Malak Fadal ‘’hanım’’ örgütümüzün ‘’kasa’’sı olmuştur. Örgütümüzün tüm taşınmaz malları Malak Fadal ve Malak Fadal’ın dul kızkardesi adına kayıtlıdır.

     Mihrac Ural’ın Hanımı Malak Fadal’ın  dul olan kız kardeşi ile evlenmek isteyen kimi yoldaşların  bu istemleri Mihrac Ural tarafından engellenmekteydi. Sebeb ne diye soracak olanları için bir ip ucu(!) vermekle yetineyim. Sebeb şu; ‘’örgüt mallarının bir kısmı üzerine kayıtlı olan bu bayan, herhangi bir yoldaşla evlenirse eger, bu malların da, dogrudan resmi sahibi konumuna geçerek Mihrac Ural’ın servetine ‘’ortak olursa’’ korkusudur(!)

     Yüzlerce yoldaşımızın kanları pahasına yaratılan degerlerin üzerine oturmak için, sırf bu nedenle her türlü pisligi yapabilecek kadar aşagılık bir konumda olmasına ragmen, hala örgütümüzün ismini kullanan bir katil için ne yapılması gerekiyor dersiniz?

İbrahim Yalçın.